Menu TR

S360Mag

6 February

50. Dünya Ekonomik Forumu’nun ana temasını Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları belirledi

Bu haberi 5 dakikada okuyabilirsiniz.

İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 117 ülkeden iş insanı, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisini bir araya getirdi.

Davos haftası boyunca Dünya Ekonomik Forumu tarafından düzenli raporlar, duyurular ve taahhütler yayınlandı. 2020 Ocak ayı ise şirketlerin, STK’ların ve hükümetlerin sürdürülebilirlik dünyasında atmaları beklenen adımların gözlemlendiği bir ay olarak önem kazandı. Bu sene sürdürülebilirlik ve iklim krizine ilişkin konular ana tartışma konuları olarak belirlendiği için WEF’e, Yeşil Davos ünvanı verildi. Resmi teması “Uyumlu ve Sürdürülebilir Bir Dünya için Paydaşlar” olan forumun aynı zamanda sıfır karbon olması hedeflendi. Forumda elektrikli araçlar sıralandı, vegan menüler ve etsiz proteinli opsiyonlar sunuldu.

Oturumlarda konuşulan konular oldukça geniş bir yelpazeye sahip olsa da özellikle ilgi çeken konular arasında; sürdürülebilir gıda sistemleri, doğaya dayalı çözümler, sürdürülebilir moda, döngüsel ekonomi ve ESG yatırımı vardı. WEF tarafından yayımlanan 2020 Küresel Riskler Raporu bir hafta önceden bu durum için gerekli hazırlığı başlatmıştı. Geçen haftaki yazımızda da yer verildiği gibi bu raporun amacı birçok farklı sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin bir araya gelmesiyle önümüzdeki 10 yıl için dünyanın ve sektörlerin beklediği riskleri tanımlıyor. Raporun dikkat çekici bir özelliği ise 15 yıllık tarihinde ilk kez, ilk beş riskin tümünün çevresel faktörlere ait olmasıydı. Geçtiğimiz 5 yıla bakıldığında ise, bunun devam eden bir trend haline geldiği anlaşılıyor.

Forumda sürdürülebilirliğin farklı yanlarını ve onu bekleyen zorlukları ölçmek için araçlar oluşturmak kesişen bir odaktı. Üç gün boyunca devam eden gündemin önemli noktalarından biri ise WEF’in Uluslararası İş Konseyi, Büyük Dört (the Big Four) denetim firması (Deloitte, EY, KPMG ve PwC) ile "Sürdürülebilir Değer Yaratmanın Ortak Ölçütlerine ve Tutarlı Raporlamasına Doğru" adı alındaki iş birliğiydi. Bu iş birliğindeki amaç ise farklı sektörler ve şirketlerin yıllık raporlarında kullanılacak bir dizi yeni tutarlı ölçüt ve açıklamalar oluşturmak olarak gözlemleniyor.

Sunulan ölçüt ve açıklamalar, SKA'lar ve ESG alanlarıyla uyumlu dört başlık halinde düzenleniyor:

• Yönetim (SKH 12, 16 ve 17 ile uyumlu) – bir şirketin etik ve toplumsal faydaya bağlılığı
• Gezegen (SKH 6, 7, 12, 13, 14 ve 15) – iklim sürdürülebilirliği ve çevresel sorumluluk
• İnsan (SKH 1, 3, 4, 5 ve 10) – insan ve sosyal sermayenin iş dünyasındaki rolü
• Refah (SKH 1, 8, 9 ve 10) – adil ve kapsayıcı büyümeye iş katkıları

Yeni bir metodoloji oluşturulacağı ve oluşturulurken mevcut çerçevelerden ve standartlardan yardım alınacağı iddia ediliyor. Bu metodolojin yeni standartlar mı oluşturacağı yoksa karma birtakım ölçütler mi olacağı ise devam eden bir tartışma konusu.

Forumda birtakım önerilerde de bulunuldu. Bunlara bakıldığında ise öne çıkan sonuç şirketlerin SKA’lara ulaşma yolunda neler yaptığını rapor etmekle yetinmemesi gerektiği oldu. Şirketlerin, yatırım faaliyetleri de dahil olmak üzere tüm ticari faaliyetlerinin SKA'lar yolundaki ilerlemeyi nasıl etkilediği, ilerlemenin boyutu ve nelerde eksik kalındığıyla alakalı daha spesifik verilere yönelmeleri gerektiği düşünülüyor. Aksi takdirde, şirketler tarafından sadece olumlu bildirimler yayımlanmasının ötesine geçmek mümkün gözükmüyor.

Forumda daha iyi ve kapsamlı ölçümler için ölçütler ve açıklamaların yanı sıra araçlar ve platformlar da tanıtıldı. Bunlardan biri, S&P Global tarafından iklim değişikliğinin şirketler ve yatırımcılar için düzenlemeler, değişen pazar dinamikleri ve teknoloji aracılığıyla nasıl önemli bir geçiş süreci ve fiziksel riskler oluşturduğunu inceleyen "etkileşimli bir veri duvarı" olan The Big Picture on Climate Risk’i tanıttı.

Dünya çapında insanların bir araya gelmeleri, fikirlerini paylaşmaları ve iş birliği yapmaları için gerekli koşullar oluşturmak her geçen gün daha büyük bir ihtiyaç haline geliyor. Hem günümüz ve geleceğin bireyleri hem de dünya için sürdürülebilirliği hayatlarımıza entegre etmek amacıyla bir araya gelinmesinin faydalı sonuçlar doğurabileceği 50. Dünya Ekonomik Forumu’nda da görünüyor.

SHARE: