Menu TR

S360Mag

19 December

İklim 2030 hedefleri için et üretimi sınırlandırılmalı

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirisiniz.

Hayvancılık, küresel ve oldukça önemli bir bir sera gazı salım kaynağı. Bu sebeple iklim krizi ile mücadelede hayvancılığa yönelik atılacak adımların rolü oldukça büyük. Yakın zamanda bilim insanları, özellikle yüksek ve orta gelirli ülkelerin et üretim seviyelerini 10 yıl içerisinde zirveye ulaşıp sınırlandıracak şekilde bir tarih belirlemesi gerektiğini dile getirdi.

Bilimsel uzlaşma, karbondioksit emisyonlarının 420 milyar ton ile sınırlandırılmasını ve atmosferden yaklaşık 720 milyar ton CO2 atılması gerektiğini belirtiyor. Bu durumda küresel ısınma %66 olasılıkla 1-5 °C ile sınırlandırılmış olacak. Bu durum karşısındaki tehditlerden biri de, günümüzde tarıma elverişli arazilerin %80’inin hayvancılık için kullanılıyor olması. Örneğin, sığırlar ve koyunlar için otlak oluşturmak ve buğday yetiştirmek amacıyla tahrip edilen ormanlar ciddi miktarda metan gazı salımına sebep oluyor.

Araştırmalara göre et, süt ve yumurta üretimi 1990 yılında 758 milyon tondan 2017 yılında 1.247 milyon tona yükselmiş. Dünya nüfusunun 10 milyar kişiye ulaşması öngörülürken, gıda talebinin de büyük oranda artması bekleniyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, bitki temelli gıdalara göre iklime 10 ila 100 kat daha zararlı.

Et ve süt ürünlerinin tüketimini azaltmak ve bunun yerine bitki bazlı beslenmeyi benimsemek, arazilerin tekrar ormana dönüşebilmesini mümkün kılabilir. Ayrıca hayvan kaynaklı protein talebini azaltmak orman kaybını azaltmanın yanı sıra biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinin desteklenmesi gibi olumlu sonuçlar da doğurabilir. Araştırmacılar, büyük miktarda karbon depolamak için mevcut en iyi seçeneğin bu olduğuna inanıyor. Küresel tarımda uygulanması gereken bu değişikliklerin iklim krizi ile mücadelede alınması gereken eylemlerin yalnızca bir tanesi olduğu da vurgulanıyor.

Lancet Planetary Health dergisinde yer alan ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nde arazi kullanımı ve iklim değişikliği raporunun yazarlarından biri olan Profesör Pete Smith de dahil olmak üzere 50'den fazla lider uzmanın desteklediği açık mektupta, araştırmacılar ülkeleri hayvancılık üretim seviyelerini sınırlandırmak için bir zaman dilimi belirlemeye çağırdılar. Mektubun 4 temel önerisi aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1. İlk öneri olarak, hayvancılık üretiminin zirveye ulaşacağı ve daha sonra azaltılmaya başlanacağı tarihin ilan edilmesi talebi karşımıza çıkıyor.

2. İkincisi ise hayvancılık sektörü kapsamında bulunan büyük emisyon kaynaklarının veya araziyi işgal eden hayvanların belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu işlemin üretimi azaltmaya yönelik uygun hedeflerin belirlenmesine yardımcı olacağı düşünülüyor.

3. Mektubun üçüncü önerisi, uygulanabilecek en iyi gıda stratejisini belirlemek. Tarım sektörünü yeniden yapılandırarak, hayvan üreticiliği yerine halk sağlığı faydalarını en yüksek seviyeye çıkaran gıdaların (nohut, fasulye, mercimek, meyve ve sebzeler gibi) üretimine geçilerek beslenme çeşitlendirilebilir. Böylece, eşzamanlı olarak çevresel yükler de en aza indirilir.

4. Otlak alanların bahçecilik ve tarıma elverişli olmadığında neler yapılabilineceği göz önüne alınmalı. Bu gibi durumlarda, mümkün olduğunca doğal iklim çözümleri benimsemek gerekiyor.

800 milyondan fazla insanın yetersiz beslendiği fakir ülkelerde, önceliklerin açık bir şekilde farklı olduğunu da kabul eden bu mektup bu değişimin bir gecede ya da kolay kolay olmayacağını belirtiyor. Vahşi hayat, hastalıklar ve iklim için önemi düşünüldüğünde ise bu değişim bir ihtiyaç haline geliyor.

SHARE: