Menu TR

S360Mag

24 October

2019 yılı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Endeksler neyi gösteriyor?

Bu haberi 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Georgetown Kadın, Barış ve Güvenlik Enstitüsü ve Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü’yle iş birliği yapan National Geographic, 2019-2020 yılı için Kadın, Barış ve Güvenlik endeksini kadınların topluma katılımı, güvenlik duygusu ve adalete erişimi gibi konuları baz alarak bir ölçüm yaptı. Bu ölçümde 167 ülkeyi, kendi içerisinde kadınların refahını gözeterek en iyi ülkeden en kötü ülkeye doğru sıraladı. Veriler, geçtiğimiz yıllarda sıralamada en altta olan ülkelerin ciddi bir gelişim kaydettiği gibi, başarılı sayılan ülkelerin ise önemli noktalarda hala kendini geliştiremediğini gösteriyor.

National Geographic tarafından yapılan sıralamaya göre listenin ilk sırasında Norveç ve onu izleyen Finlandiya, Danimarka, İsveç gibi kuzey ülkeleri var. Kadınlar için yaşamın zor olduğu ülkeler ise Irak, Güney Sudan, Pakistan gibi ülkelerle devam edip en son sırada yer alan Yemen ile sonlandırılıyor. Türkiye ise 114. sırada yer alıyor.

Detaylı olarak incelendiğinde, sıralamaları belirleyen kategoriler ve ülkelerin sıralaması arasında bazı tutarsızlıklar gözlenebiliyor. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri, 19. sırada yer almakta ve alt kategori olan “kadınların politikada rolü” bu sıralamanın düşük olma sebeplerinden biri. Öte yandan, Meksika’nın ülke genel puanı ise onu 103. sırada yerleştirdiği halde politikada aktif olan kadınlar söz konusu olduğunda oldukça başarılı bir ülke olarak gözlemleniyor.

Bir ülke, listenin neresinde olursa olsun detaya bakıldığında şaşırtıcı ve umut verici gelişmeler de görülüyor. Örneğin Afganistan, kadınların siyasi katılımı açısından daha iyiye gidiyor ve listede en düşük sırasında olan Yemen ise kadına şiddet, çocukların cinsiyetlerine bağlı olarak toplum tarafından farklı karşılanması, doğum öncesi cinsiyet belirleme gibi alt kategorilerde görece düşük oranlara sahip.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi, Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) tarafından geliştirilen, AB'de toplumsal cinsiyet eşitliğindeki ilerlemeyi ölçmek için bir araç olarak kullanılıyor. Endeks altı temel kategoriyi- iş, para, bilgi, zaman, güç ve sağlık- ve iki alt kategoriyi - kadına yönelik şiddet ve kesişen eşitsizlikler- içinde barındırıyor. Kadın, Barış ve Güvenlik endeksinde de olduğu gibi bu kategoriler, uzun vadede, iyileştirilmesi gereken alanları daha rahat gözlemleyebilmek ve aksiyonlar alırken daha etkili politikalar tasarlanmasına destek olması için planlanmıştır.

Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü'nün (EIGE) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi, Avrupa Birliği’nin toplumsal cinsiyet eşitliği 2017 puanın sadece bir puan artarak 67,4’e ulaştığı görülüyor. Avrupa Birliği özelinde incelenen bu endeks, AB’nin cinsiyet eşitliğindeki ilerleme hızı bir salyangozunun hızına benzetiliyor. EIGE Direktörü, Langbakk “Doğru yönde ilerliyoruz, ancak bitiş çizgisinden hala uzaktayız. AB'de cinsiyet eşitliği için bir ölçüt belirleyen endeksimiz, tüm üye devletlerin neredeyse yarısının 60 puanın altına düştüğünü göstermektedir” diyerek bu gözlemi doğruluyor.

Genele bakıldığında en düşük puan alan alt kategori, karar verme mekanizmalarında eşit olarak bulunma olarak belirlenmiş. Aynı zamanda en büyük ilerleme sağlanmış kategori olarak da belirlenen bu kategori kadınların şirket yönetim kurullarındaki sayısının artmasından kaynaklanıyor. Örneğin Fransa, halka arz edilmiş şirketlerin kurullarında kadınlar için en az %40 orana sahip olan bir kota sistemi benimsiyor.

2019 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksinden çıkarılan en büyük sonuç, iş-yaşam dengesi ve cinsiyet eşitliği arasında pozitif bağlantı olarak karşımıza çıkıyor. EIGE’nin iş-yaşam dengesi skor tablosu, insanların iş ve kişisel yaşamlarını dengelemek için sahiplenebilecekleri farklı seçenekler sunuyor. Bunların en büyük örneği; ebeveyn izni, çocuk bakım hizmetleri olarak verilebilir. Ancak bu hizmetlerin toplum tarafından eşit olarak faydalanamadığı da bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Bu seçeneklerin kadınlar ve erkekler için eşit derecede erişilebilir olup olmadığını gösteren bu endeks, Avrupa Sosyal Haklar Komitesinin İş-Yaşam Dengesi Girişimi'nin izleyebileceği yeni yollar çizebilir.

Sıralamada bulundukları konum, ülkelerin uluslararası sahnede nasıl algılandıklarını etkilediği için sıralama ve derecelendirme gibi ölçütler ülkelerin ulusal politikalarında da güçlü bir role sahip. Bu statü sıralaması ve derecelendirmeler, ülkelerin gelecekte hayata geçirecekleri politikaları belirlerken toplumsal cinsiyet eşitliğine önem vermeleri için bir motivasyon kaynağı olabilir.

SHARE: