Menu EN

S360MAG

21 April

Avrupa'da 2017'de öne çıkan sürdürülebilirlik trendleri

Sürdürülebilirlik, iletişim ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarında çalışan profesyonelleri bir araya getirecek Avrupa Sorumlu İş Zirvesi'nin 16.’sı bu yıl Londra'da düzenleniyor. Zirve'ye Unilever, BASF, IKEA ve ING gibi sektörlerinde önemli çalışmalarıyla bilinen şirketler katılacak. Zirve öncesi, Ethical Corps tarafından yayımlanacak olan “2017 Küresel Sorumlu İş Trendleri” (Responsible Business Trends) Raporu’nda, 2017 yılında Avrupa'da öne çıkan sürdürülebilirlik fırsatları, odak alan ve stratejileri ortaya konacak. 

Ethical Corps’un, rapor öncesinde, kurumsal sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik alanlarında 1.000’in üzerinde paydaşının görüşlerini almak amacıyla düzenlediği anket sonuçlarına göre, aşağıdaki alanlar ön plana çıkacak:

Brexit Etkileri: Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden ayrılma kararının sonrasında uzmanların konu hakkındaki görüşlerinin alınması için düzenlenen ankette katılımcıların büyük çoğunluğu “henüz bir şey söylemek için çok erken”, “etki etmeyecek” ve “göreceğiz” gibi çekimser cevaplar verirken, diğer kısmıysa duruma dair kırgınlık ve karamsarlık duyduklarını dile getirdi. Üzerinden henüz çok geçmemiş olmasına rağmen katılımcılar Brexit'in şimdiden yatırımlar üzerinde azımsanamayacak derece belirsizlik yarattığını, lüzumsuz iş yükü oluşturacağını ve sürdürülebilirlik kararları üzerinde negatif etkide bulunacağını belirtti. Brexit ve etkilerini anlatmak amacıyla uzmanlar en çok aşağıdaki 27 kelimeyi kullandı:



Sürdürülebilirlik, cironun üzerinde etkili: Anket katılımcılarının %56'sı sürdürülebilirlikle ilgili konuların cirolarına yüksek etkisi olduğunu, %24'üyse sürdürülebilirlik faaliyetlerinin ciroya etkileyip etkilemediğinden emin olamadığını belirtti. Emin olmayanların oranı önceki seneye göre %2 yükseldi. Buna göre, şirketlerin, sürdürülebilirliğin faaliyetlerine ekonomik yansımasını ölçme konusunda problem yaşadığı görülüyor. Sürdürülebilirliğin şirketler tarafından daha fazla dikkatli bir şekilde ele alınması için ciroya etkisinin doğru ve dikkatli ölçülmesi önem taşıyor.

Rekabet avantajı kaynağı olarak sürdürülebilirlik: Katılımcılar kendilerine yöneltilen “2017 yılında işinizde sizi en çok heyecanlandıran alan hangisidir?” sorusuna %21'le “bir rekabet avantajı kaynağı sürdürülebilirlik” yanıtı verdi. Bunu %15 ile sürdürülebilirlik kültürü ve %14 ile sürdürülebilir inovasyon takip etti.

Sürdürülebilirlik bütçelerinin daralması: Uzmanlardan sadece %25’lik bir kısım 2017'de sürdürülebilirlik bütçelerinin artacağını belirtti. %35 ise bütçelerinin aynı kalacağını söyledi.

Sürdürülebilirlik stratejisi: Şirketler yaptıkları işlerin ölçülebilir sosyal etkilerinin olduğunun giderek daha fazla farkına varıyor. Anket katılımcılarında, sosyal etki ölçümünün, şirketteki tüm departmanlar tarafından koordine edilmesi görüşünün hakim olduğu belirlendi. Katılımcıların %93'ü sürdürülebilirliğin olabildiğince yaygın bir şekilde tedarik zincirlerinde uygulanması gerektiğini söylüyor. Bunun nedeni olaraksa artan tedarik zinciri denetimleri ve tedarik zinciri aktivitelerinin marka değerine oluşturduğu riskler gösteriliyor.

PAYLAŞ: