Menu TR

WE TALK

3 August

OECD Türkiye ekonomisini değerlendirdi

OECD, Türkiye'deki kurumların sağladığı veriler ve çeşitli araştırma şirketleri tarafından yapılan çalışmaların çıktılarına dayanan 2018 Türkiye raporunu yayımladı. Büyüme oranları, işsizlik ve yatırımlar gibi konulara değinilen 2018 Türkiye’nin Ekonomisi Araştırma Raporunda, devletin makroekonomik politikaları da detaylı olarak inceleniyor.

2018 raporunun en dikkat çeken noktalarından biri ise kadın ve erkek arasındaki toplumsal cinsiyet ayrımı. Eğitime erişim, işgücüne katılım oranı ve karar alım süreçlerinde söz sahibi olmak gibi sebeplerin güttüğü toplumsal cinsiyet adaletsizlikleri, ilk olarak yerleşik kültürün etkisiyle kentsel alanlarda kadınların işgücüne katılımını onaylamamasının etkisi büyükken, çocuk ve yaşlı bakımında merkezi çözümlerde büyük eksiklikler olması bu konunun köklenmesinde önemli etkenlerinden gibi gözüküyor.

Aslında iş hayatındaki cinsiyet eşitsizliği , toplum içindeki eşitsizlikler sonucunda ortaya çıkıyor. Kadınların lise veya üniversite bitirme oranları, erkeklerin oranı ile karşılaştırıldığında, arada %20’lik bir fark olduğu görülüyor. OECD ülkelerinde ortalama %64 olan kadınların iş gücüne katılımı Türkiye’de %34 seviyelerinde kalıyor. Erkeklerin işgücüne katılım oranı ile OECD ortalaması arasında ise büyük bir fark göze çarpmıyor. İşgücüne katılımda, okul öncesi eğitim ve çocuk bakımı konusunda destekler (kreş ve yarı zamanlı çalışma imkanları gibi) önemli konular olarak öne çıkıyor. Yüksek eğitim seviyesine sahip kadınlar ise, daha düşük eğitim seviyesinde kadınlara kıyasla iş sahibi olma ve maaş eşitsizliğinden daha az etkileniyor olsalar da, “Dünyanın Cinsiyet Ayrımı Gözetmeyen ilk 100 Şirketi’nin” Türkiye ofisleri ve finans sektörü dışında, yüksek yönetici pozisyonlarında kadınları pek göremiyoruz.

Son dönemde yapılan hamlelerle iş dünyasındaki cinsiyet eşitsizliği eskisinden daha hızlı azaltılıyor. Kadın hem iş gücüne daha fazla dahil ediliyor hem de kadın-erkek maaş dengesi sağlanarak iş dünyasındaki kadının yeri güçlendiriliyor. Kadının iş gücüne katılımı sonucu sağlanan artı üretim gayri safi milli hasılaya da büyük katkılar sağlıyor.



• Türkiye, cinsiyet ayrımı için oluşturulan 83 maddelik kriterler doğrultusunda 144 ülke arasında 131. Sırayı aldı.
• Kriterler ekonomik ve siyasal eşitlikler, ekonomiye katılım, eğitime erişim vb. konuları içeriyor.

SHARE: