Menu TR

S360Mag

13 February

BlackRock’ın kömür yatırımından çekilmesi yatırım dünyasında takdir topluyor

Dünyanın en büyük yatırım kuruluşlarından BlackRock’ın kömüre bağlı olan şirketlerin holdinglerine yapacakları yatırımlara son vermesi kararı ile BlackRock iklim dostu finansı destekliyor. Fakat BlackRock’ın vermiş olduğu bu karar, analistlerin aklında yatırımcıların dünyanın geleceğini nasıl önceliklendireceğine yönelik soru işaretleri yaratıyor.

Geçen hafta dünyanın en büyük özel yatırım fonunun, satışlarının çeyreğinden fazlasını kömürden elde eden şirketlerdeki hisselerini 2020 ortasına kadar elden çıkaracağını paylaşması fon yöneticileri tarafından olumlu bir adım olarak karşılandı. Bunun yanı sıra, BlackRock’ın yatırım stratejilerinde iklimi önceliklendirmesi ve fosil yakıtlarda tamamen çekilmeyi düşünüyor olması büyük ilgi çekti. Ancak aynı analistlere göre BlackRock'un planlarında bu yeni yatırım standartlarının sürdürülebilirliğini nasıl sağlayacağı henüz net değil.

İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri ve yarattığı finansal yük su yüzüne çıktıkça giderek daha fazla şirket ve yatırımcı riski azaltmak için önlemler almaya başlıyor. Kömür de dünya ekonomisindeki hidrokarbonlar içinde çevre için en büyük zararı yaratanlardan.

BM Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 1,5 derece Paris iklim anlaşması hedefine ulaşmak için daha iyi bir şans elde etmek için, kömür kullanımının 2030 yılına kadar üçte iki oranında düşmesi ve 2050 yılına kadar tamamen sıfırlanması gerektiğini söylüyor.

BlackRock’ın iklim değişikliği üzerine aldığı sorumluluk yatırım sektöründe bir dönüşüm noktası niteliğinde. Fakat fosil yakıtların ve yenilenebilir kaynaklar için yapılan yatırımların takibini yapabilen Influence Map’in kurucusu olan Thomas O'Neill, BlockRock’ın bu hamlesinin kömüre olan yatırımını yarısından fazlasını bitirebileceğini söylüyor. Ancak, Norveç emeklilik fonunun 2015’te yaptığı benzer bir hatayı yapabileceği uyarısını ekliyor: Norveç fonu, kömür termik santralinden elde edilen satışın yüzde 25 ve üzeri satış yapan şirketlerle ilişkisini keserken, yüzde 25 barajının altındaki firmalara yatırım yapmaya devam etti ve bu da kömür termik santrallerine yaptığı yatırımları yüzde 12 oranında artırdı. Örneğin fon, dünyanın en büyük maden şirketlerinden biri olan Anglo-İsviçre devi Glencore'daki hissesini neredeyse ikiye katladı. O'Neill, sonuç olarak Norveç fonunun bu kadarının kömür sermayesi üzerinde çok küçük bir etki yarattığının altını çiziyor.

IEEFA’nın enerji finansı direktörü Tim Buckley, BlackRock’ın bu stratejisinin küresel yatırım topluluklarında önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Paris Anlaşması’nın ilkelerine uymaya çalışan bir şirketin aynı zamanda dekarbonizasyon sözü verdiğinin de altını çiziyor.

SHARE: