Menu TR

WE TALK

20 July

İklim Değişikliği Raporlamasında Zorluklar

Tüm dünyada pek çok şirket çevreye olan etkilerini yıllık olarak raporluyor. İklim değişikliğinin sebep olduğu etkiler, bu raporlarda önemli ölçüde yer kaplıyor. Düşük karbon ekonomisine geçiş, iklim değişikliği kaynaklı öngörülemeyen riskler gibi unsurlar, şirketlerin hızla uyum sağlaması gerektiği anlamına geliyor. Değişen müşteri taleplerine verilen karşılıklarsa yeni fırsatların ortaya çıkmasını tetikliyor.

Paydaşlar ve yatırımcılar, şirketlerin finansal performanslarını ve gelecek hedeflerini raporlarken iklim değişikliğinin etkisini, açıklık ve şeffaflık içinde paylaşmalarını istiyor. Finansal İstikrar Kurumu – İklim Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü (FSB – TCFD) önerileri, iklim risklerini şeffaf bir şekilde yansıtıyor. TCFD’nin çalışmaları, şirketlerin iklim risklerini değerlendirmelerini ve bu riskleri finansal süreçlerine şeffaf bir şekilde yansıtmalarına yardımcı oluyor.

TCFD’nin önerileri, şirketlerin genişlemesine ve hızla büyümesini destekliyor. Birçok şirket ve kuruluş bu tavsiyelere uyacağını taahhüt etmesine rağmen , şirketlerin çerçevenin içine daha derin bir şekilde girdiklerinde, ilgili önerilerin nasıl uygulanacaklarına dair sıkıntı çekebiliyor. Küresel Risk Merkezi’nin (Global Risk Center) tespitlerine göre şirketler bu önerileri uygulamaya koyarken 3 temel zorluk yaşıyor :

*İklim Risklerine Daha Geniş Bir Yaklaşım için Liderlik Desteği Sağlanması: Her ne kadar şirket raporlarında yöneticilerin çoğunun iklim riskleri ile ilgili konuların üzerinde drurduğu söylense de , küresel çapta iklim ile ilgili konularda gösterilen liderlik oldukça sınırlı kalıyor. Şirketler, iklim değişikliğini başlıca gündem başlıkları arasına almayabiliyor. Bu konuda ilerleme kaydedilecekse, bu sürecin üst düzeyden başlayıp alta doğru yayılması önem taşıyor.

*Karmaşık Risk Yönetimi Süreçlerinin Üstesinden Gelmek : Standart risk yönetim süreçleri, iklim değişikliği ve düşük karbon ekonomisi konularında işlevsiz kalıyor. Kısa vadeli ve klasik olan risk yönetim süreçleri paydaşların uzun vadeli planları için yeterli olmayabiliyor. İklim risklerinin değerlendirilmesi ve bu sürecin yönetiminde sürdürülebilirlik topluluklarının görevi olması gerekiyor. TCFD önerileri doğrultusunda ilerlemek de önem taşıyor.

*İklim Değişikliği Senaryolarında Sınırlı Deneyim : İklim senaryolarının anlamlı finansal analizlere dönüştürülmesi karmaşık bir süreç. Hangi senaryonun nasıl bir sonuç ortaya çıkaracağı ve hangi senaryonun kullanılacağına dair tercihin yapılması, çoğu zaman ilgili ekipleri zorlayabiliyor. Oluşturulan iklim-eko senaryoların finansal etkilere dönüştürülmesi de başka bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bu sorunların çözümü, tüm kuruluşun etkin çalışmasıyla gerçekleştirilebilir. Bir sonraki adımda, şirket ortaya konulan senaryoları planlamalarına etkili bir şekilde dahil edebilmelidir. Sürecin kesinlikle uzun ve aşamalı olarak ilerlenmesi beklenmelidir. İklim senaryoları kısa vadeli olarak finansal süreçlere dahil edilemediği sürece , sorunun çözümü gecikecektir. Bununla beraber, süreci kucaklayabilen ve uyum sağlayabilen şirketler, uzun vadeli sürdürülebilir büyümelerine katkıda bulunabilirler.

SHARE: