Menu TR

S360Mag

10 June

Bir krizde ÇSY raporlaması: ÇSY bir lüks mü?

Çevresel, Sosyal ve Yönetişim- ÇSY standartlarını yüksek tutan şirketlerin performansının daha yüksek olduğuna dair işaretler giderek artıyor. Bu konuyu Investor Relations dergisinde ele alan yatırım uzmanlığı şirketi Iridium Advisors CEO’su Oliver Schutzmann’ın değerlendirmesi üzerinden ele aldık.

Mayıs ayında Saudi Aramco ilk çeyrek kazancını açıkladığında, medyanın dikkati ilan edilen düşük kâr oranına ve petrol devinin temettüsünü sürdürme gayretine odaklandı.

Daha az dikkat çeken husus ise ilk çeyrek kazancına dair basın açıklamasının yaklaşık %25’i finansal performansa değil Covid-19 pandemisinin yarattığı krize ilişkindi. Basın açıklamasının 'Covid-19 Güncellemesi’ kısmı şirketin çalışanlarını, operasyonlarını ve topluluklarını nasıl koruduğuna ilişkindi. Finansallarını, kârını, temettülerini bu denli ön planda tutan bir şirket için %25’lik bu kısım kritik bir eşikte olduğumuzu gösteriyor.

Basın açıklamasının içerisinde yer alan aksiyonlar oldukça kapsamlı ve etkileyici. Açıklamalar, okuyucuların bu konuda yapılanlara ilişkin şüphe duymayarak, krize ilişkin alınan aksiyonların şirketin yönetim gündeminin en üstünde olduğunu düşündürecek şekilde aktarılmış. Bununla birlikte, basın bülteninin okuyucuları Covid-19 hakkındaki bilgilerin olduğu web sitesinin başka bir sayfasına yönlendirmesi de oldukça etkileyici.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu Aramco'nun ortaya koyduğu kültür ve bakış açısı: Aramco hikayesinin merkezine ÇSY yaklaşımına koyan bir şirket.

Küresel bir sağlık ve ekonomik krizin ortasında, üst düzey yöneticilerin ÇSY alanlarında yaptıkları yatırımları sorgulamaları ve bunu kriz esnasında karşılanamayacak bir lüks olarak görmeleri beklenebilir.

Gerçekten de, dünyanın dört bir yanından gelen hikayeler, Covid 19'un yarattığı krize karşı toplumu öncelemesi gereken kararlar ve eylemlerle ters düşüyor: Hissedarlarına temettü ödeyebilmek için hükümet yardımı alan şirketler, yöneticilere verilen büyük ikramiyeleri ödeyebilmek için gerçekleştirilen işten çıkarmalar, kendi paylarını alabilmek için büyüme planlarını değiştirenler.

Bu ters tutumların aksine, ÇSY alanlarında hedeflerine sadık kalan şirketlerin değerleme, kredi notu ve sermayeye erişim açısından piyasa tarafından ödüllendirildiğine dair pek çok işaret var.

Küresel derecelendirme ajansı Standard & Poor's Nisan ayı sonunda ÇSY'yi benimseyen firmalar hakkında görüşlere yer veren bir rapor yayınladı. Rapora göre, paydaş odaklı ve uyarlanabilir kurumsal yönetim yapılarına sahip olan, ÇSY performansları güçlü olan şirketler günümüzün hızla değişen dinamikleri arasında güçlü ve esnek olmaya devam ediyor.

Bu rapor önemli, çünkü bir kredi derecelendirme kuruluşu olarak S&P’nin kararlarının derecelendirilen şirketlerin üzerinde önemli bir etkisi var. Bu açıklama ile S&P, daha fazla esnekliğe ve uyarlanabilirliğe sahip olan şirketlere açıkça övgüde bulunurken, güçlü bir ÇSY performansı olmayanları dolaylı olarak geriletiyor.

Benzer bir şekilde, endeks sağlayıcı ve en büyük ÇSY derecelendirme kuruluşlarından biri olan MSCI, bazı araştırmaların sonuçlarını açıkladı: Covid-19 pandemisinin yarattığı kriz henüz çok yeni olsa da 2008 krizinden bu yana MSCI ÇSY dereceleri yüksek olan şirketlerin esnekliğini ölçmek için gerçek zamanlı bir test niteliği taşıyor. Pandeminin tüm dünyayı ve gelişmiş ekonomileri de oldukça güçlü bir şekilde sarstığı göz önüne alınırsa bu testin sonuçlarını görmek daha iyi ÇSY performansı gösteren şirketler açısında oldukça önemli olacak.

Aslında bulgular oldukça açık: ÇSY odaklı şirketlerin kıyaslandığı diğer şirketlerden daha iyi performans göstermeleri sadece uzun vadeli bir eğilim değil, aynı zamanda – içinde bulunduğumuz kriz gibi - maksimum stres koşulları altında dahi bu performansı korumaktalar.

Görünen o ki ÇSY artık bir lüks değil; aksine sağlıklı yapılar ve organizasyonlar için bir zorunluluk. Derecelendirme kuruluşları, endeks sağlayıcıları, yatırımcılar ve analistler giderek böyle düşünüyor.

SHARE: