Menu TR

S360Mag

20 February

Amerika ve Çin tek kullanımlık plastik kullanımına dur diyebilir

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

2017’de Çin, Ocak 2018’de başlamak üzere yabancı ülkelerden plastik ithalatını yasakladı. Çin’in almış olduğu karar üzerine birçok Batı ülkesi kullandıkları plastikleri kendi içlerinde geri kazandırmak için yeni bir yol aramak zorunda kaldı. Almış olduğu yasaklama kararından önce dünyada üretilen çöpün yüzde 45’ini ithal eden Çin, geçtiğimiz ay ise yeni bir karar il ülke içerisinde tek kullanımlık plastikleri yasakladı.

Çin’in bu tutumu gereksiz ve aşırı çöp üretimini engellemeyi teşvik ediyor. Öte yandan, alışveriş tatiline dönüşen 11 Kasım Bekarlar Günü (Single’s Day) gibi faaliyetler sonucu ortaya çıkan 9,4 milyon tonluk plastik kirlilik, Çin’in geri dönüşüm konusunda yetersiz kaldığına işaret ediyor.

Çin’in çöp ithalatı yasağından sonra Amerika, Kanada ve atıklarının bir kısmını ithal eden Almanya gibi ülkeler plastik kullanımında yeterli geri dönüşüm altyapısına sahip olmadığından bu tehlikeye karşı acil önlem almak zorunda kaldılar. Bu çerçevede küresel ekonomide en çok plastik üreten ve tüketen ülkeler olan Çin’e ve ABD’ye sürdürülebilir bir ekonomi ve yeni istihdam kolları oluşturarak krizi fırsata çevirme imkânı doğabilir. Plastik 40 bin üretim çeşidine sahip. Farklı üretim çeşitlerine sahip olduğu için plastik geri dönüşümde üretim şekline göre farklı yöntemlerle ayrıştırılmak zorunda. Bu sayede plastik adına geri dönüşüme yatırım yapan öncü ülkeler geliştirdikleri teknolojileri satmak için büyük avantajlar elde edebilir.

Her ne kadar teoride fırsat potansiyeli olsa da durumun aksi yöne doğru gelişebileceğine yönelik işaretler de var. Çin, atık ithalatı yapma yasağından sonra kaliteli ürünlere ulaşımını kısmi olarak kısıtladığı için geri dönüşüm kalitesini azaltırken, Amerika da geri dönüşüm adına yetersiz iç politikalara sahip olduğu için sürdürülebilir bir ekonomi oluşturma konusundaki potansiyelini göremiyor.

Sınır ötesi atık ticaretinin yasaklanması durumunda geri dönüşüm yapısı yetersiz olan ülkelerde sıkışıp kalan plastik atıklar, küresel tedarik zincirine geri dönüşü sağlanmadan çevreyi kirletmeye devam ediyor. Bu da gösteriyor ki sınır ötesi atık ticaretinin tamamen yasaklanması, geri dönüşüm üstüne kurulacak bir ekonomi için zararlı sonuçlar da doğurabilir. Aslında, yeterli önlemlerin alınması ve kriterler belirlenmesiyle ithal edilen atıklar kaliteli parçalar elde etmede kullanılabilir. Piyasaya ulaşma izni verilirse, Amerika ve Çin’den üreticiler de atık ticaretinden faydalanabilirler.

Ülkelerin plastik kullanımına karşı sahip olduğu kaygılar büyük şirketleri de plastikte geri dönüşüm adına harekete geçirdi. Bu örneklerden bir tanesi Nestlé’nin 2025’e kadar yapacağı ürün paketlemelerinde 2 milyon tonluk geri dönüştürülmüş plastik kullanacak olması. Şirketler de çevreyi korumak adına geri dönüştürülmüş plastik için taleplerini arttıracaklar. Bu sebeple, yeterli geri dönüşüm altyapısına sahip olmayan şirketlerin ürünleri geçerliliklerini yitirecek gibi gözüküyor.

Geri dönüştürülebilir plastiğe ulaşım konusunda şirketlerin ihtiyacını karşılayabilecek çok az ülke olacağından Çin ve Amerika potansiyel kazanç sağlamada baş aktörler olarak yükselebilir. Bu sebeple bu iki üretim ve tüketim devi ülke plastik kirliliğini önlemede lider rol alarak dünyayı daha az plastik içeren bir yere dönüştürmede umut vaat ediyorlar.

SHARE: