Menu TR

S360Mag

12 March

1000 Avrupa şirketini kapsayan araştırma sürdürülebilirlik raporlamasının düşük kaliteyi ortaya koydu

Avrupa Birliği yasalarının gelişimi desteklemek amacıyla veri ve kanıt dayanaklı öneriler sunan The Alliance for Corporate Transparency adlı girişim, AB Mali Olmayan Raporlama Yönergesi’nin şartlarını takiben şirketlerin çevresel ve toplumsal riskler ve etkileriyle ilgili beyanlarını analiz etti.

Rapora göre şirket beyanlarındaki kalite ve kıyaslanabilirliğin düşük olması yatırımcıların tercihlerini etkileyecek güvenilir bilgiye ulaşmasına engel olarak sürdürülebilir finans eforlarını da aksatmakta. Bu da özellikle iklim değişikliği gibi sürdürülebilirlik sorunlarına dayalı büyük finansal risklerin hesaplanamamasına ve bazı sosyal ve çevresel problemlerin ele alınamamasına sebep oluyor.

Bu araştırma, kurumsal raporlama pratiklerinde düzeltilmesi gereken temel eksikliklere ışık tutuyor. Ana sorun grupları ile araştırmanın bulguları ise aşağıda özetlenmektedir:

Ortak Problemler
• Beyanlar, şirketin genel pozisyonunu ve ilerideki gelişmelerini anlayabilmeye yer vermeyecek kadar genel kalıyor. Raporlar genel politika ve taahhütlere (yüzde 80- 90 civarında) odaklanırken bu politikaların doğurduğu sonuçlara, somut hedeflere, risk ve etkiye dayalı bilgiye sadece yüzde 20 oranında yer veriliyor.
• Yüksek raporlama oranına sahip finansal göstergelerin aksine şirketlerin sadece yüzde 22’si temel performans göstergelerini raporlarında beyan etmekte.

İklim
• Şirketlerin yüzde 13,9’u hedeflerinin Paris Anlaşması hedefleriyle paralel olduğunu beyan ediyor. Bu oran enerji sektöründe daha da yüksek (yüzde 23,5). Ancak hala en etkili şirketlerin dörtte üçünden fazlası bu kapsamdaki hedef ve planlarını raporlamıyor.
• Şirketlerin yüzde 53,8’i iklimle ilgili risklerden haberdar olduklarını raporlarken bu şirketlerin de sadece yüzde 23,4’ü bu risklerle ilgili okuyucuyu bilgilendirecek detayları paylaşıyor.
• Finans şirketlerinin sadece yüzde 13,4’ü portföylerinin en çok atık üreten endüstrilerle olan bağlantısını beyan etmekte.

İnsan Hakları
• Şirketlerin yüzde 82,8’i insan hakları politikaları olduğunu açıklarken yalnızca yüzde 22,2’si insan hakları uygulamaları durum tespit süreçleriyle ilgili bilgilere raporlarında yer veriyor.
• İnsan hakları ihlali risklerinden haberdar olduğunu söyleyen şirketlerin (yüzde 56,6’lık oranla) içinde yüzde 25,5’i kendilerinin yüzleştiği spesifik riskleri beyan ederken sadece yüzde 14,6’sı gerçek etkilere ve sadece yüzde 3,6’sı risk yönetiminin sonuçlarına raporlarında yer vermekte.
• Konfeksiyon ve tekstil sektöründe yüksek risk ülkelerindeki ana tedarikçilerini insan hakları kapsamında beyan eden şirketler yüzde 13,6’lık bir grubu temsil etmekte. Düşük bir oran olsa da raporda bunun geçmişe kıyasla büyük bir gelişme olduğunun altı çiziliyor.

Yolsuzlukla Mücadele
• Yüzde 88,1 gibi büyük bir oranla şirketler yolsuzlukla mücadele politikalarını beyan ederken aralarından yalnız yüzde 33,7’si bunların nasıl uygulandığı hakkında bilgi veriyor.
• Yolsuzlukla mücadele rakamlarının iş ortaklarına nasıl uygulandığının beyanına gelince yukarıdaki oran yüzde 39,5’e gerilerken şirketi temsilen hareket eden partilerle ilgili beyanlarda oran yüzde 25’e kadar düşmekte.
• Şirketlerin yalnız yüzde 18,3’ü potansiyel yolsuzluk alanlarında risk ölçümü yapıp yapmadıklarına dair bilgileri rapor etmekte.

Ülke Sonuçları

Özetle rapor, Doğu Avrupa ülkelerindeki şirketlerin geride kalmasının dışında Avrupa ülkeleri arasında trendlerde pek değişiklik olmadığını gözlemliyor. Fark büyük olmamakla birlikte İskandinav ülkelerindeki şirketler daha detaylı bilgi beyanında bulunan bölgeler arasında bulunuyor. Ortalama olarak Fransız şirketler iklim değişikliği stratejileriyle ilgili daha fazla bilgi beyanında bulunuyor. Genel ortalama yüzde 13,9 iken Paris Anlaşması amaçlarına paralel olan iklim hedeflerini beyan ortalaması Fransız şirketlerinde yüzde 24,41 olarak ölçülüyor. Tüm sonuçları kapsayan rapora linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

SHARE: