Menu TR

S360Mag

7 November

Yeni araştırmalar deniz seviyesindeki yükselmenin 300 milyonu etkileyeceği yönünde

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Araştırmalara göre, daha önce, yükselen deniz seviyesinin 80 milyon insanı etkileyeceği hesaplanmıştı. Ancak, Nature Communications isimli akademik dergide yayınlanan araştırmaya göre bu sayının 3 katından fazla olacağı düşünülüyor.

Araştırma, günümüzde karbon emisyonları önemli ölçüde azaltılmadığı ve kıyı savunmaları güçlendirilmediği sürece, 300 milyon kişiye ev sahipliği yapan yeryüzünün,  2050 yılına kadar yılda en az bir kere sel felaketi ile karışılacağını öngörüyor.

Yapılan bu yeni hesaplama, dünyadaki sahil şeridi topografyasının daha detaylı değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan bilgilere dayanıyor. Önceki modellerde kullanılan veriler, yüksek binalar ve ağaçlar nedeniyle toprağın yüksekliğini olduğundan fazla tahmin eden uydu verilerinden oluşuyordu. Yeni çalışma ise, yapay zekayı kullanarak bu tür olası yanlış tahminlerin önüne geçmiş oldu.

Climate Central’ın baş bilim insanı ve CEO’su olan Benjamin Strauss, eski verileri kullanarak hazırlanan Dünya Bankası’nın bir çalışmasının, yüzyılın ortasına kadar yılda 1 ton dolarlık zarar tahmin ettiğini ve bunun güncellenmesi gerektiğini söylüyor. Aynı zamanda en kısa zamanda geliştirilmiş ve çok yönlü topografik ölçümlerin yapılması gerektiğini de ekliyor.

Tahminlerdeki en büyük değişiklik, dünya nüfusunun çoğunluğuna ev sahipliği yapan Asya'da gerçekleşti. 2050 yılına kadar beklenen yıllık sel baskını riskinin Bangladeş'te sekiz, Hindistan'da yedi, Tayland'da on iki ve Çin'de üç kat daha fazla olduğu ortaya çıktı.

Sel tehdidi, deniz seviyesinin yükselmesiyle sel riskine karşı giderek savunmasız hale gelen ve bu sebeple hükümetin yakın zamanda başkenti Cakarta'dan başka bir şehre taşımayı planladığı Endonezya’da hissedilmeye başlandı bile. Eski hesaplamalara göre 5 milyon olarak tahmin edilen risk altında olan insan sayısının, revize edilen projeksiyon ile 23 milyona yükseldiği belirtiliyor.

Yeni verilerde bile tehlikelerin olduğundan az yansıtılmış olması mümkün. Bu endişenin en büyük sebebi ise, hesaplamaların Paris Anlaşması kapsamında verilen sözlerin tutulması durumunda azalacak karbon emisyonlarını hesaba katan bir projeksiyona dayanıyor olması. Ancak, ülkeler bu anlaşmanın sözlerini ve ilkelerini yerine getirme konusunda oldukça geriden geliyorlar. Bilim insanları, Antarktika buz tabakasının daha dayanıksız olduğu en kötü senaryoda, 2100 yılına kadar 640 milyon insanın tehdit altında olabileceğini söylüyor.

Strauss, ekonomik zarar ve istikrarsızlığın önüne geçebilmek adına kıyı savunma ve yüksek denizler için çok daha büyük bir planlama ihtiyacı olduğunun altını çiziyor. Araştırmadan çıkarılması gereken en büyük sonuç ise düşünüldüğünden çok daha fazla insan tehdit altında olmasına rağmen, yapılacak eylemler ile bu zararın önüne geçebilecek kadar büyük etkiler yaratmak mümkün.

SHARE: