Menu TR

S360Mag

16 April

Yıkıntılar arasında umut yeşertmek: Halep’ten Lübnan’a bir tohum yolculuğu

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Dr. Safaa Kumari, bir otel odasında konferans sunumuna hazırlanırken çalan telefonu açmasıyla birlikte eşyalarını toparlayıp çıkmak için on dakikası olduğunu öğreniyor: Halep’teki evi silahlı askerler tarafından ele geçirilmiş ve ailesi kaçıyor. Kumari bu esnada Etiyopya’da, fakat hemen Suriye’ye hızlıca dönebilmek için harekete geçmesi gerekiyor. Kız kardeşinin evine kurtarmak için kendi hayatını riske atmaya hazır olduğu küçük ama çok değerli bir paket saklamıştı.

Kumari, sessiz ama yıkıcı bir kalkınma kriziyle ilgili çalışmalar yürüten bir bitki virologu. Bakla, mercimek ve nohutları etkileyen iklim kaynaklı virüs salgınları Suriye’den Etiyopya’ya yayılıyor ve düşük gelirli nüfusların geçim kaynaklarını yavaş yavaş yok ediyor. “Fakir adamın eti” olarak bilinen bu bakliyatlar, dünyanın bir çok yerinde hem gelir üretimi hem de gıda güvenliği için hayati önem taşıyor.

Kumari, bir tedavi bulmanın acil olduğunu belirtiyor, zor durumda kalan çiftçiler gittikçe daha fazla miktardaki ürünlerinin virüs kaparak sararmasını ve siyaha dönmesini izlemek zorunda kalıyor.

Peki bu neden oluyor?

İklim değişikliği yaprak bitlerinin sayılarının katlanarak artması ve salgınları yayması için gereken sıcaklığı sağlıyor, diyor Kumari.

10 yıl boyunca süren çözüm bulma çalışmalarının sonunda virüslerden birine doğal olarak dirençli bir fasulye çeşidi keşfediyor: bakla nekrotik sarı virüs (the fava bean necrotic yellow virus). Ancak bu esnada Suriye’deki çatışmalar da şiddetlenmeye başlıyor: “Onları çatışmadan korumak için merkez Halep'teki kız kardeşimde bırakmıştım.”

“Dünyanın yoksulları için” yaptığı çalışmasına savaşın engel olmaması için Halep’teki tohumları kurtarmaya kararlı olan Kumari, bunları Suriye’den çıkarırken karşılaştığı zorlukları “Şam'dan geçerek Halep'e kadar sürmem gerekiyordu, her yerde çatışma ve bombalamalar vardı.” diyerek anlatıyor. Elindeki tohumlarla tehlikeli yollarda iki gün sürdükten sonra, şimdi Suriye sınırına yakın bulunan Icarda'da (Kurak Alanlar Tarımsal Araştırma Merkezi - International Center for Agricultural Research in the Dry Areas) araştırmacı olarak çalıştığı Lübnan'a varıyor. Icarda’nın müdürü Hassan Machlab şöyle diyor: “Burada memnuniyetle karşıladığımız Suriyeli bilim insanlarının çoğu acı çekti. Bu çok zor."

Ancak diğer yandan tohumları güvenli hale getirmek sadece bir başlangıç, şimdi de sürdürülebilir bir çözüme dönüştürülmesi gerekiyor.

Kumari en baştaki denemelerinden sonuç alamıyor fakat daha iyi verime sahip olan başka bir çeşitle çaprazladığında hem daha dirençli hem daha üretken yeni bir çeşit elde etmeyi başarıyor. Dağıtıma başlandığında bu tohum çiftçilerin çevre dostu bir şekilde ve az maliyetle daha iyi verim almasını sağlayacak, aynı zamanda sağlığa zararlı olan böcek ilacının kullanılmasına da gerek kalmayacak.

Şimdi Kumari, ürettiği süper-tohumları çiftçilere ücretsiz dağıtmayı planlıyor. Büyük bir şirketten virüs algılama teknolojisi için gelen bir teklifi halihazırda reddettiğini söylüyor:
“Ürünümüzü alıp çiftçilere satmak istiyorlardı fakat reddettik. Bizimkiler ücretsiz, insanlara çözüm sağlamak bizim sorumluluğumuz.”

Ancak birçok Suriyeli mülteci için olduğu gibi savaş düşüncelerden uzak olmuyor, “Size söylemeyeceği bir şey varsa o da onun için kolay olmadığıdır” diyor Machlab. “Bütün bu çalışmalarla ilgileniyordu ve ailesi Halep'te kaldığı ve evi yıkıldığı için aklı ailesinde kalmıştı.”

Kumari ekliyor: “Geçen hafta Türkiye'de ailemi gördüm. Almanya, Türkiye ve Suriye'ye dağılmış beş kız kardeşim ve üç erkek kardeşim var. En son buluşmamız 2012'de Halep'teydi. Buraya geri döndüğümde birisi bana 'Safaa, bugün harika görünüyorsun!' dedi. Tabii ki, ailemle tekrar zaman geçirdim!” diyor gülerek.

Ancak şunları ekliyor: “Benim için kolay değil, bir kadının tarım (araştırma) üzerine çalışması kolay değil. Kolay değil, ama sorun değil.”

“Çalışırken yine de Suriyeli olduğumu ya da bir kadın olduğumu düşünmüyorum. Ama bazen kadın olduğum için [batılılardan] finansman aldığımı hissediyorum” diyor. “Belki de!”

Kumari, yıkıntılar arasından kurtardığı tohumlarla hem zor durumda kalan birçok çiftçi hem de gelecekteki gıda güvenliğimiz için umut yeşertmeye devam ediyor.

SHARE: