Menu TR

S360Mag

30 April

Küresel risklerin artmasıyla birlikte sellerin önlenmesi ‘büyük’ faydalar getirebilir

Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

İklim değişikliğiyle birlikte ortaya çıkan yoğun yağış ve yükselen deniz seviyesi, Asya’yı kıyı ve nehir taşkınlarından kaynaklanan tehditlerle karşı karşıya bırakıyor – ancak araştırmacılar bu riskleri azaltmak için setler inşa etmenin ve diğer önlemlere şu anda yatırım yapmanın büyük finansal getiriler sağlayacağını belirtiyor.

Örneğin, Hindistan’da 2050 yılına kadar sellerin ortalama olarak meydana gelme sıklığını her 11 yıldan 25 yıla azaltmak için korumaya harcanan 1 dolar başına yaklaşık 250 dolar tasarruf edebilir. Eğer dünya genelinde bu tarz önlemleri uygulanırsa geçen yıl yaklaşık 46 milyar dolar olarak hesaplanan küresel sel hasar faturasının büyük oranda azalması sağlanabilir.

Bu uygulamalar büyük bir finansal getirinin yanı sıra istihdam yaratarak yerel ekonomilerin gelişmesine de katkı sağlama potansiyeli taşıyor.

1980 yılından bu yana sel baskınları dünyaya 1 trilyon dolardan fazla zarar verdi. Üstelik nüfus artışı, göç ve yeni yapılan inşaatlar daha fazla insan ve mal varlığını riske attıkça tehditler artmaya devam ediyor.

Küresel bir online su riski değerlendirme ve haritalama aracı olan Aqueduct, hükümetlerin, şirketlerin, yardım kuruluşlarının ve diğer aktörlerin dünya çapında kıyı ve nehir taşkınlarından kaynaklanan riskleri değerlendirmelerini ve müdahalelerin ne kadar işe yarayabileceğini anlamalarını sağlayacak şekilde genişletildi.

Aqueduct Floods verileri, 2030 yılına kadar her yıl 132 milyon insanın ve 535 milyar dolar değerinde kentsel mülkün nehir taşkınlarından etkileneceğini gösteriyor.

En büyük insan kaybı Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’da görülürken kentsel altyapıdaki en büyük kayıplar ise Hindistan, Çin ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkıyor.

Verilere göre Bangladeş, Vietnam, Endonezya ve Hindistan selden en fazla etkilenen kıyı sakinlerine sahipken; Çin, Endonezya ve ABD ise şehirlerdeki en büyük mal varlığı kayıplarıyla karşı karşıya kalıyor.

Ancak ABD sel taşkınlarından ciddi bir şekilde etkilenecek tek gelişmiş ülke değil: Hollanda ve Almanya da hızlı bir şekilde yükselmekte olan hasarlarla karşı karşıya. Yani bu tehdit yalnızca daha fakir ve yeterli altyapıya sahip olmayan ülkeleri ilgilendirmiyor; iyi bir altyapıya sahip olan daha zengin ülkelerin de eyleme geçmesi gerekiyor.

Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi’nde hidroloji profesörlüğü yapan ve Aqueduct Floods’ın oluşturulmasına yardımcı olan Marc Bierkens, geliştirilen bu yeni aracın sel tehdidine karşı koruma oluşturmak için yapılan yatırımların nasıl birçok hayat kurtararak ekonomik bir felaketi engelleyebileceğine dair önemli iç görüler sağladığını belirtiyor ve uyarıyor:

“Halihazırda içinde bulunduğumuz iklimde sellerden kaynaklanan ekonomik hasarlar korkunç bir durumdalar ve gelecekte iklim değişikliği ve sosyoekonomik kalkınmayla birlikte olağanüstü düzeye ulaşacaklar.”

Sellerin koronavirüs salgını gibi sağlık tehditlerini daha ciddi bir hale getireceği belirtilirken hükümetlerin ve kurumsal liderlerin bu riskler artmadan önce önlem alarak bunları uygulamaya geçirmesi tavsiye ediliyor.

Taşkınlar halihazırda içinde bulunduğumuz zorluklara bir yenisini ekliyor, bu yüzden sel tehlikesini azaltmak için olan yatırımların önceliklendirilmesi gerekiyor.

SHARE: