Menu TR

S360Mag

24 October

Dünya Gıda Günü: Gıda adaletinin önemini hatırlıyoruz

Bu haberi 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (United Nations Food and Agriculture Organization-FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor. 2019 Dünya Gıda Günü’nde de "Sağlıklı beslenme ile açlığa son verilmiş bir dünya" sloganıyla yetersiz beslenme ve kronik açlığa dikkat çekmek üzere dünya çapında etkinlikler düzenlendi.

Açlığın iki yüzü
Dünyada açlık iki formda karşımıza çıkıyor. 820 milyonu aşkın insan gıdaya erişememe nedeniyle beslenemezken, 670 milyondan fazla yetişkin ve 5-19 yaş arası 120 milyon kız ve erkek çocuğu yanlış beslenme nedeniyle obezite ile karşı karşıya. 5 yaşının altında 40 milyon çocuk aşırı kilolu. Bu rakamlara baktığımızda dünya nüfusunun üçte birinin yetersiz beslendiğini görüyoruz.

Küreselleşme, kentleşme ve gelir artışı ile hayatımıza giren hareketsizlik ve sağlıksız beslenme, dünyada bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında ölüme sebep olan risk faktörlerinin başında geliyor. Giderek daha çok hazır ve işlenmiş gıda tüketiyor, mevsiminde ve doğal koşullarda yetişmiş yüksek lif içerikli meyve sebzelerden uzaklaşıyoruz. Bu durum dünya çapında önceki nesillerde yaygın olmayan kalp ve damar hastalıklarını, diyabet ve bazı kanserleri beraberinde getiriyor. Her yıl obezite kaynaklı sağlık sorunlarının tedavisi için 2 trilyon ABD doları harcanıyor.

Yeterli gıda, yetersiz beslenme
FAO’nun her yıl yayınladığı The State of Food and Agriculture raporu 2019’da gıda kaybı ve atığının azaltılması konusuna odaklanıyor. Küresel gıda hasadının %14’ü daha perakende satış aşamasına ulaşmadan kaybediliyor. Bu durum gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin ve hatalı tarım uygulamalarıyla yetersiz saklama koşulları sebebiyle özellikle tarla aşamasında görülüyor. Sahra altı Afrika'da her yıl 48 milyon insanın gıda ihtiyacını karşılayabilecek miktarda tahıl kaybediliyor.

Ek olarak, dünya nüfusunun ciddi bir bölümünü etkileyen beslenme yetersizliklerine karşın her yıl üretilen gıdaların 1,3 milyon tonunun, yani üçte birinin, çöpe atıldığını görüyoruz. Gıda kayıpları ve atıkları sanayileşmiş ülkelerde yaklaşık 680 milyar ABD doları, gelişmekte olan ülkelerde ise 310 milyar ABD doları değerinde ekonomik zarara yol açıyor. Bu aynı zamanda arazi ve su gibi sınırlı kaynakların olağanüstü israf edilmesi demek.

Küresel nüfusun 2050 yılına kadar yaklaşık 10 milyara ulaşması beklendiği göz önüne alınırsa bu müthiş israfın mutlaka önüne geçilmesi gerekiyor. Sınırlı kaynaklar karşısında herkese sağlıklı beslenme gibi temel bir hakkı sağlayabilmek için gıdayı daha sorumlu üretmemiz ve daha adaletli dağıtılmasını sağlamalıyız.

Küresel açlığın çarpıcı bir örneği olarak karşımıza çıkan Güney Sudan’da FAO, UNICEF ve Dünya Gıda Programı (World Food Programme-WFP) iş birliği ile gerçekleştirilen etkinliklerde Güney Sudan FAO temsilcisi Meshack Malo, Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 2 (Açlığa Son) için özellikle sağlıklı beslenme ile küçük toprak sahibi çiftçilerin ve kadınların katkısına odaklanılması gerektiğini vurguladı. Güney Sudan’da 4,5 milyon insan gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanıyor. Bu sayının 2020’de 5,5 milyona ulaşması bekleniyor.

Dünya Gıda Günü’nün bizlere hatırlatmayı hedeflediği bu gerçekler Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 2’de (Açlığa Son) bütünleşiyor. Amaç 2 ile 2030 yılına kadar açlığın her biçimini sona erdirmek, başta çocuklar olmak üzere tüm insanların yıl boyunca güvenli, besleyici ve yeterli gıdaya erişimini sağlamak hedefleniyor. Amaç 2, küçük ölçekli gıda üreticilerinin bilgi, pazar ve katma değer fırsatlarına erişiminin desteklenmesini; verimliliği arttırırken toprak ve ekosistemi koruyan dayanıklı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesini içeriyor. Aynı zamanda, başta en az gelişmiş ülkeler olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerde tarımsal üretim kapasitesinin artırılması için uluslararası iş birliğiyle kırsal altyapıya, tarımsal araştırma ve yayın hizmetlerine, teknolojik ilerlemeye ve bitki ve hayvan gen bankalarına yatırım yapılması hedefleniyor.

16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde sağlıklı beslenmenin herkesin hakkı olduğunu, beslenme alışkanlıklarımızın yalnızca kendimize değil, dünyaya da etki ettiğini hatırlıyoruz.

SHARE: