Menu TR

S360Mag

9 January

100 yıllık cinsiyet eşitliği uçurumu

Bu haberi 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ekonomilerin ve toplumların gelişimi üzerinde temel bir etkisi olduğunu ve eşitliksiz bir toplumun dünya genelinde ekonomilerin büyümesine olumsuz katkıları olduğunu biliyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun her yıl yayınladığı Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu, toplumsal cinsiyet boşluklarının yarattığı zorlukları tanımlamanın yanı sıra bu zorlukları azaltmak için harekete geçildiğinde ortaya çıkacak fırsatlar hakkında küresel bir farkındalık yaratmak için tasarlanmıştır.

2020 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu, daha önceki yıllarda olduğu gibi 153 ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliği performansını kadınların ekonomiye katılımı, fırsat eşitliği, eğitim olanakları, sağlık ve kadınların siyasal açıdan güçlenmesi gibi boyutlarda değerlendiriyor. Buna ek olarak, bu yılki rapor geleceğin mesleklerindeki cinsiyet farkı beklentilerini inceliyor.

Raporda genel olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bir arayış geliştiği ve 2018 raporunda ulaşılması 108 yıl bulması beklenen toplumsal cinsiyet eşitliğinin 100 yıla indiği gözlemleniyor. Bu duruma en büyük katkı, geçtiğimiz yıllarda kadınların siyasal yaşamda temsil gücünün artmasından geliyor. Cinsiyet eşitliğine ulaşmanın eğitimde 12, siyasette temsilde ise 95 yıl süreceği tahmin ediliyor.

Kadınların siyasal yaşamda temsil gücünün iyileştirilmesi, işgücü piyasasındaki üst düzey yönetimde var olan kadın sayısının artmasına karşılık geliyor. Ancak rapor, kadınların işgücü piyasasına katılımının durduğunu ve gelir farklılıkların arttığını belirtiyor. Küresel trend, OECD ülkelerinde elde edilen başarıyı nötrleyen bir başarısızlığı öne sürüyor. Bu başarısızlık gelişen ve gelişmekte olan ekonomilerdeki kötüleşen tablo ile destekleniyor. Eğitim başarısı, sağlık ve hayatta kalma alanlarında eşitlikteki başarının (sırasıyla %96.1 ve %95.7) yanı sıra, önemli bir endişe konusu ekonomiye katılım ve fırsatlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanın gerileyen tek alan olması belirli sebepler sunulması ihtiyacını doğuruyor. Bunlar arasında; kadınların temsil edildiği sektörlerdeki makineleşme, kadınların maaş artışının yüksek olduğu işlerde erkeklere oranla daha az yer alması ve sermayeye erişim konusunda zorluklarla karşı karşıya olmak bulunuyor.

Rapor, geleceğe bakıldığında toplumsal cinsiyet farkı ile savaşta en büyük engelin kadınların gelişen rollerdeki düşük temsil gücü olduğunu belirtiyor. Bu eksikliklerin giderilmesi için işgücü stratejileri kadınların zorluklarla başa çıkabilmeleri ve “Dördüncü Sanayi Devrimi” fırsatlarından yararlanabilmeleri için daha iyi donanıma sahip olmalarının sağlaması gerektiğini vurguluyor.

Bu yılın raporu aynı zamanda politikaları belirleyenlerin hangi konuları odaklarına almaları gerektiğiyle alakalı tavsiyelerde de bulunuyor. Eyaletler seviyesinde, siyasette temsilin daha kapsamlı hale getirilmesi ağır basan bir ihtiyaç. Popülasyonun yarısının ulusal ve yerel politikada temsil edilmemesi bir çok alanda iyileşmeyi zorlaştırıyor. Kadınların, ev ve aile yaşamlarına ayırdıkları zamana yönelik kültürel ve sosyal davranışları ve yasaları değiştirmedikçe kadınların kariyer fırsatlarını kaçırmaları ve ekonomiye katılmalarını zorlaşmaya devam ediyor.

Trendlere bakıldığında toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşma yüzdesi olarak en fazla ilerleme kaydeden bölgelerde ilk sırada Batı Avrupa (%76.7) ve ardından Kuzey Amerika (%72.9), Latin Amerika ve Karayipler (%72.2), Doğu Avrupa ve Orta Asya (%71.3), Sub Saharan Afrika (%68.2), Güney Asya (%66.1) ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika (%60.5) bulunuyor. Ülkeler eşitliğe en yakın olandan uzağa doğru sıralandığında ise birinci sırada İzlanda yer alıyor. En çok gelişme gösteren ülkeler Arnavutluk, Etiyopya, Mali, Meksika ve İspanya. 2019 yılı ile karşılaştırıldığında, 149 ülkeden 101’inin ilerleme kaydettiği, 48’inin değişmediği ve 35 ülkenin eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğine eriştiği görülüyor.

Türkiye, geçen yıl 149, bu yıl ise 153 ülkenin bulunduğu sıralamada yine 130.sırada yer alıyor. 153 ülke arasında kadınların ekonomiye katılımı ve fırsat eşitliği kategorisinde 136, işgücüne katılımda 135, benzer işlerde ücret eşitliğinde 106, eğitim olanaklarına erişimde 13, sağlıkta 64 ve siyasi yaşamda temsilde 109'uncu sırada yer alıyor. Bölgesel sıralamalara bakıldığında ise; Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki 19 ülke arasında İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Tunus’tan sonra 5. sırada yer alıyor.

SHARE: