Menu

4 February

İklim değişikliği, daha doğmadan hayatımızı etkiliyor

*Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Hamilelik sırasında maruz kalınan yüksek sıcaklıklar ve hava kirliliği kişilerin sağlığını yaşamları boyunca etkileyebiliyor. Yapılan altı yeni araştırmanın sonucuna göre, iklim krizi dünya çapında fetüslerin, bebeklerin ve küçük çocukların sağlığına zarar veriyor.

Artan sıcaklıklar obezite riskini artırıyor
Bilim insanları, bebeklerde hızlı kilo alımının artan sıcaklıklarla bağlantılı olduğunu ve bu durumun da ilerleyen zamanlarda obezite riskini artırdığını ortaya çıkardı.

Yaşamın ilk yılında sıcaklık ve hızlı kilo alımı arasındaki bağlantı İsrail'deki bilim insanları tarafından ortaya kondu. 200.000 doğumun analiz edildiği çalışma, gece saatlerindeki sıcaklıkların en yüksek %20'lik dilimine maruz kalan bebeklerin %5 daha fazla hızlı kilo alma riskine sahip olduğunu buldu. Kudüs İbrani Üniversitesi'nden araştırmacılar, çalışmanın hem iklim değişikliği hem de obezite salgını için önemli etkileri olduğunu, çünkü bebeklik döneminin yetişkinlik dönemindeki kiloyu belirlemede kritik olduğunu ve obez insanların aşırı sıcaktan daha fazla etkilenebileceğini söyledi.

Küresel olarak, çocukların %18'i artık aşırı kilolu veya obez. Küçük çocukların hızlı kilo almasına yol açan olası mekanizmanın, ortam sıcaklığı daha yüksek olduğunda vücut sıcaklığını korumak için daha az yağın yakılması durumu ile açıklanabileceği düşünülüyor.

Orman yangınları ve hava kirliliği doğum kusurlarına yol açıyor
Pediatrik ve Perinatal Epidemiyoloji dergisinin özel sayısında yayınlanan başka araştırmalar ise, ABD'den Danimarka, İsrail ve Avustralya'ya kadar tüm dünyayı kapsayan çalışmalar kapsamında, orman yangınları kaynaklı dumana maruz kalmanın ciddi doğum kusurları riskini iki katına çıkardığını, fosil yakıtlardan kaynaklanan düşük seviyelerde bile olsa hava kirliliğinin ise doğurganlığı azalttığını tespit etti.

California’da yapılan bir araştırma, bir annenin gebe kalmadan önceki ay orman yangınlarına maruz kalmasının, bebeğin bağırsaklarının ve bazen diğer organların derideki küçük bir delikten vücuttan dışarı çıktığı gastroşizis adı verilen bir doğum kusuru riskini iki katına çıkardığını buldu. Fetal gastroşizis nadir görülen bir durum olmasına rağmen, vakalar dünya çapında artıyor. Bilim insanlarının iki milyon doğumu incelediği bir araştırma kapsamında, hava kirliliğine yol açan bir orman yangınının 24 km yakınında yaşayan annelerin hamileliğin ilk üç ayında doğum kusuru riskinin %28'lik oranda arttığını buldular. 

Danimarka'da gerçekleştirilen, fosil yakıtların yanması kaynaklı kirli havanın doğal yollarla hamile kalmaya çalışan 10.000 çift üzerindeki etkisini değerlendiren yeni bir çalışma, bir adet döngüsü sırasında partikül kirliliğindeki birkaç birimlik artışın, gebe kalmada yaklaşık %8'lik bir azalmaya yol açtığını buldu. Çin'de yakın zamanda yapılan bir araştırma da hava kirliliğinin kısırlık riskini önemli ölçüde artırdığını, ancak ortalama kirlilik seviyesinin Danimarka araştırmasından beş kat daha fazla olduğunu buldu.

Yüksek sıcaklıklar erken doğum riskini artırıyor
Daha yüksek sıcaklıklar, ayrıca yaşam boyu sağlık etkileri olabilecek erken doğumla ve küçük çocuklarda hastaneye yatış oranlarının artmasıyla da bağlantılı.

Yüksek sıcaklıklar ve erken doğum arasındaki bağlantıyı inceleyen iki yeni çalışmadan ilki, 2005-2014 yılları arasında Avustralya'nın Yeni Güney Galler kentinde %3'ünün 37 haftadan önce doğum yaptığı yaklaşık bir milyon hamileyi inceledi.  Araştırmacılar, doğumdan bir hafta önce eyaletin en sıcak %5'lik yerlerinde bulunan kişilerin %16 daha fazla erken doğum yapma riskine sahip olduğunu buldu.

İkinci çalışma, insanların sıcağa alışık olduğu Houston'ı da içeren Teksas, Harris County'de 2007-2011 yılları arasında 200.000 doğumu analiz etti. Dönem, 2011'de kaydedilen Teksas'ın en sıcak yazını da kapsıyordu. Çalışmada, annelerin dörtte birinin hamileyken en az bir çok sıcak güne maruz kaldığı belirtilirken bilim insanları, bu çok sıcak günlerin ardından herhangi bir erken doğum riskinin %15 daha yüksek olduğunu buldu.

Sonuçları yorumlayan araştırmacılar sıcak hava dalgaları sırasındaki halk sağlığı uyarılarının hamile insanları da içermesi gerektiğini belirtiyor. Sıcaklıkların erken doğumu nasıl tetiklediği bilinmemekle birlikte doğumu tetikleyen hormonların salınımı nedeniyle olabileceği aktarılıyor.

Bir başka çalışma, daha yüksek sıcaklıkların küçük çocukların New York City’deki acil servislere kabul sayısını artırdığını buldu. Bilim insanları, sekiz yıl boyunca 2,5 milyon hasta kabulünü inceledi ve maksimum sıcaklıkta 12,6°F’lik bir artışın, beş yaşından küçük çocukların hastaneye gelmelerinde %2,4’lük bir artışa yol açtığını tespit etti. Araştırmacılar, küçük çocukların yetişkinlerle karşılaştırıldığında daha fazla sıvı kaybettiğini ve vücut ısısını düzenleme yeteneklerinin olgunlaşmadığını söyledi.

Araştırmaların bir ortak noktası, en kötü etkilere maruz kalan insanların beyaz olmayan, kliması olmayan veya hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan düşük gelirli insanlar gibi kırılgan gruplardan olması. İklim değişikliği dünyada yaşayan her insanı etkiliyor olsa da bu sonuçlar, sorunun sadece iklim değil sağlık alanında eşitlik ve adaletle de alakalı olduğunu gösteriyor.

SHARE: