Menu TR

WE TALK

28 September

Avrupa Birliği daha fazla büyüme değil, istikrar ve refah paktına ihtiyaç duyuyor

Avrupa’nın farklı yerlerinden 238 akademisyen, Avrupa Birliği'ne ve üye ülkelerine, insani ve ekolojik refahın GSYİH'den daha öncelikli olduğu bir “post-büyüme” (post-growth) geleceği planlamaya çağırıyor. Bu hafta bilim insanları, politikacılar ve politika yapıcılar Brüksel'de dönüm noktası sayılabilecek bir konferans için toplandı. Avrupa Parlamentosu’ndan beş farklı siyasi grubun temsilcileri ile sendikaların ve STK'ların birlikte düzenlediği bu etkinliğin amacı, Avrupa'da “post büyüme ekonomisi” için olanakların araştırılmasıydı.

Düzenlenen konferansta, son yetmiş yıldır, GSYİH büyümesinin, Avrupa uluslarının temel ekonomik hedefi olarak öne çıktığı, ancak ekonomik büyüme ile çevre üzerindeki olumsuz etkinin de arttığı belirtiliyor. Bugün, Avrupa ülkelerindeki sosyal sorunların çözümü için ekonomik büyümenin değil, halihazırda sahip olduğumuz gelir ve servetin daha adil bir dağılımının gerekliliği vurgulandı.

Verimliliğin azalması, piyasa doygunluğu ve ekolojik bozulma nedeniyle büyüme de giderek zorlaşıyor. Mevcut trend devam ederse, on yıl içinde Avrupa'da büyüme duracak. Büyümenin devam etmesi için borçlanmanın artması, çevresel düzenlemeleri esnetmek, çalışma saatlerini arttırmak gibi agresif uygulamalar ise ekonomik belirsizliği arttırıyor ve demokrasiyi olumsuz yönde etkiliyor.

Bu olumsuz etkiler, sivil toplum ve akademinin de desteğiyle giderek daha çok tartışılır hale geldi ve “post-büyüme” hareketi ortaya çıktı. Bu hareketin sunduğu çözümler arasında kaynak kullanımının sınırlandırılması, çalışma saatlerinin aşamalı olarak azaltılması ve vergi sistemlerinin yeniden düzenlenmesi gösterilebilir. Bu gibi çözümlerle kaynak kullanımı karbon vergisi getirilerek sınırlandırılabilir ve vergilerden elde edilen gelir sosyal programları finanse etmek için kullanılabilir. Vatandaşlık gelirinin sunulması eşitsizliklerin azaltılmasına yardımcı olurken, yeni teknolojiler işçi kitlelerini dağıtmak ve ayrıcalıklı azınlığın kârını arttırmak yerine, çalışma süresini azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmek için geliştirilebilir.

Riskler göz önünde bulundurulduğunda, post-büyümenin tartışıldığı bir gelecek için olasılıkları araştırmak, politikacılar ve politika yapıcılar için oldukça kritik bir noktada. Brüksel'de gerçekleşen bu konferans umut verici bir başlangıç olmakla birlikte, daha güçlü taahhütlere ihtiyaç var. Avrupa’nın birçok yerinden sosyal bilimciler ve doğa bilimcileri, Avrupa Birliği’ne çağrıda bulunarak aşağıdaki önerileri sunuyor:

1. AB parlamentosunda post-büyümenin geleceği konusunda özel bir komisyonun oluşturması. Bu komisyon, büyümenin geleceğini aktif olarak tartışmalı, post-büyümenin geleceği için politika alternatifleri tasarlamalı ve büyümeyi en üst hedef olarak gören politikaları yeniden gözden geçirmelidir.

2. Alternatif göstergelerin AB ve üye devletlerin makroekonomik çerçevesine dahil edilmesi. Ekonomik politikalar, insan refahı, kaynak kullanımı, eşitsizlik ve insana yakışır iş temini üzerindeki etkileri açısından değerlendirilmelidir. Bu göstergelere, karar alma aşamalarında GSYİH' den daha fazla öncelik verilmelidir.

3. İstikrar ve büyüme paktının bir denge ve refah paktına dönüştürülmesi. İstikrar ve büyüme paktı, hükümet açıklarını ve ulusal borcu sınırlayan bir dizi kuraldır. Bu kurallar, üye devletlerin vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılarken, kaynak kullanımını ve atık emisyonlarını sürdürülebilir bir düzeye indirgemek için gözden geçirilmelidir.

4. Her üye ülkede ekonomik geçiş için bir bakanlığın kurulması. Doğrudan insan ve ekolojik refah üzerine odaklanan yeni bir ekonomi, yapısal olarak ekonomik büyümeye bağlı olandan çok daha iyi bir gelecek sunabilir.

SHARE: