Menu

29 April

Aranıyor! Sürdürülebilirlik profesyonelleri önem kazanıyor

Bu yazıyı 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Sürdürülebilirlik uzmanlığının etki alanının günden güne büyümesi, ekonominin geleceği için önemli bir dönüm noktası. 2008’deki ekonomik durgunluk döneminde şirketler, maliyet tasarrufu sağlamak adına çalışan sayılarında yeniden ölçeklendirmeye gitmişti. Bu da şirketlerde, birçok departman gibi sürdürülebilirlik pozisyonlarının da zarar görmesine neden oldu. 2010 yılından itibaren her dört şirketten yalnızca bir tanesi sürdürülebilirliğe kaynak ayırmayı planladığını belirtti. Ancak sadece on yıl sonra, 2020’de bu sayı ikiye katlanarak her on şirketten yaklaşık altı şirkete ulaştı.

Greenbiz’de yayınlanan “Mesleğin Durumu (State of Profession)” raporuna göre, şirketlerin %76’sı, sürdürülebilirlik çalışanlarının sayısında son dönemde hızlı bir artış- 2019’dan beri 18 puan- olduğunu belirtti. Bu da büyük şirketlerdeki sürdürülebilirliğinin önemine dair güçlü bir gösterge.

Hem büyük hem de küçük şirketlerdeki sürdürülebilirlik uzmanları arasındaki eğilimleri takip etmesi açısından oldukça önemli olan bu rapor, 2010 yılından beri yedinci kez yayınlandı. Çeşitli ortaklıklarla beraber ortaya çıkarılan raporun sonuçları yaklaşık 1500 anonim anket yanıtına dayanıyor.

Araştırmanın yürütücüsü ve aynı zamanda kıdemli analist olan John Davies, önceki finansal krizlerden farklı olarak, sürdürülebilirlik yatırımlarının bu krizden çok daha güçlenerek çıktığını ifade etti. Artık şirket içi sürdürülebilirlik uzmanlığı ve bu alandaki insan kaynağı daha da artıyor, daha fazla departman ESG rollerini benimsiyor. Bu durum sürdürülebilirlik bağlamında “büyük genişleme” olarak adlandırılıyor.

Şirketlerde sadece artan çalışanlarının sayısı değil, sürdürülebilirliğe ayrılan bütçeler de 2019 yılına göre %24 oranında yükseldi. Ek olarak, sürdürülebilirlik liderliği rollerinde artan kadın sayısı sayesinde cinsiyet çeşitliliği de 2010 yılına kıyasla yaklaşık %20 arttı. Ancak Davies sürdürülebilirlik alanında çalışan profesyonellerin büyük bir çoğunluğunun beyaz olduğunu söyleyerek etnik çeşitliliğin sağlanmadığını ve bu alanda sektörün geri kaldığını belirtiyor. 

Bu “büyük genişleme”nin, özellikle üst düzey yöneticilerde, iklim ve diğer acil konular hakkındaki yükselen bilinçle ilişkili olduğu düşünülüyor. Raporda, katılımcıların CEO'larının şirketlerinin sürdürülebilirlik programına ne kadar dahil olduğunu 1'den 7'ye kadar bir ölçekte derecelendirmeleri yer alıyor. Önceki raporlarda, CEO'nun ilgisinde küçük artışlar görülse de, son yapılan ankette, katılımcıların %20’si bu soruya 7 puan, %40’ı ise 6 puan verdi. İki yıl önceki raporda bu oranlar sırasıyla %14 ve %29’du.

Bu yükselişin bir kısmı, şüphesiz yatırımcıların ESG konularında artan baskısından kaynaklanıyor. CEO'lar da çözüm için sürdürülebilirlik departmanlarına güveniyor. Sonuç olarak yıllık geliri 1 milyar doların üzerinde olan büyük şirketlerin tam yarısı artan baskı nedeniyle bünyesine sürdürülebilirlik personelleri veya danışmanları ekledi ve şirketlerin yüzde 35'i danışman sayısını arttırdığını bildirdi.

Bu istatistikler bir yana, profesyonellerinin maaş artış oranlarının kıyaslanmasına olanak sağlayan ücret verileri de şirketlerin sürdürülebilirliğe verdiği önemi anlamak için önemli bir referans noktasıdır. Bu bağlamda “Mesleğin Durumu” raporu, maaşları değerlendirerek önemli bir sonuç sunmaktadır. Özetle, sürdürülebilirlik yöneticileri için ortalama toplam ücret 146.900 Amerikan doları, yöneticiler için 227,158 dolar ve başkan yardımcıları için 404.972 dolar. Öte yandan, maaş oranlarında ülke de önemli rol oynuyor. Katılımcılarının %81’i Amerika Birleşik Devletleri’nde ve taban maaşları diğer ülkelere oranla daha yüksek. Daha küçük ölçekte ise, Amerika içinde bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Burada önemli nokta ise, maaşların yönetici düzeyinde cinsiyete göre gösterdiği farklılık. Maalesef sürdürülebilirlik bağlamında kadın yöneticiler, erkek yöneticilere göre yılda ortalama 3000 dolar daha az kazanıyor.

Son olarak, sürdürülebilirlik uzmanlığı ve bu meslek alanı tarihteki en önemli günlerini yaşıyor. Şirketler, sadece sürdürülebilirlik departmanları kurmuyor, sürdürülebilirlik uygulamalarını tüm şirket organizasyonlarına da entegre ediyor. O nedenle üst yönetimlerin, daha büyük adımlar için sürdürülebilirlik profesyonellerine daha fazla destek ve bütçe ayırmaları bekleniyor.

SHARE: