Menu TR

S360Mag

11 June

Hindistan’ın benzersiz bir çevre koruma örneği teşkil eden ilk yeşil köyü Khonoma

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

2005 yılında Hindistan’ın ilk yeşil köyü ünvanını alan Khonoma köyü doğal çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla tüm dünya için benzersiz bir örnek teşkil ediyor. Biyoçeşitliliği ile ünlü bu köy, 1998’de Khonoma Doğayı Koruma Merkezi ve Tragopan Koruma Alanı’nın (KNCTS) bölgede kurulmasıyla birlikte sürdürülebilir turizme ilgi duyan turistlerin ilgisini çekmeye başladı. 700 senelik geçmişi olan ve Myanmar sınır bölgesine oldukça yakın Nagaland eyaletinde bulunan Khonoma köyü, sadece 2019’da 4 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladı. Turizm sayesinde köydeki birçok sakin iş sahibi oldu ve gelirlerinin neredeyse hepsini turizmden kazanıyorlardı. Pandemi nedeniyle sekteye uğrayan turizme rağmen Khonoma köyü sakinleri, sürdürülebilir ve çevre korumacı politikaları sayesinde gıda güvenliği sorunu yaşamıyor ve kendi kendine yeterliliği sağlıyor.

1998’de kurulan ve yaklaşık 20 km2’lik alana yayılan Tragopan Koruma Alanı, yoğun subtropikal ve ılıman geniş yapraklı ormanlardan oluşan bir coğrafyaya yayılıyor. Aynı zamanda bu alan, Hindistan’ın ilk resmi toplum koruma alanı. Bölgede Dumanlı Pars, Asya Kara Ayısı, Küçük Jibon gibi birçok memeli türünün yanı sıra 300’den fazla kuş türü bulunuyor. Uluslararası Kuşları Koruma Konseyi’ne göre bu barınak Hindistan’da bulunan 555 önemli kuş bölgesinden biri. Özellikle soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan ve Nagaland bölgesinin sembolik kuşu olarak bilinen bir Sülün türü (Blyth’s tragopan) bu alanının yüksek bölgelerinde yaşıyor.

Khonoma’da yaşayan sakinler çoğunlukla Angami ailesinden geliyor ve bu aile için avcılık önemli bir gelenek. 1990’ların başında yılbaşı dönemlerinde bölgedeki Sülünlerin (Blyth’s tragopan) fazlaca avlanmasından sonra köyün bilinçli bazı yaşlıları bölgede bulunan hayvan türlerinin korunması gerektiğiyle ilgili bir kampanya başlattı. Hayvan türlerinin yanı sıra bölgede bulunan ormanları korumanın da yağmur suyunu kullanma ve köydeki su ihtiyacını karşılama için faydalı olacağını görmeleriyle birlikte kampanya daha da kapsamlı hale geldi. Bu kampanya 1998 yılında kurulacak olan çevre koruma merkezi ve koruma alanının temellerini atmış oldu. Kısa bir süre içinde de sadece koruma bölgesi için kabul edilen avlanma ve ağaç kesme yasağı tüm köyde uygulanacak şekilde genişletildi.

Köyde yaşayan erkeklerin kısa bir süre içinde tekrar avlanmaya dönmesini engellemek için birçoğu, bu bölgede 3 yıl boyunca orman bekçisi olarak ücretli bir şekilde işe alındı. Geleneksel olarak koruma bölgesinden topladıkları meyve ve sebzeleri satan kadınlar için ise toplayıcılık yasaklandı. Khonoma köyünde bitki fidanlığı sahibi olan 35 yaşındaki Vitsokhono Pier’e göre toplayıcılığın yasaklanmasından sonra, kadınlar turistler için konaklama işletmesi veya fidanlık oluşturma gibi gelir getiren aktivitelere yöneldi.

Bölgede 2006 yılında ilk defa yüksek sayılara ulaşan turist yoğunluğuyla birlikte ücretli konaklama sunan evler açıldı. Bugün ise köyde 12 adet konuk evi ve 20 lokal turist rehberi bulunuyor. Öte yandan turizm aktiviteleri kapsamında taksi şöförlüğü yapan ya da hediyelik eşya yapımı ile uğraşan kişiler de bulunuyor. Böylelikle turizm sayesinde kazanılan gelir ile köydeki aileler çocuklarının okul masraflarını ve ev masraflarını karşılayabiliyor. Köyde yaşayan ve KNCTS’nin kurulmasında öncülük edenlerden biri olan 77 yaşındaki Tsilie Sakhrie’ye göre köyde bulunan 600 aileden 100’ü turizm aktivitelerinden ekonomik olarak faydalanıyor.

Tıpkı dünyanın diğer bölgeleri gibi Khonoma köyü de COVID-19 pandemisinin ekonomileri üzerinde yarattığı olumsuz etki ile baş ediyor. KNCTS başkanı Meyase’ye göre turizm sektöründeki aksaklık nedeniyle köy ciddi anlamda gelir kaybına uğrasa da çevre dostu politikaların da yardımıyla kendi kendilerine yeten tarım ve hayvancılık sayesinde köyde gıda güvensizliği yaşanmıyor. Köyde 20’den fazla pirinç çeşidi yetiştiriliyor, çeltik terasları tepelerin tabanına yerleştirilerek yamaçlardan aşağı akan ve besin açısından oldukça zengin olan yağmur suyu ile sulanıyor. Pirincin yanı sıra darı, mısır ve gözyaşı otu gibi diğer tahıl çeşitleri de yetiştiriliyor. Kevikelie Pier’e göre tahılların haricinde sadece hayvancılık aktiviteleri bile köyün 1 yıllık besin ihtiyacını karşılayabilecek durumda. Kabak, havuç, biber, patates, lahana, sarımsak gibi ürünler de evlerdeki bahçelerde veya tarlalarda yetiştiriliyor. Gerektiğinde komşular yetiştirdikleri sebzeleri takas ediyor.

Khonoma köyünün benzersiz bir sürdürülebilirlik örneği teşkil etmesi sebebiyle eyaletteki birçok köy de benzer bir yol izlemeye çalışıyor. Bir diğer köy sakini olan 64 yaşındaki Khriekhoto Mor, Nagaland eyaletinde topluluk tarafından korunmakta olan 700’den fazla alanın olduğunu ancak sadece birkaçının Khonoma kadar iyi korunabildiğini dile getiriyor. Khonoma’nın örnek teşkil ettiği en iyi koruma pratiklerini yaymak amacıyla 2014 yılında Nagaland Topluluk Koruma Alanları Forumu 22 üyesiyle birlikte faaliyete başladı. Bu forum sayesinde Nagaland bölgesindeki farklı köyler fikir alışverişinde bulunarak koruma faaliyetleri konusunda birbirlerini güçlendirebiliyor. Khriekhoto Mor ise Nagaland Topluluk Koruma Alanları Forumunun başkanlığını yürütüyor.

KNCTS’in kuruluşundan bu yana geçen 20 yıldır Khonoma köyü ender bulunan birçok türe ev sahipliği yapıyor. Pandemiye rağmen köy liderleri gelecek nesillerin de kendileri gibi koruma ve sürdürülebilir kalkınma pratiklerini devam ettireceğinden umutlu. Meyase ise geleceğe umutla bakan bir diğer köy sakini. ‘’Eminim ki gelecek nesiller bizim yaptığımızdan da iyi bir iş çıkararak barınağımızı ve bölgemizi korumaya devam edecek.’’ diyor.

SHARE: