Menu TR

S360Mag

13 November

Londra Borsası’nda sürdürülebilir finans inisiyatifleri

Düşük karbonlu veya "net sıfır" emisyon bir ekonomiye geçiş, yirmi birinci yüzyılın en önemli konularından biri. Bilimsel açıdan risklerin detaylı bir şekilde anlatılması, politika yapıcıların ve düzenleyicilerin de harekete geçmesini sağlıyor.

Londra Menkul Kıymetler Borsası, 2015 yılında küresel piyasalarda bir ilk olarak Green Bonds Segment adı verilen özel bir yeşil tahvil segmentini piyasaya sundu. Bugün Londra Borsası, 33 milyar sterlinin üzerine çıkmış bir dizi yeşil, sosyal ve sürdürülebilirlik bonosuna ev sahipliği yapıyor. Bu platformlar üzerine, Londra Menkul Kıymetler Borsası kısa bir süre önce yeşil ekonomiye geçişi destekleyen iki yeni girişim daha başlattı: Sürdürülebilir Tahvil Piyasası (Sustainable Bond Market, SBM) ve Yeşil Ekonomi Markası (Green Economy Mark, GEM).

Hisse senetleri için kurulan SBM ve GEM girişimleri, sürdürülebilir düşük karbonlu ekonomiye geçişi desteklemek için tasarlanmış. Bu iki inisiyatif birlikte, şirketlere, ihraççı kuruluşlara veya yatırım fonlarına, sürdürülebilir sermayenin artırılmasında ve akreditasyonlarının gösterilmesinde destek oluyorlar.

GEM’i, Ana Piyasa’da (Main Market) ve Alternatif Yatırım Piyasası’nda (Alternatif Investment Market, AIM) listelenen ve toplam yıllık gelirlerinin %50 veya daha fazlasını “Yeşil Gelir” olarak adlandırılan küresel yeşil ekonomiye katkıda bulunan ürün ve hizmetlerden elde eden şirketler ve yatırım fonları oluşturuyor. %50 barajı, yenilenebilir enerji ve atık yönetimi gibi alanlarda hemen akla gelen ihraççı kurumları değil, aynı zamanda çevresel çözümlere katkıda bulunan çok çeşitli kurumları da içerdiği için önemli.

İkinci girişim olan SBM, Yeşil Bono Segmenti’nin başarısına dayanıyor. Mevcut Yeşil Tahvil Segmenti’ne, sosyal ve sürdürülebilirlik tahvilleri için ayrıca yeni bölümler eklendi. Bu yeni bölümler, yatırımcıların farklı türlerdeki sürdürülebilir tahvil türlerini bağımsız doğrulanmış çerçevelere ve gelirlerin kullanımına dayanarak ayırt etmelerini sağlıyor. Yeşil kurumlardan gelen standart tahvillerin profilini yükselten “ihraççı kurum seviyesinde sınıflandırılmış” sürdürülebilir tahviller için de bir segment bulunmakta. Bu düzeydeki şirketler için, Yeşil Gelirler tüm işletmenin %90'ını veya daha fazlasını oluşturuyor; bu nedenle, işlerinin herhangi bir bölümünü destekleyen, biriktirdikleri herhangi bir sermaye yeşil olarak kabul ediliyor.

Ancak, daha sürdürülebilir bir dünya için daha fazlasını yapmak mümkün. Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu, 2030’a kadar Paris Anlaşması’nı gerçekleştirmek için 90 trilyon ABD Doları yatırım gerektiğini belirtti. Bu durumun üstesinden gelmek için LSEG içerisinde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomileri destekleyecek mekanizmaların sağlanması gerekiyor. Şu anda Sürdürülebilir Tahvil Piyasası çoğu para birimi, coğrafya veya yapı bakımından dünyanın ilklerine öncülük eden 200'den fazla tahvile ev sahipliği yapmakta. Örneğin SBM, Çin, Hindistan ve Orta Doğu dışında yer alan ilk sertifikalı yeşil tahvillere ve Asya Pasifik ve Kıta Amerikası'ndaki ilk yeşil tahvillere ev sahipliği yapmakta. SBM, 18 ülkeden ihraççı kurumları temsil ediyor ve 14 para biriminde 33 milyar sterlinden fazla para toplamayı başardı.

Hem GEM hem de SBM inisiyatifleri, LSEG’nin FTSE Russell tarafından gelen uzmanlığına dayanıyor. FTSE4Good Endekslerinin piyasaya sürülmesinden bu yana neredeyse 20 yıl boyunca FTSE Russell, sürdürülebilir yatırımın teşvik edilmesine, endekslerin, verilerin ve analitik araçların geliştirilmesine yardımcı oldu. Bu sürdürülebilirlik uzmanlığı, şimdilerde Londra Borsası’ndaki ihraççı kurumların iklim değişikliğini göz önünde bulundurmasına, yatırımcılarla daha etkili iletişim kurmasına ve sürdürülebilir düşük karbonlu ekonomiye geçişi desteklemek için gerekli sermayeyi yükseltmesine yardımcı olmak için kullanılıyor.

SHARE: