Menu TR

S360Mag

9 July

Rainforest Alliance, yeni sertifikasıyla etik üreticilerin iklim duyarlı olmasını hedefliyor

Bu haberi 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Rainforest Alliance (Yağmur Ormanları Birliği) sertifikası güncellenerek iklim değişikliğine uyum, ormanların korunması ve sosyal risklerin saptanması konularında çiftçilere yardım etmek için teknolojiyi kullanmayı hedefliyor. Rainforest Alliance ve UTZ sertifikaları 2018 yılında birleştirilmiş ve kahve, çay, kakao, muz gibi farklı ürünlerde birçok markaya etik üretim sertifikasyonu sağlamaya başlamıştı.

Günümüzde 2 milyondan fazla üretici Rainforest Alliance düzenlemelerini kullanarak ürettikleri ürünün üreticiden tüketiciye izlenebilmesini sağlıyor. Bu sertifikayı kullanan şirketler arasında Nestle, Unilever, Hershey Co, Walmart, Dole ve Chiquita gibi dünyaca tanınmış markalar da yer alıyor.

Grubun açıklamalarına göre yeni hazırlanan gıda sertifikası programında, üreticiler ve markaların daha iyi teknolojiler kullanarak iklim değişikliği, insan hakları ve sürdürülebilir tarım konusunda gelişimlerine katkıda bulunulacak. Güncellenen sertifika programının iki yılda binin üzerinde danışman ve 50 ülkenin katkılarıyla hazırlandığı belirtiliyor.

Rainforest Alliance’ın Standart ve Güvence Direktörü Ruth Rennie’ye göre son 10 yılda sürdürülebilir sertifikaya karşı hızla artan bir taleple karşı karşıyayız. İçinde bulunduğumuz dönemde, iklim değişikliği ve sosyal eşitsizlikler gibi birçok problem bizleri sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalara daha da çok yöneltiyor. Tüketici davranışları da bununla birlikte değişim gösteriyor. Günümüzde özellikle yeni nesil tüketiciler kullandıkları ürünlerin nereden geldiğini ve bu ürünlerin yarattığı çevresel ve sosyal etkileri gözlemlemek istiyor. Rennie, bu yeni tüketici alışkanlığının çevresel ve sosyal konularda daha duyarlı olacağımız sürdürülebilir tercihlere yönelmede önemli bir adım olarak karşımıza çıktığını vurguluyor.

Rainforest Alliance’ın hazırladığı yeni sertifika programıyla birlikte üreticiler iklim değişikliğinin getirebileceği olumsuz etkilere karşı daha hazırlıklı olabilecek. Üreticiler, karşı karşıya kalabilecekleri potansiyel riskleri saptayabilirken sel baskını ve kuraklık gibi durumlarda alabilecekleri acil önlemleri de belirleyebilecekler. Böylelikle yetiştirdikleri ürünleri de iklim dayanıklı hale getirmeleri mümkün olacak.

Ruth Rennie’nin paylaştığı bilgilere göre sertifika programı bir ‘’sınıfı geçti-sınıfta kaldı’’ sisteminden ziyade sürekli gelişim odaklı bir program olarak kendini yenileyecek. Böylelikle daha dayanıklı ve çevik, riskleri saptayan ve onlarla başa çıkacak modelleri geliştiren bir sertifikasyon programı halini alacak. Teknolojinin ve bilginin daha iyi kullanımı, yeni sertifikasyon programının temel amaçlarından biri olacak. Başka bir deyişle yeni teknolojiler ve bilginin doğru kullanımı sayesinde programın risk gözlemi konusunda kendisini bir hayli geliştirmesi planlanıyor.

Sertifika üyeleri güncellenen sertifika programı kapsamında orman koruma ve sosyal konularda daha kapsamlı kriterlere uyum sağlayacak, tedarik zincirlerinde meydana gelebilecek iklim değişikliği etkilerini saptayacak ve olası insan hakları risklerini belirleyecek. Risk belirleme dışında, risklerin çözümü için de bir plan oluşturmaları gerekecek. Programa katılanlardan üreticilerin sürdürülebilir üretimini desteklemeleri yatırım yapmaları bir şart olarak aranacak.

Yeni sertifikasyon programına kayıtlar 2021 yılı Ocak ayında başlayacak ve başvuranların Haziran 2021 itibariyle program kapsamında belirlenen zorunlu gerekliliklere uymaları beklenecek.

SHARE: