Menu TR

S360Mag

14 July

Sürdürülebilirlik uzmanları tarımsal değer zincirlerinde insan haklarını tartışıyor

Tarım endüstrisi içerisinde yer alan şirketler, operasyonlarında ve tedarik zincirlerinde insan haklarının gözetilmesinin sorumluluğuna sahip. Bu şirketlerin birçoğu karmaşık değer zincirlerinde faaliyet gösteriyor ve dolayısıyla önemli miktarda tarım arazisi ayak izine sahip. Bunun yanı sıra, bu şirketler genelde sosyal ve politik ortamları kırılgan olan, ve yargının yetersiz olduğu ülkeler de dahil olmak üzere dünya çapında büyük işverenler konumunda.
 
Yüz binlerce küçük ortağın katılımını sağlayan ve çiftçilere yönelik bir forum olan WBCSD sektör projesi, Küresel Tarımsal İttifak (the Global Agribusiness Alliance, GAA), iyi uygulama ve politikaların paylaşılması ve uygulanmasını kolaylaştırmakta. Bu motivasyon ile Haziran ayında, GAA, sektörden ve tedarik zincirinden konuşmacıların yer aldığı insan hakları üzerine bir panele ev sahipliği yaptı. Panelistler arasında Golden Agri-Resources, Philip Morris International, Nestlé, Bunge, Olam ve AB Sugar'dan katılımcılar yer aldı. Ayrıca panelde, GAA'nın, Birleşmiş Milletler İş ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri'ni (UNGPs) uygulamaya koyarak tedarik zincirlerinde insan haklarını korumaya yardımcı olacak 'Tarımsal işletmelerde İnsan Haklarını Gözetme Kılavuzu' vurgulandı.
 
Bu panelden ve kılavuzlardan yola çıkarak sektörün insan hakları alanındaki performansını arttırmak için ana temalar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
 
- Sektörler arası işbirliği:
Tarım ve gıda şirketleri, yoksulluk, sosyal normlar, arazi mülkiyeti ve bunlara ek olarak eğitime, sağlığa ve hukuka erişim gibi konuları ele almak için işçi sendikaları, yerel ve ulusal hükümetler ve tedarik zincirindeki paydaşlarla birlikte çalışmalı.
 
- Bağlama özgü yaklaşımlar:
Tarımsal bölgelerde yukarıda bahsedilen zorlukların temel nedenlerini farklı sosyal ve ekonomik karmaşıklıklar belirliyor. Bu sebeple, insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik yaklaşımlar da bağlama/yerele özgü olmalı. Fildişi Sahili'nde kakao sektöründe işe yarayan bir uygulama, farklı kültürel normlar ve düzenlemeleri olan Endonezya'daki palmiye sektöründe uygulanamaz.
 
- Tarım sektöründe en çarpıcı insan hakları sorunları:
Tarım sektöründe en çarpıcı olan insan hakları sorunları, çocuk işçiliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ücret eşitsizliği, gelirler, çalışma koşulları, zorla çalıştırma ve sözleşme eksikliği gibi konuları içermekte.
 
- Sektör çapında beklentiler:
Uyumluluk ve iyileştirmede tutarlılığı sağlamak adına sektör genelinde insan haklarına saygı konusunda beklentiler ve caydırıcı mekanizmalar oluşturulmalı. Hükümetlerin ve iş dünyasındaki tüm aktörlerin insan hakları ihlallerine yönelik olarak birlikte ve sıfır toleranslı bir duruş sergilemesi gerekmekte.
 
- COVID-19'un Etkileri:
COVID-19'un insan hakları üzerindeki etkileri hala değerlendiriliyor, ancak pandeminin çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ve göçmen işçi haklarının sağlanması yönündeki çabalara bir engel oluşturacağı endişesi bulunmakta.
 

SHARE: