Menu TR

S360Mag

8 August

Hollywood’da Sürdürülebilirliğe Yer Var Mı?

Her yıl dünya çapında birçok insan Oscar Ödül Töreni ve New York, Londra, Milano olmak üzere birçok şehirde gerçekleşen moda haftaları gibi büyük çapta moda etkinliklerine büyük ilgi gösteriyor. Ünlülerin kırmızı halıda veya podyumda giydikleri her zaman ilgi çekiyor. Özellikle Oscar Ödül Töreni, Hollywood oyuncuları sayesinde ihtişamın ve zenginliğin simgesi olarak gösteriliyor. Film yıldızları ve modeller bu gecede dünyaca ünlü tasarımcıların ürünü olan elbiseler giyiyor. Ancak özellikle bu yıl, diğer yıllardan biraz daha belirgin bir şekilde Oscar’da modanın yeni bir sanat formuna dönüştüğünü gözlemledik: Sürdürülebilir elbiseler. Bu akım zamansız stiller kadar ilgi çeken bir akım haline geldi.
Sürdürülebilirlik konusu lüks ve kişiye özel tasarım alanlarında moda sektörünü ciddi anlamda etkilemeye başladı. Önceleri bir kıyafetin şatafatlı ve etkileyici olması en öncelikli konuyken, tasarımcıların ve çalışma gruplarının sadece bir kere giyilecek kıyafetler için aylar harcaması gibi konular göz ardı ediliyordu. Artık işçi hakları, atık sorunu, etik üretim gibi konular parıltılı önceliklerin önüne geçmiş durumda.
2019 Oscar töreni, moda endüstrisinde standartların değiştiğine ve sürdürülebilirliğin ön plana çıktığına en somut örnek. Laura Harrier ve Danielle Macdonald gibi oyuncular 2019’da kırmızı halıya sürdürülebilir kıyafetlerle katıldılar. Bu kıyafetler, etik kaynaklardan elde edilen pamuk ve bitkisel boyalardan elde edilen ve sert kimyasallar içermeyen elbiselerdi. Bu gibi örnekler artıyor ve artık dünya çapında moda ikonları sürdürülebilir moda bakış açısını yaymak için daha bilinçli çaba harcıyorlar.
Sürdürülebilirlik, moda camiasında lüks tüketim alanında olduğu kadar günlük giyim anlayışında da öne çıkan kavramlardan biri haline geldi ve bu yeni düşünce yapısı gelecek nesilleri etkilemeye başladı. Bu konudaki en yeni gelişmelerden biri de Birleşik Krallık ’ta her pamuğun sürdürülebilir olmasını ve etik kuralları içerisinde üretilmesini sağlayan Dürüst Pamuk Ticareti hareketi oldu.
Moda sektörü, yıllardır en az sürdürülebilir endüstrilerden biri konumunda. Amerika Çevresel Koruma Ajansı’na göre, lastik, deri ve dokuma gibi malzemeler 23 milyon tonla kentsel sıvı atığının yüzde 9’unu oluşturuyor. Tekstil ürünlerinin yüzde 95’i geri dönüştürülebilir olduğu halde yüzde 85’i çöpe gidiyor. Çöpe atılan kıyafetler de yılda yaklaşık 7000 ton atık oluşturuyor.
Moda endüstrisinde sürdürülebilirlik konusu sadece çevresel sorunları içermiyor. Dünya çapında 40 milyon insanın 250.000 tekstil fabrikası veya atölyesinde çalıştığı göz önüne alındığında, işçi hakları da oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
Şirketlerin sürdürülebilir üretim yapması, hem ürünün dünya için daha iyi olması hem de markanın itibarının artması anlamına geliyor. Peki, şirketler sürdürülebilirliğini arttırmak için ne gibi çalışmalar yapabilir? Şirketlerin güvenirliğini ve sürdürülebilirlik için harcadığı çabayı arttırmak için üretimde kullanılan malzemeleri ve ürünün hangi koşullar altında yapıldığını açıkça beyan etmek, atılabilecek en somut adımlardan biri.
Günümüzde giyim sektöründe sürdürülebilirlik adına en önemli meseleleri ise aşağıdaki gibi özetlemek mümkün:
Sentetik malzemelerin çevreye zararları: Çeşitli iplik eğirme ve boyama aşamalarından geçen sentetik, giyim sektöründe sıklıkla kullanılan bir malzeme olsa da çevreye zararlı. Şirketler tedarik zincirinde bu sorunu çözmek için tedarikçilerle birlikte çalışmalı.
Kıyafet atıklarının büyük bir hava kirliliği sorunu yaratması: Çoğu ülkede atık kıyafetler ya gömülüyor ya da yakılıyor. Bu da zararlı gaz salımı yaptığından havayı kirletiyor. Bu sorunun çözümü için toplumun tüm kesimlerinin geri dönüşüm konusunda daha güvenli bir yaklaşım için çaba sarf etmesi gerekiyor.
Taşeronlaşmanın işgücü problemlerine yol açması: Şirketler işgücünü dışarıdan temin ettiğinde çalışanların hangi koşullar altında çalıştığını takip edemiyor. Üretimin yapıldığı tedarikçi fabrika ve atölyelerin yerinde denetimin yapılması bu anlamda oldukça önemli.
Su kullanımını azaltmak: Boya, kimyasal ve makine gibi giyim sektörünün yapıtaşlarının yapımında çokça su kullanılıyor ve bu kullanılan sular yaklaşık 32 milyon olimpik yüzme havuzu doldurabilecek kapasitede. Bir tişörtün üretilmesi içinse yaklaşık 2720 litre su harcanıyor. Su tüketiminin azaltılması, karbon ayak izinin azaltılması için oldukça önemli.

SHARE: