Menu TR

S360Mag

5 December

Avrupa Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı gerçekleştirmeye ne kadar yakın?

Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen bağımsız bir değerlendirme, Avrupa ülkelerinin küresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda başarısız olduğunu gözler önüne seriyor. Değerlendirme, Avrupa Birliği siyasi liderlerinin iklim değişikliği, çevre kirliliği, biyoçeşitlilik ve aşırı tüketimi hedef alan bir plan hazırlamaları yönünde çağrıda bulunuyor.

Avrupa Birliği’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (Sustainable Development Goals, SDG) kapsamında attığı adımların değerlendirildiği rapor, Avrupa’nın küresel sürdürülebilirlik gündeminde lider konumda olduğunu doğruluyor. Ancak, bu kıtadaki ülkelerin tamamının hedeflere ulaşma yolunda sürecin gerisinde kaldıkları da vurgulanıyor.

Avrupa’nın SDG’lere giden yolda karşılaştığı zorluklar arasında iklim değişikliği, biyoçeşitlilik ve döngüsel ekonomi konuları bulunuyor. Rapor, Danimarka, İsveç ve Finlandiya’nın hedeflere en yakın ülkeler olduğunu belirtirken, bu ülkelerin bile hedefleri gerçekleştirme konusunda sorun yaşadığını, Doğu ve Güney Avrupa ülkelerinin ise çok daha kötü performans gösterdiğini vurguluyor.

Hedeflere giden yolda problemlerin istikrarlı bir hızda artıyor olması, Avrupa’nın diğer ülkeler üzerinde SDG’lere ulaşma gücünü engelleyen negatif bir yayılma etkisi de yarattığına işaret ediyor. Avrupa ülkelerinin diğer ülkeler üzerindeki negatif etkisi daha çok tarım, orman ve balıkçılık ürünlerine sürdürülebilir olmayan taleplerden kaynaklanıyor. Bu nedenle, Avrupa ülkelerinin iklim diplomasilerini ve kalkınma iş birliklerini geliştirmeleri, aynı zamanda da bu negatif etkileri kontrol altına alabilmek için politika uyumluluğunu güçlendirmeleri gerekiyor.

IEEP CEO'su Céline Charveriat, raporun bulgularının bir uyarı sinyali görevi taşıması gerektiğini söylüyor ve bir "Yeşil Anlaşma" oluşturulması çağrısında bulunuyor. “Yeşil Anlaşma” iklim değişikliği, kirlilik, biyolojik çeşitlilik ve aşırı tüketim konularının ele alınmasına ve ülkeler arası bir uyum yaratılmasına katkıda bulunabilir. Bu anlaşmanın öncelikli hedeflerinin ise, enerji sistemlerinde sıfır karbona ulaşmak, kaynak verimliliği ve atık yönetimi yolu ile döngüsel ekonomiyi güçlendirmek ve sürdürülebilir arazi kullanımı ve gıda sistemlerinin kullanımına yönelik görüşleri teşvik etmek olması öneriliyor.

Raporda, SDG'lerin uygulanmasında Avrupa Birliği’nin kendi iç dinamiklerinde olduğu kadar uluslararası alanda da lider olmasının çok önemli olduğunun da altı çiziliyor. Charveriat, Avrupa’nın küresel anlamda yeni, kapsayıcı düşük karbonlu döngüsel sanayi ve tarım yaratarak, ekonomik refahı sağlanırken eşitsizliklerin azaltılmasının ve doğal kaynakların korunmasının mümkün olduğunu tüm dünyaya gösterebileceğini belirtiyor.

SHARE: