Menu TR

S360Mag

24 January

2019’da iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olabilecek 10 grup

2018 yılında çevresel değerlendirmelerin neredeyse tamamı can sıkıcı sonuçlar ortaya koydu: Tropik yağmur ormanları gibi önemli habitatlar yok olmaya devam etti, son 40 yılda vahşi yaşam popülasyonları %60 oranında daraldı ve belki de en endişe vericisi iklim değişikliğini güvenli sınırlarda tutmak için gerekli önlemleri almada başarısız olduk. Bütün bu olumsuz gelişmelere karşın gezegenimizde insanlara ve doğaya sürdürülebilir bir gelecek sağlamak hala mümkün. Bunun yolu ise önümüzdeki on yıl boyunca etkili ve kesin adımlar atmaktan geçiyor. Üstelik bu adımların yalnızca iklim değişikliğiyle ilgili akla ilk gelen kurumlar ve kişiler tarafından atılması yeterli olmayacak. Her kesimden her grubun elini taşın altına sokması gerekiyor. İklim değişikliği ile mücadelede etkili olabilecek 10 grubu ve bu mücadelede nasıl konumlanabileceklerini paylaşıyoruz:

1. Gençler: Devrim sosyal medyada yayınlanacak!
Günümüzde gençler yaşadıkları ortamlarla ve toplumlarla yakından ilgileniyorlar, küresel bir bilince sahipler ve iklim değişikliğiyle mücadelenin de daha fazla çabaya ihtiyaç duyduğu konusunda hemfikirler. Son araştırmalara göre, 186 ülkeden 31 bin genç, iklim değişikliğini dünyadaki en büyük ve önemli sorun olarak görüyor, %90’ından fazlası iklim değişikliğilinin sebebinin insanlar olduğunu düşünüyor ve %60’ı sürdürülebilir çözümler aramak üzere çalışmayı planlıyor.

2. Meteoroloji uzmanları: Hava bugün bulutlu, iklim değişikliği ihtimali de var!
Birçok insan her sabah kahvaltı sırasında hava durumu tahminlerini izliyor. Bu yüzden televizyon meteorologlarının en kolay ulaşabildiğimiz ve güvendiğimiz bilim insanları olmasına şaşırmamalı. ABD’de, 2012 yılı boyunca yalnızca 55 hava durumu yayınında iklim değişikliğinden bahsedilmişti. Bugün ise 500’den fazla televizyon meteorologu günlük hava durumu tahminlerinin yanı sıra iklim değişikliğinin etkilerini inceliyor. Böylece izleyicilerin iklim bilinci her geçen gün artıyor.

3. Belediye başkanları: Yerel liderler, küresel kazançlar!
Küçük kasabalardan metropollere kadar her düzeyde pek çok yerel lider çevre bilinciyle çalışıyor. Örneğin ABD hükümetinin Paris Anlaşması’ndan geri çekilme ihtimali konuşulurken Amerikalıların %70’ini temsil eden 450 belediye başkanı iklim değişikliğiyle mücadele etmeye devam edeceğini açıkça belirtti. Çin’den Brezilya’ya kadar dünyanın birçok yerinde belediye başkanları benzer şekilde eylemlerini sürdürüyor ve yeni girişimlerde bulunuyor.

4. Kadınlar: Komuta kadınlarda!
Yerel belediyelerden ulusal hükümete kadar her yönetim kademesinde kadınlar süreçlere daha fazla dahil olduğunda, elde edilen iyi sonuçlar artıyor. Küresel çapta yürütülen bir araştırmaya göre mülk sahibinin kadın olduğu bölgelerde toprağın daha iyi korunduğu, tarımsal verimliliğin daha yüksek ve ormansızlaşmanın daha az olduğu görülüyor. Bu da çok açık bir gerçeği ortaya çıkarıyor: Cinsiyet eşitliği iklimle mücadeleyi güçlendiriyor.

5. Yatırımcılar: Her yatırım, bir tür etki yatırımı!
Daha yüksek maddi getiri mi yoksa çevre üzerinde daha fazla olumlu etki mi? Kurumsal yatırımcıların %70’inden fazlası her ikisini de istiyor. Belki de bu yüzden yatırım devi BlackRock, yatırımların sürdürülebilirlikle ilgili sonuçlarının takip edilmesi için çeşitli araçlar ortaya koyuyor. İş dünyası üzerinde geniş bir etkiye sahip olan yatırımcılar iklim değişikliğiyle mücadelede de etkili, önemli gruplar arasında.

6. Sağlık uzmanları: Doktorlar ne tavsiye ediyor?
Araştırmalar, kalp-damar ve solunum hastalıkları nedeniyle ölenlerin sayısıyla ormansızlaşmanın bağlantılı olduğunu gösteriyor. Birçok kentsel alanda yeşil alanların azlığı insanların ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. The Lancet Medical School’dan 150 doktor, iklim değişikliğinin yüzyılın en büyük küresel tehdidi olduğunu belirtiyor.

7. Yerel halklar: Toprağın gözü-kulağı
Moğolistan’dan Kanada’ya kadar dünyanın pek çok yerinde, yerel topluluklar doğal sistemlerle ilgili derin bilgileriyle doğanın en yakın dostu. Bununla beraber biyoçeşitliliğin korunmasında da yerel topluluklar oldukça etkili. Biyoçeşitlilikle insan sağlığı arasındaki bağlantı da göz önünde bulundurulursa yerel toplulukların hem gezegenimizin geleceği hem de insan sağlığı için vazgeçilmez olduğu sonucuna varılabilir.

8. Risk Yöneticileri: Mercan Resifleri!
Sigortacılık, altyapı gibi hizmetlere herkes ihtiyaç duyar ama bunlar kimseye heyecan verici gelmez. Sahiller ve mercan resifleri için ise tam tersi geçerli; herkes için heyecan vericidir ama kimse onlara ihtiyacımız olduğunu düşünmez. Tabii mercan resiflerinin de bir tür altyapı hizmeti olduğunu bilmiyorlarsa. Mercan resifleri 200 milyon insanı fırtınalara karşı koruyor ve böylece 4 milyar dolarlık bir zararı da önlemiş oluyorlar. Yani mercan resifleri ve benzer çevre risklerinin doğru yönetilmesi iklim değişikliğiyle mücadelede oldukça önemli.

9. Çiftçiler ve balıkçılar: Korkusuz liderler!
Dünya nüfusunu beslemenin bir maliyeti var: Gıda sistemleri, sera gazı salımlarının %29’unun kaynağı ve biyoçeşitlilik kaybının da ana sebeplerinden biri. Bu yüzden toprağın karbon depolama potansiyelinin keşfedilmesi ve bu potansiyelden faydalanarak üretimde verimin artırılması çiftçilerin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir konuma gelmesini sağladı. Denizlerde ise Micronesia gibi şirketler balıkçılık sektöründe şeffaflığı sağlamayı ve böylece daha sağlıklı denizlere, daha dayanıklı toplumlara ve avlanmada daha yüksek verime ulaşmayı amaçlıyor.

10. Silikon Vadisi: Büyük dehalar toplantısı!
Büyük değişimler yaratmak için çok az vaktimizin kaldığını kabul etmeliyiz. Bu yüzden az zamanda geniş çaplı ve büyük etkili çözümler bulmamız gerekiyor. Bu konuda çalışacak bağımsız girişimleri desteklemek amaca ulaşmak için önemli olabilir. Techstars ve TNC Sustainability Accelerator gibi ortaklıklar; su yönetimi, balıkçılık uygulamalarını gözlemlemek gibi faaliyetlere yönelik teknolojiler üreten girişimlere destek oluyor.

SHARE: