Menu TR

S360Mag

12 March

Yeni rapor: “Tüketicilerden öğrenme: Değişen talepler, şirketlerin döngüsel ekonomiye geçişini nasıl şekillendiriyor?”

ING tarafından, 2019'un üçüncü ve dördüncü çeyreğinde Avrupa, Asya-Pasifik ve Kuzey Amerika'daki 11 ülkede 15.001 tüketici ile yapılan yeni bir küresel anket, tüketici tutumlarının bir dönüm noktasına ulaştığını, ve tüketicilerin sürdürülebilirlik ve çevre konularına öncelik vermeyen markalardan kaçındıklarını gösteriyor. Değişim talebine rağmen, şirketler 'döngüsel ekonomiye' geçmedikçe, müşteriler ‘al, tüket, bitir’ modelinin yaygın olduğu ‘kolaylık ekonomisi’ni tercih ediyorlar. Habere göre, şirketler, kârlılıklarına potansiyel bir hasar gelmesi ile karşı karşıya olduklarından, 'azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür' genel ilkeleriyle anlamlı bir ilişki kurmak ve tüketicilere daha uygun sürdürülebilir seçenekler sunmalılar.
'Tüketicilerden öğrenme: Değişen talepler, şirketlerin döngüsel ekonomiye geçişini nasıl şekillendiriyor?' başlıklı yeni rapora göre, katılımcıların yüzde 83’ü davranışlarının ve seçimlerinin küresel çevresel zorlukların ele alınması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğine inanıyor. Dahası, katılımcıların yüzde 61'i bir şirketin ürününün çevresel uygulamalarda kötü performans gösterdiğini fark ederse ürünü satın almaya daha az istekli olacağını söylüyor.
Döngüsel ekonominin yarattığı fırsatları daha iyi yakalamak ve bunu talep eden müşterilerle etkileşime girebilmek için, şirketler öncelikle, tüketicilerin davranış değiştirmelerinin önündeki engelleri anlamalılar. Bu engelleri rapor şu şekilde özetliyor;

- Farkındalık ve eğitim: Katılımcıların sadece yüzde 21'i elektronik endüstrisindeki şirketlerin ürünlerinin çevresel etkileri hakkında ayrıntılı bilgi verdiğini düşünmekte; Yüzde 41'i onarım hizmetlerine nereden erişeceğini bilmiyor; Yüzde 71'i cihaz paylaşım platformlarının farkında değil; ve yüzde 39'u geri dönüştürülebilir ve geri dönüştürülemez plastikler arasında ayrım yapamıyor.
- Güçlendirme ve güvence: Kıyafetleri tamir etmemenin en önemli nedeni tüketicilerin bunu yapacak becerilere sahip olmadıklarını düşünmeleri. Katılımcıların yüzde 48'i bu düşünceye sahip. Buna ek olarak, veri güvenliği konusundaki endişeler (yüzde 42), elektronik cihazların kiralanması konusunda en çok atıf yapılan ikinci endişe.
- Döngüsel altyapı ve kolaylık: Döngüsel uygulamara ilişkin tutum, bu uygulamalara harcanak çaba algısı sebebiyle geride kalıyor: Katılımcıların yüzde 41’i, kıyafet kiralamanın çok daha fazla çaba gerektireceğini düşünüyor ve yüzde 36’sı, cihazların onarımı için yeterli zamanı olmadığını düşünüyor.
- Maliyet: Fiyat, kıyafet, gıda veya elektronik cihaz satın alırken birçok tüketici için hala belirleyici bir faktör. Tüketicilerin yarısından fazlası (yüzde 54) daha pahalı ama daha dayanıklı olan ürünlere kıyasla düşük maliyetli, hızlı moda ürünleri seçmekte. Şirketlerin bu engelleri bütünüyle ele alabilmeleri için tüketici motivasyonunu daha iyi anlamaları gerekmekte. ING’nin analizi üç geniş grup tanımlıyor: ‘Döngüsel Şampiyonları’, ‘Döngüsel Sempatizanları’ ve ‘Tarafsızlar’. Rapor, her grubun döngüsel ekonomi uygulamalarını benimsemede veya benimsememede, her sektördeki farklı satın alma kararlarını, davranışlarını ve motivasyonlarını tanımlıyor. Markalar, her tüketici segmentindeki motivasyon farklılıklarını anlayarak, döngüsel modellerine nasıl geçileceği konusunda iç görü kazanırken, satın alma kararları çevresel faktörlere dayanmayan tüketicilerle de etkileşime girebiliyor.
ING’nin geçtiğimiz yıl benzer konuda yayınladığı rapora göre ise, ABD'deki her beş şirketten yaklaşık dördünün (yüzde 62) döngüsel ekonomi uygulamak üzere stratejik bir çerçevesi veya zaten uygulamaya aldığı planları bulunmakta (yüzde 16).

SHARE: