Menu TR

S360Mag

28 May

Papua Yeni Gine'de ormansızlaşmayı kim finanse ediyor?

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Papua Yeni Gine gezegendeki en geniş tropikal yağmur ormanlarından birine sahip. Ancak Avustralya'nın hemen kuzeyindeki ada ülkesinde son yıllarda ağaç kesimlerinden ve madencilikten kaynaklanan ormansızlaşmada büyük bir artış görülüyor. Bu durum da atmosfere büyük miktarda karbon salımı gerçekleşmesi tehdidini artırıyor.

Ormansızlaşma, arkasında ülke genelinde çıplak toprak parçaları bırakırken ortaya çıkan çevresel sorunların yükünü çoğunlukla yerel topluluklar taşıyor. Bölgedeki toplulukların birçoğu, kendilerine bir şey sağlamadan bu arazileri çıplak hale dönüştüren şirketlere karşı temkinli. Bunun etkisiyle Malezya kereste şirketi Maxland, 2017 yılında ülkenin Manus Adası'nda yağmur ormanlarına girmek için izin aldığında üç ila beş milyon kauçuk ağacı dikeceğine söz vermişti ve yakındaki topluluklara iş, telif hakkı ödemeleri ve iyileştirilmiş altyapı yoluyla fayda sağlayacağını belirtmişti.

Ancak eleştirmenler Maxland'ın ‘koyunların arasına saklanmış bir kurt’ olduğunu söylüyor. İnsan hakları ve çevre gözlemcisi Global Witness tarafından bu ay yayımlanan yeni bir rapora göre Maxland, beş yıllık sözleşmesinin iki yılı bitmiş olmasına rağmen bölgeye tek bir ağaç dikmedi. Rapor, bunun yerine şirketin yasadışı ağaç kesimi ve adanın değerli ağaç kerestesini ihraç etmeyi önceliklendirdiğini ve bu süreçte milyonlarca dolarlık bir paya sahip olduğunu iddia ediyor.

Dahası, Global Witness, bu şirketin dünyanın en önde gelen finans kurumlarından bazılarıyla bağlantılı olduğunu keşfetti. Bu kurumlar arasında, geçtiğimiz Ocak ayında sürdürülebilirliği yatırım yaklaşımının merkezine yerleştireceğini ve iklim değişikliğiyle ilgili önemli riskler ortaya çıkaran şirketlerden çıkacağını açıklayan dünyanın en büyük yatırım şirketi BlackRock da bulunuyor. BlackRock, Maxland’ın “ana şirketi”ni finanse eden üç bankanın en büyük 20 hissedarı arasında yer alıyor. Bu “ana şirket”, bir Malezya şirketi olan Joinland Group ve Papua Yeni Gine’de uzun bir ağaç kesme tarihine sahip olmasıyla biliniyor.

Geçtiğimiz hafta kömüre bağımlı büyük şirketleri portföyünden kara listeye almaya karar veren Norveç'in 1 trilyon dolarlık Küresel Devlet Emeklilik Fonu da (Government Pension Fund Global), geçen yıl ormansızlaşmayla bağlantılı olan birçok şirketten çıktığını kamuyla paylaşmasına rağmen bu bankaların en büyük 20 hissedarı arasında yer alıyor. Global Witness’in araştırması esnasında bu finansal kurumların Maxland’in ormansızlaşma projesini mümkün kılan bankalara bağlı yüz milyonlarca dolara sahip olduğu belirtiliyor.

Global Witness raporunun baş araştırmacısı Lela Stanley, “Düzenlenmemiş finansın fosil yakıt endüstrisini destekleyerek iklim değişikliğine katkıda bulunduğu ve aynı zamanda ormansızlaşma içeren endüstrilerin finansmanı için de bunun geçerli olduğu anlaşılmakta” diyor. “Birikimleri bu finansörler ile değerlendirilen insanlar da farkında olmadan bununla bağlantılı olabilir.”

Haberin yayımlandığı Grist kuruluşu, bunun sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl uyduğuna dair yorum yapmaları için BlackRock'a ulaştığını ancak yayın zamanında bir yanıt almadığını belirtiyor. Bununla birlikte Norveç emeklilik fonu sözcüsünün Grist'e yazdığı bir e-postada, 2019'da “Güneydoğu Asya'daki bankalarla ormansızlaşmaya katkıda bulunan şirketlere borç verme politikaları hakkında diyalog sürdürdüğünü” söylediği belirtiliyor.

Global Witness'ın raporuna göre Maxland’ın Manus Adası girişimi (Pohowa Entegre Tarımsal Ormancılık Projesi), Manus Adası'nın yerli sakinlerini hayal kırıklığına uğrattı. Yereldeki köyler yol ve su taşıma gibi kritik altyapı ve hizmetlere hala büyük ölçüde ihtiyaç duyuyor. Bazı köyler yağmur ormanı ve deniz arasında yer alıyor ve adanın limanında yer alan ana pazara ve karşı taraftaki başkente ulaşmalarının tek yolu, ücret ödemelerinin gerektiği iki saat süren bir tekne yolculuğu.

Maxland’in, adanın sakinlerine yalnızca hayatlarını kolaylaştıracak bir yol inşa edeceğinin değil, aynı zamanda ormandan sadece kötü durumdaki ağaçları toplayarak yerine tarım iş kolları yaratabilecek milyonlarca kauçuk ağacı dikeceğinin de sözünü verdiği belirtiliyor. Birçok yerli, bunun iyi bir anlaşma olduğunu düşündü, ancak Global Witness 2019 Ekim ayında bölgeyi ziyaret ettiğinde Maxland’in vaatlerini yerine getirmediğini gözlemledi. Müfettişler, adanın uzak tarafında Maxland'a ait olmayan bir yerde birkaç bin kauçuk fidesi gözlemledi, ancak ihmal edilmiş ve kötü durumda gözüküyorlardı. Ve zaten o zamana kadar şirket, Çin ve Japonya'ya yaklaşık 1,8 milyon dolar değerinde 19 bin metreküp ahşap kereste ihraç etmişti.

Malezyalı bir girişimci ve Joinland Group'un kurucusu Thomas Hah, Global Witness'e bulgularını reddederek ve örgütün avukatından “resmi bir mektup” alacağı konusunda uyararak cevap verdi. (Hah, Grist’in yayın için yorum yapma talebine cevap vermedi.)

Bununla birlikte, Maxland’ın izinleri en başta İl Orman Yönetim Komitesi tarafından da onaylanmıyor. Ancak Papua Yeni Gine Ulusal Orman Otoritesi bu kararı iptal ederek izin çıkarıyor, üstelik Global Witness’ın izin için talepte bulunan şirketin daha önceki tarım ve arazi kullanımına ait kanıtları paylaşmasını gerektiren Orman Kanunu'nu ihlal ettiğini belirtmesine rağmen. Rapora göre Maxland’ın daha önce buna benzer bir deneyimi ya da girişimi bulunmuyor. Ancak Global Witness, bunun üzerine Maxland’ın ana şirketi Joinland’in daha önceden New Hanover adasında benzer bir ağaç kesme işlemi gerçekleştirdiğini belgeledi.

Haberde ayrıca Maxland’in, Manus Adası'nı gözüne kestirdiğinden bu yana mahkeme ve adadaki önemli kişilerin ve liderlerin güvenini kazanmak için çok çalıştığı belirtiliyor. Rapor, Maxland'ın bölgedeki kamu görevlileri için evler satın aldığını ve polis memurlarına özel güvenlik işleri için ödeme yaptığını ortaya çıkardı.

Global Witness, haberin yayımlandığı Grist'e raporun Papua Yeni Gine hükümetini eyleme geçirmesini umduğunu söyledi. Raporun baş araştırmacısı Stanely, “Umarız bu rapor, hükümeti bu örneği derinlemesine araştırmaya yönlendirir ve sonunda kırsal toplulukların bağlı olduğu toprakları ve ormanları koruyan kendi yasalarını uygulamaya başlamasına yol açar.” diyor.

SHARE: