Menu TR

WE TALK

7 December

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) Tahvilleri ve Kurumsal Finans

SKH tahvilleri, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne katkıda bulunmayı yatırım stratejisine dahil eden yatırımcılar için şirketler, hükümetler ve belediyeler tarafından ihraç edilen senetlerdir. Kurumsal SKH finansı ise çeşitli finansal araçların kurumsal düzeyde geliştirilen SKH stratejilerini hayata geçirebilmek için kullanılmasıdır. Bu tanımlar bağlamında SKH’lere katkı sağlamak isteyen yatırımcılar için yeterince büyük, yüksek likiditeli, çeşitli alanlara dağılarak riskleri en aza indirgenmiş ve şeffaf bir tahvil piyasası oluşturabilmek için UN Global Compact Eylem Platformu tarafından yayınlanan raporda iki ayaklı bir plan öneriliyor. Bu planın ilk aşamasını, piyasayı şekillendirmek oluştururken ikinci aşamasında kurumsal şirketler için SKH finansına entegre olmuş bir model geliştirmenin yolları anlatılıyor.

Sabit getirili SKH yatırımları için geniş bir portföy tanımlanması SKH tahvilleri için bir piyasa oluşturmanın ilk adımı olarak sunuluyor. Bu portföyde ise finansal olmayan kurumsal SKH tahvilleri, bankalar ve diğer finansal kuruluşların ihraç ettiği SKH tahvilleri, varlıklara ve projelere dayalı SKH tahvilleri, son olarak da devlet ve belediye SKH tahvilleri bulunuyor. Yatırım portföyünün tanımlanmasından sonra önerilen ikinci hamle ise piyasadaki kurumsal SKH yatırımları boşluğundan faydalanmak için harekete geçmek. Çünkü varlık sınıflarının büyüklüğüyle SKH etkilerinin orantılı olmaması sermayenin küresel hedeflerin finansmanını yapmada başarılı olamadığını gösteriyor. Bir sonraki adımda yatırımların etkisinin boyutunu ve alanını mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmak için piyasanın etkinliğini arttırmak geliyor. Bu sayede küresel hedeflere katkı sağlayan geniş bir likit varlık sınıfı oluşturulabilir. Ancak bu noktada, piyasanın hem boyutunu arttırmak hem de güvenilirliğini sağlamak zor olabilir. Piyasayı genişletmek ve likiditeyi sağlamak için geleneksel tahvil piyasalarının belgeleme yöntemlerini, ihraç süreçlerini, yüksek hesap verebilirlik ve şeffaflık standartlarını örnek almak yeterliyken güvenilirliği sağlamak için sürdürülebilir kalkınmanın kendi iç dinamiklerinden faydalanmak gerekiyor. SKH yatırımlarıyla ülkenin SKH stratejilerinin uyumlu olması da piyasanın performansını arttıran bir etmen olarak karşımıza çıkıyor. Çalışmada, piyasanın şekillendirilmesinin son aşaması ise yatırımcıların ve yatırımların risk, gelir ve etki profillerinin detaylıca analiz edilip aralarındaki eşleştirmelerin doğru yapılması olarak sunuluyor.

UN Global Compact Eylem Platformu’nun önerdiği planın ikinci ayağında kurumsal SKH finansmanı için şirketin iç dinamikleriyle ve stratejileriyle bütünleşmiş ve uyumlu bir model geliştirmek bulunuyor. Bu modeli geliştirirken atılacak ilk adım güvenilir bir etki teorisi geliştirmek. Çünkü bu teori şirketlerin SKH’lere katkısının etkin ve doğru bir şekilde ölçülmesinin temelini oluşturuyor. Etki teorisinin sahip olması gereken özelliklerin arasında belli bir amaç için ve bu amaca uygun olarak tasarlanmış, spesifik, dengeli, ölçülebilir, entegre ve karşılaştırılabilir olması sayılabilir. Bir sonraki adımda ise etki teorisiyle doğrudan ilişkili ve bütünleşmiş bir etki ölçme metodu geliştirmek yer alıyor. Son olarak da oluşturulan etki teorisini ve ölçme metodunu temel alarak modelin şirketin ana stratejilerine, yönetim yapısına ve finansmanına entegre hale getirilmesi öneriliyor.

SHARE: