Menu TR

S360Mag

9 January

Daha sürdürülebilir bir 2020 için 2019’a bir bakış

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Dünya tarihinin en büyük krizlerinden biri olarak karşımıza çıkan iklim değişikliği 2019’un önemli bir gündem maddesi oldu. Dünya çapında orman yangınları, eriyen Arktik buzulları, yükselen deniz seviyeleri, kaybedilen doğal yaşam alanları ve daha pek çok iklim olayı haberlere yansıdı. Bununla beraber, çevreyi savunan kitle hareketleri görülmemiş bir boyuta ulaştı ve milyonlarca insan bu duruma karşı tepkisini gösterdi.

Amazon’da yangın vakaları 2018’e göre yüzde 82 oranında arttı ve sadece Ağustos ayında 30.000 yangın ihbar edildi. Endonezya’da ise yangın alanları 2018’e göre yüzde 40’a yakın arttı ve 857,756 hektar orman yanarak atmosfere 700 milyon ton CO2 saldı. Avustralya ve Kaliforniya gibi daha pek çok yerde çok sayıda orman yangını çıkarak zaten kırılgan olan biyoçeşitliliğe zarar verdi.

2019'da Kuzey Kutbu'ndaki ortalama hava sıcaklıkları normalin neredeyse 2°C derece üzerindeydi. Grönland'daki sıcaklıklar Haziran ayında 17°C üzerine çıkarak buz tabakasının hızla erimesine neden oldu. Yaz buzul tabakasının kalınlığı tarihin en ince seviyelerinde ölçüldü. Temmuz ayında dünyada daimî insan yaşamı bulunan en kuzey bölge olan Kanada’nın Alert kasabasında hava sıcaklığı rekor kırarak 21°C derece ölçüldü. Bölgenin Temmuz ayı ortalamaları 5°C olarak biliniyor.

Yeni araştırmalar, yükselen denizlerin 2050 yılına kadar daha önce düşünülenden üç kat daha fazla insanı etkileyebileceğini gösterdi. Şu anda 150 milyon insan, yüzyılın ortalarına kadar batması muhtemel topraklarda yaşıyor.

İklim değişikliği pek çok ülkede hayat koşullarını değiştirmeye devam etti. Hindistan, son 65 yılın en kurak ikinci muson mevsimini yaşadı ve ülkenin %44'ü kuraklığa maruz kaldı. Sibirya, Kuzey Kanada gibi bölgelerde buzulların erimesi bina ve altyapı sistemlerinin göçmesine sebep oldu. Temmuz ayında Avrupa’daki sıcak hava dalgası sıcaklık rekorları kırdı.

15 Mart 2019'da 112 ülkede yaklaşık 1,4 milyon öğrenci 2000’in üzerinde organizasyon ile küresel bir iklim eylemi gerçekleştirdi. Bunu 24 Mayıs 2019'da 125 ülkeden öğrencilerin katılımıyla 1664 şehirde düzenlenen bir başka küresel organizasyon izledi. 20-27 Eylül haftasında organize edilen Global Week for Future ise 6 milyon insanı bir araya getirdi. BM İklim Zirvesi’nden üç gün önce, 20 Eylül’de 4 milyon kişi ile gerçekleşen ilk eylem dalgası Zirve öncesi liderlerin dikkatini çekmeyi amaçlıyordu. Kasım ayında, 11.000 bilim insanı küresel bir "iklim acil durumu" ilan etti.

2 gün uzatma ile en uzun iklim konferansı konumuna geçen COP25’te katılımcı devletler Paris Anlaşması hedefleri için izlenecek yol haritası üzerinde mutabakata varamadılar. En büyük karbon salımlarına sahip devletler Brezilya, Çin, Avustralya, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin daha ağır önlemlere karşı bir duruş sergilediği bildirildi.

2019 iklim değişikliği şartlarının ağırlaştığı ve geniş bir coğrafyada canlı yaşamı üzerindeki baskıyı arttırdığı bir yıl oldu. Ancak aynı zamanda dünya toplumlarında görülmemiş iklim protestolarının baş gösterdiği ve iklim farkındalığının hiç olmadığı kadar yaygınlaştığı bir dönemdi.

Bu farkındalığın 2020’ye taşınmasını ve hem devlet hem de özel sektörün eylemlerine yansımasını umuyoruz.

SHARE: