Menu TR

S360Mag

23 July

Avrupa’nın ihtiyacı olan yeşil vergi reformu

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.
 
Avrupa Reform Merkezi’nde baş ekonomist olarak görev yapan Christian Odenhahl, Avrupa’nın kısa vadede ihtiyacı olan ekonomik hareketlenmeyi ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini yakalamak için ihtiyacı olan adımın bir yeşil vergi reformundan geçtiğine inanıyor. Odendahl’in bu konudaki fikirlerini S360Mag için derledik.  
 
Avrupalı karar vericilerin karbon nötr bir geleceğe geçişi hızlandırırken kısa vadeli arzı da güçlendirmeleri gerekiyor. Bunun çözümü ise şirketlerin ve vatandaşların geçiş sürecine uyum sağmaları için ucuz finansmanın yanında vergi indirimleri ve afları gibi öğeler içeren cesur bir vergi reformu. 
 
17-18 Temmuz tarihlerinde Avrupa Birliği liderleri 750 milyar Euro değerindeki kurtarma fonu üzerinde anlaşma sağlamak için toplandı. Üye ülkelerin hibeler ve kredilerin hangi koşullarda ve nasıl paylaşılacağı dahil olmak üzere bazı konular hakkında anlaşmazlığı sürmekte. Ancak asıl önemli olan nokta ise liderler paket üzerinde bir anlaşma sağladığında üye ülkelerin bu fonu nasıl harcayacağı. Cevap ise oldukça muğlak.
 
Hükümetlerin potansiyel olarak ayrılığa düştüğü iki ana hedef mevcut. İlk olarak, Avrupa ekonomisinin sosyal alanlardaki kısıtlamalardan dolayı sıkıntılı durumda olan restoran, bar ve konser salonları gibi işletmeleri hareketlendirecek ve geliri düşen bireylerin harcamalarını destekleyecek bir talep artışına ihtiyacı var. Münih Üniversitesi bünyesinde yer alan Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’ndeki araştırmacıların yayınladığı raporda yer alan ankete göre Alman firmalarının pandemiden kaynaklı deflasyon etkisiyle karşı karşıya kaldıkları gözleniyor. Bu anket, talep üzerindeki kısıtlamaların arzdaki kısıtlamalardan daha büyük olduğunu göstermekte.
 
İkincisi ise Avrupa ülkelerinin, önümüzdeki on yılda karbon nötr olma konusunda daha hızlı ve bütüncül bir ilerleme sağlayan dijital çözümleri içselleştirmesinin gerekliliği. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği Komisyonu fonda yer alan kaynağın önemli bir miktarının üye ülkelerce uzun vadedeki yeşil ve dijital dönüşümü teşvik edecek reformlara harcanmasını önerdi.
 
Ancak yüksek hızlı tren rayları, elektrikli araç şarj istasyonları ve fiber optik kablo altyapısı gibi kamu yatırımları kısa vadede ekonomiye oldukça ufak bir katkıda bulunuyor. Bu tarz altyapı yatırımlarının planlama komisyonu tarafından onaylanması ve hayata geçmesi uzun yıllar alıyor. Tüketimi teşvik eden fırsatlar ya da “eskiyi götür yeniyi getir” gibi programların talebi hızlıca arttırma potansiyeline rağmen sürdürülebilir dijital ekonomik geçiş hedefine katkıları düşük. 
 
Tam bu noktada karar vericiler için hem kısa vadede talebi arttıracak hem de karbon nötr hedefine ulaşmayı hızlandıracak bir çözüm mevcut: cömert vergi indirimleri ve faydaları sağlayacak ve ucuz finansman imkanı yaratacak ciddi bir vergi reformu. Bu reformun ekonomik temeli oldukça basit ve geniş çevrelerce de kabul edilmiş durumda. Zararlı sera gazı emisyonlarını daha maliyetli hale getirecek yeşil vergiler ile tüketicileri ve şirketleri çevreyi kirletici aksiyonlardan uzaklaşmaya yönlendirmek ve enerji tasarrufunu karlı bir hale getirmek. Ek olarak, önceden net bir şekilde belirlenmiş üst limitler ile yeşil vergiler çevreyi kirletici aksiyonların gelecek maliyeti açısından güvenilir bir projeksiyon sunuyor. Bu sayede işletmeler ve tüketiciler enerji tasarrufu sağlayan inovasyonlara ve ekipmanlara yatırım yaptıklarında çevreyi daha az kirleten cihazları/aksiyonları ile ne kadar vergi indirimine sahip olacakları konusunda daha net bir fikir sahibi oluyor.
 
Avrupa’nın mevcut Emisyon Ticareti Sistemi gerekli olan fiyat sinyalini/göstergesini sunmakta yetersiz kalıyor. Karbon fiyatlandırması tüketim miktarında değişime yol açamayacak kadar düşük ve firmalara gelecekteki kirlilik maliyetleri konusunda güvenilir bir kaynak olmak için fazla değişken.
 
Son güncellemelerle sistemi karbon vergisine yakın bir noktaya getirmiş olmasına rağmen ton başına CO2 emisyonunun maliyeti hala yaklaşık 20 Euro’dur. Dünya Bankası, Paris Anlaşması’nda belirlenen karbon emisyonu azaltma hedefleri doğrultusunda ton başına emisyon maliyetinin günümüzde yaklaşık 50 Euro ve 2030’a kadar bu maliyetin ton başına 70 Euro seviyelerinde olması gerektiğini belirtiyor.
 
Ayrıca yürürlükte olan emisyon ticareti sistemi Avrupa’nın en kirletici sektörleri olan inşaat, ulaşım ve tarım sektörlerini kapsamıyor. Bu üç sektör, atık işleme ve diğer süreçleri ile birlikte Avrupa’nın toplam sera gazı emisyonunun %55’inden sorumlu. Sonuç olarak cesur bir vergi reformu hala önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor.
 
Buna ek olarak, üye ülkeler bugünden itibaren harekete geçerek işgücü üzerindeki vergiyi azaltıp sosyal hakları arttırmalı. Bu adım, ekonominin ihtiyacı olan hızlı talep artışını tetikleyecek ve yapılan yardımların etkisini de arttıracak.
 
Karar vericiler, vergi indirimlerinin ve ek harcamaların yeşil vergilerin uygulanmasını telafi etmekten daha fazlasını sağlamalı. Bu durumda AB fonları, böyle bir politika kombinasyonundan kaynaklanan bütçe açıklarındaki geçici artışı kısmen dengeleyebilir.
 
Yeşil vergilerin problemli yanları da olabilir. Bu vergilerin uygulanması çevreyi kirleten endüstrilerde çalışan, evini izole etmeye ya da yakıt tasarrufu daha iyi bir araba almaya maddi gücü olmayan insanları yetersiz ve sıkıntılı bir pozisyonda bırakabilir. Ancak bu noktada yeni AB fonu devreye girerek bu sıkıntıların etkisini nötrleyebilir.
 
Bölgesel seviyede ise AB’nin yeni revize ettiği “Adil Geçiş Fonu” çevreyi kirleten sektörlerde çalışanların çoğunlukta olduğu yerel ekonomileri destekleyebilir. Hükümetler, yeşil vergileri bu bölgelerde siyasi olarak daha kabul edilebilir hale getirmek için bu yardımı ulusal yatırım programlarıyla desteklemeli.
 
Koronavirüs krizi, dünyayı devam eden iklim değişikliği tehdidine odaklanmaktan uzaklaştırıyor. Ancak bunun böyle olmasına gerek yok, çünkü AB'nin toparlanma fonu hükümetlere, vergi yükünü işgücünün üzerinden çevreyi kirleten etmenlere kaydırmak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bu fırsat değerlendirilmeli.
 

SHARE: