Menu TR

S360Mag

19 March

Şok gelişme: Cinsiyet eşitliğine ulaşmış bir ülke bulundu!

Bu haberi 9 dakikada okuyabilirsiniz.

Equiterra1’da her birey, cinsiyet fark etmeksizin, eşit hak ve fırsatlara sahip. Kadınlar ve kız çocuklar gece yürürken güvende hissediyor. Eşit işlere eşit maaşlar alıyor.

Sadece bu da değil; kadınlar ve erkekler ev işlerini bölüşüyorlar ve yüksek kalitede bakım hizmetlerine erişilebilir fiyatlarla ulaşabiliyorlar. Muhteşem değil mi!

Karar alma mekanizmalarında kadınlar için “minimum yüzde 30“ kotasından kimse bahsetmiyor, kadınlar ve erkekler siyasi makamlarda, şirketlerin yönetim kurullarında ve fabrikalarda eşit olarak temsil ediliyor. Kadınlar; hayatlarını, vücutlarını, politikalarını ve çevrelerini etkileyen kararlarda eşit söz hakkına sahipler. Kız çocukları da erkek çocukları kadar değer görüyor, cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimleri fark etmeden insanlar kendilerini güvende ve eşit hissediyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir ortam böyle görünüyor. Bu toplumun hareketli başkentinde bir tur atmaya hazır mısınız?

1. Basmakalıpların Olmadığı Bulvar

Bu bulvarda yürüyen küçük bir kıza ne olmak istediğini sorunca her şey olabileceğini söylüyor; bir bilim insanı, mühendis, anayasa mahkemesi hâkimi, olimpiyat şampiyonu, sanatçı ya da astronot – konu hayaller olunca sınırlar yok.

Stereotip kavramı bu ülkede anlamını kaybetmiş.

İnsanlar, futbol oyuncusu olmak isteyen genç bir kızı, kabiliyetlerini sorgulamadan destekliyor. Öğretmenler, kızların STEM alanlarına ilgisi olmayacağını varsaymaksızın bu alanları seçmek isteyen tüm öğrencilerini teşvik ediyor.

Equiterra’da çeşitlilikten korkulmuyor, çeşitlilik kutlanıyor ve herkesi tercihleriyle kabul etme kültürü kalplere ve zihinlere yön veriyor.

Gerçeklerle yüzleşme:
6 yaşına geldiklerinde kız çocukları erkek çocukların daha zeki olduklarını ve gerçekten akıl gerektiren aktivitelere daha uygun olduğunu düşünüyor.
Bu toplumsal cinsiyet eşitsizliği kaynaklı durumun bir sonucu olarak dünyadaki araştırmacıların sadece yüzde 30'u kadınlardan oluşuyor.


2. Şiddetsiz Geçiti

Şiddetsiz Geçiti’nde iki kadın yürüyor ve o gün işte geçirdikleri günü konuşuyor.

“Çok saygılılardı, bugün toplantıda dinlendiğimi ve anlaşıldığımı hissettim” diyor kadınlardan biri. “Ben de” diyor öteki kadın.

Equiterra'da, kadınları bir araya getiren cinsel taciz ve istismarla ilgili deneyimler değil, güçlendikleri ve eşitlik deneyimleri haline gelmiş.

Kadınlar sokakta yürürken ya da iş hayatlarında cinsel taciz ile karşı karşıya kalmıyorlar. Kıyafetleri yüzünden yargılanmaya ya da saldırıya uğramalarına karşı, ellerine anahtar sıkıştırıp yürümeleri onlara öğretilmiyor. Kadın cinayetleri diye bir kavram yok, burada kadınlar değer ve saygı görüyor.

Aile içi şiddet çok nadir görünüyor çünkü bu gibi durumlara karşı güçlü yasalar ve mağdur durumda olanları koruyan hizmetler var. Toplumsal cinsiyet eşitliği kabul görmüş bir toplum kuralı haline geldiği için partnerler arasındaki güç dinamikleri zehirli ya da baskın değil.

Gerçeklerle yüzleşme:
Dünya çapında, kadınların %17,8'i son 12 ay içinde partneri tarafından fiziksel veya cinsel şiddet yaşamıştır, mevcut verileri olan çoğu ülkede şiddet gören kadınların %40'ından azı yardım istemekte.
2017 yılında, kasıtlı cinayet mağduru kadınların yarısından fazlası (%58), her gün 137 kadın, partnerleri veya bir aile üyesi tarafından öldürüldü.


3. Eşit Ücret Sokağı

Eşit Ücret Sokağı’nda – ve aslında Equiterra’daki her yerde – kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret politikası bir tartışma konusu dahi değil. Her sektörde kariyer hedefleri belirleyebildikleri için kadınları geri tutan sistemik bariyerler yok, “kadın işi” ya da “erkek işi” kavramları yok.

İş ve ev sorumlulukları eşit olarak bölüşüldüğü için aile ve hayat tercihleri kadınların iş hayatında ilerlemesini engelleyebilecek konular olarak algılanmıyor.

Tüm sektörlerde ebeveyn izni var. Yani, babalar da anneler gibi ebeveyn izni alıyor ve keyifle çocuklarına bakıyor. İşverenler, bakım sorumlulukları olanlar için esnek düzenlemelere izin veriyor.

Ayrıca, Equiterra'da asgari ücret iyi bir gelir sağlayacak şekilde ayarlanmış ve herhangi bir bakıma ihtiyaç duyanlar için kaliteli ve uygun fiyatlı bakım her zaman mevcut. Sonuç olarak, erkekler ve kadınlar gelişmekte olan ekonomiye eşit katkıda bulunabiliyor, çocuklar ise mutlu ve sağlıklı.

Gerçeklerle yüzleşme:
Dünya çapında, kadınlara erkeklerden %16 ila %22 daha az ödeme yapılmaya devam edilmekte.
Kadınlar ortalama olarak erkeklerin üç katı ücretsiz bakım ve ev işi yapıyor. Bu durum ise kadınların güvencesizliğine uzun vadeli sonuçlar yaratıyor.


4. Toksik Erkeklik Geri Dönüşüm Tesisi

Tıpkı her uygarlıkta olduğu gibi, Equiterra vatandaşları da ataerkil normlar, cinsiyet rolleri, erkek ya da kadın olmanın, transseksüel ya da cinsiyete uymayan (gender non-conforming)2 olmanın anlamı konusunda tarihten etkileniyor.

Ancak Equiterra halkı, kadınları ve erkekleri jenerasyonlar boyunca sınırlayan bu tarihsel toplumsal cinsiyet kökenli basma kalıplara uymak yerine toksik erkekliği sorgulamayı seçiyor.

Toksik Erkeklik Geri Dönüşüm Tesisi’nde yenilikçi diyaloglar ve öğrenme yoluyla, toksik davranışlar cinsiyet eşitliğini sürdüren tutumlara dönüştürülüyor.

Örneğin, erkekler ve erkek çocuklar üzerindeki “duygularını göstermeme” ya da “doğuştan agresif bir yapıları olmalı” gibi beklentiler daha sağlıklı davranışlara, her bir bireyin kendi benliği, duyguları, hayalleri ve yetenekleri ile yaşama hakkına saygılı tutumlara dönüşüyor. Sadece “kadın” ve “erkek” olarak ikili cinsiyet tanımlarından ziyade, cinsiyet kimliği ve yönelimi geniş bir spektrum olarak görülüyor.

Baskıcı cinsiyet rollerinden ve toksik erkeklikten kurtulmuş olan Equiterra halkı, tüm toplumlardan daha mutlu ve zihinsel olarak daha sağlıklı.

Gerçeklerle yüzleşme:
2007-2017 yılları baz alınarak yapılan ve 42 ülkeyi kapsayan ankete göre kadınların %8’i ve erkeklerin %13,2’si partnerlerin tartışmasını kadına şiddettin haklı bir gerekçesi olduğunu savunuyor.
Her 40 saniyede 1 kişi inithar ediyor; yani yılda 800.000 kişi hayatını kaybediyor. Erkekler arasında intihar oranları, kadınlara göre dört kat daha fazla. Toksik erkeklik hem kadınlara hem de erkeklere zarar veriyor.


5. Kapsayıcılık Meydanı

İki adam çocuklarının oyun parkında oynamasını izliyor. Çocukları tekerlekli sandalyede bir çocuk ve küçük bir kızla arkadaş olmuş. Rol yapıyorlar: hepsi birer şövalye ve kalelerini hayali düşmanlara karşı koruyor. Kapsayıcılık meydanı ailelerin ve arkadaşların rahatlamak ve dışarıda vakit geçirmek için buluştuğu bir yer. Herkes burada keyifli vakit geçirebilir: burası engelli bireyler için erişilebilir bir alan ve insanlar ırk, din, sosyoekonomik durum ve cinsel yönelimlerine göre yargılanmıyor. Burada herkes saygı ve hoşgörüyle karşılanıyor, topluma dahil ediliyor ve güvende hissediyor.

Gerçeklerle yüzleşme:
68 ülkede, aynı cinsiyetten partnerlerin varlığının suç teşkil ettiği yasalar var ve bu ülkelerin 11'inde bu suç ölümle cezalandırılabiliyor.
Engelli çocukların ve gençlerin %5'inden azının eğitime erişimi vardır; engelli kız çocukları ve genç kadınlar ise sosyal hayata katılma konusunda erkeklere göre daha fazla engellerle karşılaşmakta.


6. İklim Eylemi Sokağı

Equiterra’da iklim değişikliğini inkar eden kimse yok. Herkes dünyayı korumak, sıcaklıktaki artışı durdurmak ve kaynakların yok olmasını engellemek için kendisine düşen payı yapıyor. Bu sokak boyunca geri dönüşüm ve gübreleme kutuları görülüyor. Bireysel araçlara sahip olma ve kullanma ihtiyacını azaltan sürdürülebilir ve güvenli ulaşım sağlanıyor. Sürdürülebilir, geri dönüştürülmüş moda ve atıkların sınırlandırılması burada rağbet görüyor.

Ayrıca kadınları, erkeklerle eşit şartlarda liderlik ederken görebilirsiniz. İş dünyasında ve hükümette kadın liderler, çevreyi koruyan politikaların oluşturulmasında kilit aktörler. Kadınların deneyim, yetenek ve bakış açılarının dahil edilmesi ile Equiterra karbon ayak izini ve gıda atıklarını sürdürülebilir bir şekilde azaltmanın yeni yollarını buldu.

Gerçeklerle yüzleşme:
Çevresel bozulma, düşük gelirli ülkeleri ve iklim krizine sebep veren ülkeler arasında en aşağılarda bulunan kesimlerdeki kadınları orantısız bir şekilde etkilemekte. Kadınların büyük ölçüde geçim kaynağı olan çevresel kaynakların yok edilmesi, gıda güvensizliğinin ve hastalık oranının artmasına sebep oluyor. Bu durumda kadınların üzerindeki ücretsiz bakım ve ev işi yükünü arttırıyor.
Dünya çapında iş sahibi olan kadınların %7’si tarım, ormancılık ve balıkçılık ile geçimini sağlıyor ancak arsa sahibi olan kadın yüzdesi sadece %13,8.


7. Eşit Temsil Caddesi

Eşit Temsil Caddesi boyunca birçok önemli kurum bulunuyor: hükümet merkezleri, önde gelen şirketler, büyük gazetelerin ve televizyon kanallarının ofisleri. Hepsinde toplumsal cinsiyet dengesine sahip liderlik pozisyonları var.

Parlamentoda kadınlar ve erkekler eşit temsil ediliyor, çeşitlilik sağlayan yönetim kurullarında kadınlar ve erkekler ortak hedefler için çalışıyor. Medyada ise toksik kalıp yargılar ve cinsiyetçilik yok.

Gerçeklerle yüzleşme:
Erkekler hala dünyanın dört bir yanındaki parlamentoların tek veya alt meclisindeki koltukların dörtte üçünden fazlasına sahip.
Haziran 2019 itibariyle, Fortune 500 şirketlerinin sadece 33'ü kadın CEO'lar tarafından yönetiliyordu.


8. Eğitim Bulvarı

Equiterra’da eğitim en büyük öncelik. Okullarda, kız ve erkek çocuklarının topluluklarını ve kültürlerini şekillendiren kadın ve erkeklerin hikayelerini içeren tarih kitapları okuduğunu görürsünüz.

Çocuklar güvenlikleri açısından endişe etmeden okula gidiyor, ev işleri kız ve erkek çocuklar arasında da eşit olarak paylaşılıyor. Öğrenmek ve büyümek için ihtiyaç duydukları tüm kitap ve teknolojilere erişimleri var.

Kız çocuklara, onlara göre olmadığı varsayımı olmadan bilim ve matematik öğretiliyor. Erkek çocuklar insani bilimler ve sanat öğrenirken toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemini de öğreniyor. Kız çocuklarının okuldan alınıp evlendirilmeleri, çocuk evlilikleri diye bir şey burada yok.

Gerçeklerle yüzleşme:
Eskiye nazaran çok daha fazla kız çocuğu okula gidebiliyor, ancak tahminlere göre 15 milyon kız çocuğu ve 10 milyon erkek çocuk hala okula gidemiyor.
Her beş kız çocuktan biri 18 yaşından önce evleniyor.


9. Özgürlük Bulvarı

Özgürlük, Equiterra'da yaşamın yol gösterici ilkelerinden biri. İfade ve hareket özgürlüğü, kimliğinizi seçme özgürlüğü, kaç çocuğunuz olacağını seçme ve kendi bedeniniz üzerinde kontrol sahibi olma özgürlüğü…

Özgürlük Bulvarı’nda bu seçeneklerden bazılarına rehberlik edecek kaynaklar bulunuyor. Burada güvenli, gönüllü aile planlaması bilgilerine erişim sağlanabiliyor. Cinsellik, üreme sağlığı ve hakları hakkında kapsamlı eğitim herkese sağlanıyor ve bu okul müfredatının bir parçası.

Equiterra'da, herkes bilgi ve hizmetlere erişim yetkisine sahip olduğundan, çiftler ve bireyler ne kadar ve ne zaman çocuk sahibi olmak isteyip istemediklerini planlayabilir, kadınlar eğitimlerini tamamlayabilir, kariyer hedeflerini takip edebilir ve iyi bir sağlık sisteminden yararlanabilirler. Hayatlarını etkileyen sağlık politikalarını ve bütçelerini şekillendirmede her bir birey kendi lideri haline geliyor.

Genç ya da yaşlı her kadın, sosyal olarak damgalanma korkusu olmadan ya da ayrımcılığa uğramadan HIV testi ve tedavisi alabiliyor. Equiterra'da halk sağlığı sistemleri tamamen finanse ediliyor, kullanıcı ücretleri kavramı geçmişte bırakılıyor.

Gerçeklerle yüzleşme:
2019 yılında dünya çapında 190 milyon üreme çağındaki kadının doğum kontrol yöntemlerine erişimi yoktu.
Ölçülmesi zor olsa da, kürtajla ilgili güvenli olmayan ölümlerin tüm anne ölümlerinin %8 ila 11'ini oluşturduğu tahmin edilmekte.


Şimdi Equiterra'nın nasıl bir yer olduğunu gördüğünüze göre, ailenizde, toplumunuzda ve ülkenizde buradaki prensipleri bir gerçeklik haline getirmek için #GenerationEquality'ye katılın.

1 Equiterra, UN Women tarafından hayal edilen bir coğrafya! Sadece hayallerde de olsa, ilham alacak çok fazla yönü var. Maalesef günümüze değil, hiçbir ülkede toplumsal cinsiyet eşitliliği sağlanamadı.

2 Toplum tarafından kabul görülmüş cinsiyet ifadelerini ve rollerini kabul etmeyen insanları ifade eder.

SHARE: