Menu TR

S360Mag

14 July

ÇSY endeksleri: Eski usül devam ediyor

Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) endeksleri dünyası o kadar genişledi ve büyüdü ki endeksi olan tüm kurumlar bu oyunun içinde yer almak istiyor. Dow Jones'un ilk “Sürdürülebilirlik Endeksi”ni yayınlanmasından bu yana, 'sürdürülebilirlik' veya 'ÇSY' endekslerinin üretimi çoğaldı ve her şirkete göre borsada bir endeks bulmak mümkün hale geldi. Ancak, bu kadar çok ÇSY endeksi olması birbirine çok benzeyen yapıların oluşumuna sebebiyet verdi.

Geçmişte Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi genel müdürü olan Dr. Tauni Lanier'in ÇSY endekslerinin ne kadar yenilikçi olduklarının araştırıldığı yazısından öne çıkan konuları aşağıda derledik.

Piyasanın şirketlerden beklentisinin değişim yaşadığı bir dönemdeyiz. Son birkaç yıldır ÇSY tabanlı fonlara talep sürekli artmakta. Küresel bir fon ağı olan Calastone tarafından hesaplanan verilere göre, ÇSY'nin uygulanabilir bir yatırım stratejisi olarak popülerliğini kanıtlıyor. Calastone'un ÇSY Fon Akışı Endeksi, son üç yılda ortalama 61,9 olarak gerçekleşmesi satın alma faaliyetlerinin satma faaliyetinden neredeyse 1,5 kat daha büyük olduğu anlamına geliyor. Piyasanın bu denli popüler olduğu bir ortamda ise oluşturulan ÇSY endekslerinin birbirlerinin karbon kopyaları olarak tek farklılıkların veri sağlayıcıların adları olması üzücü.

Pasif ürünlere olan talep oldukça “duyarlı” olunduğunun göstergesi. Morningstar'ın yakın tarihli bir raporuna göre, sürdürülebilirliğe yapılan sermaye girişi piyasaları canlandırıyor. Veriler, küresel olarak sürdürülebilir fonların 2020 yılının ilk çeyreğinde 45,6 milyar dolar sermaye girişi gördüğünü ve Covid-19'un yarattığı olumsuzluklardan etkili bir şekilde kaçındığını gösteriyor. ÇSY'ye yatırım yapmak finansal olarak oldukça mantıklı duruyor. Yine de ÇSY'ye yatırım yapmanın zorlayan tarafları var.

Lanier’e göre pasif yatırımcılar, çevre, şirket ve marka beklentileri ile uyumlu ve yenilikçi ürünleri talep etmeliler. Yatırımcıların yenilikçi ürünlere duyduğu ihtiyaç, endeksler tarafından kullanılan metodoloji için de geçerli. ÇSY endeksleri tarafından kullanılan verilerin hem eski hem de eksik oluşu ayrıca hataların bilinmemesi çok büyük sorun teşkil eder. Verilerin ayrıntılı bir düzeyde doğrulanamıyor oluşu ve verilerin yalnızca küçük bir yüzdesi güvence altında oluşu da buna eklenince bazı sorular ortaya çıkıyor: Endeks sağlayıcıların bir sonraki seviyeye geçme zamanı değil mi? Yeni teknolojileri kullanmak ve verilerden ve dolayısıyla metodolojiden daha fazlasını talep etmek mümkün değil mi? Sorunlar ve gözlemler göz önüne alındığında endeksleme alanının son 20 yılda daha iyi yol alması beklenirdi.

Öbür taraftan yatırımcılar gerçek etkiyi gösteren yenilikçi ürünler talep ediyorlar: Çevresel, sosyal ve yönetişime yönelik yani finansal olmayanlar bir şirketin esnekliği için finansal olandan daha önemli hale geldi. Ayrıca, yönetmeliklerin de artmasıyla endekslerin de etki göstermenin yanı sıra mevzuata uygun olması gerekliliği arttı. ÇSY liderleri olarak görülen şirketler, değişen iş ortamına yeni iş stratejileri geliştirerek topluma olumlu bir katkıda bulunarak, iklim değişikliği ve pandemi gibi büyük krizlere karşı gerçekten dirençli olmaları gerektiğinin farkında.

Endeks inovasyonunun daha fazla yatırımı teşvik edeceği, şirketlerin özellikle dış paydaşları nezdinde gösterecekleri performansın norm olduğu bir senaryoda, toplumun ve çevrenin daha iyi olacağı bir dünya hayal etmek mümkün.

SHARE: