Menu EN

S360MAG

24 March

İnsani Gelişme Raporu yayımlandı

İnsani Gelişme Raporu, 1990 yılında ilk defa hazırlandığında insani gelişmişliği bambaşka tanımlarken, yıllar içerisinde Raporun kapsamının gelişmesiyle birlikte gelişmişlik kavramının odak noktası maddi zenginliğe erişimden toplumsal refahın iyileştirilmesine ve geliştirilmesine, ekonomik büyümenin arttırılmasından da bireysel özgürlüklerin genişletilmesine doğru kaydı. İnsani Gelişme Raporu 2016’da öne çıkanları sizin için derledik.

İnsani gelişmişlik kavramı 2000 yılında dünyaca benimsenen Milenyum Kalkınma Hedeflerinin analitik temelini oluştururken Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin de geliştirilmesine büyük katkı sağladı. İnsani gelişmişlik yaklaşımı ve 2030 Ajandası özgürlüklerin genişletilmesi, açlığın ve yoksulluğun sona erdirilmesi, eşitsizliğin azaltılması gibi ortak hedefler taşıyor.

Sağlanan insani gelişime odaklanıldığında son 25 yıldır yaygın olarak görülen insani problemlerin önemli bir kısmı aşılmış durumda. Örneğin 1990'lı yıllardan günümüze 2 milyar artan dünya nüfusuna rağmen 1 milyar insan aşırı yoksulluktan çıktı; 2.1 milyar insan sanitasyona ulaşırken 2.6 milyar insan düzgün içme suyu kaynağına ulaştı. Kaydedilen ilerleme bir başarı olarak görülüyor ancak problemler hala tamamen çözüme ulaşmış değil. Halen her dokuz insandan biri aç, üç insandan biri ise eksik besleniyor. Her yıl 15 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce evlendiriliyor. Tüm dünyada her gün 18.000 kişi hava kirliliğinden ölüyor ve her sene 2 milyon kişi HIV kapıyor. Politik ve çevresel sebeplerden dolayıysa her dakikada bir 24 kişi göç ediyor. Bu altı çizilen verilerin yanı sıra problemler de zamanla artmaya devam ediyor. İklim değişikliğinin etkileriyle belirli bölgelerde su stresi ve doğal afetlerin de etki seviyesi ve sıklığı artıyor. Çevresel problemler yerel topluluklar arasında görülen gerginlikleri tetikliyor. Hızlı şehirleşme fakir kesimi ötekileştiriyor, cinsiyet eşitsizliği ve etnik ayrımcılıksa politik dünyayı baştan aşağıya değiştiriyor.

2016 Raporu beş noktaya dikkat çekmeyi hedefliyor:

·      Evrensellik insani gelişmişliğe ulaşmada en önemli araç haline gelmiş durumda. 2030 Ajandası ve Paris İklim Anlaşması evrenselliğe verilebilecek en iyi örneklerden. İnsanlığın son 25 yılda başardıkları önümüzdeki 15 yıl içerisinde başarabileceklerimiz için umut yaratıyor.

·      Kadınlar, kız çocukları, etnik azınlıklar, LGBT+ bireyler, yerliler, engelliler ve mülteciler insani gelişmişliğin en basit gereksinimlerinden mahrumlar ve yüzleştikleri her türlü problemi aşmalarını imkansız kılacak engellerle karşılaşıyorlar. Eğitim, politika ve temel insan hakları gibi alanlarda görülen ayrımcılık bu dezavantajlı grupların erişebilecekleri maksimum potansiyele erişmesini engelliyor ve engellemeye devam edecek gibi görünüyor.

·      Herkesin insani gelişmişlik hedefi dahilinde refaha ulaşması için yapılan çalışmalarda kullanılan kapsamlı analitik değerlendirme ve metodolojinin her kesim ve insana ulaştığından emin olunması gerekiyor. İnsani gelişim yaklaşımının merkezinde refah ve özgürlük yatıyor. Ancak öne çıkan özgürlük faktörü, sadece kişilerin değil toplulukların ve kolektif grupların özgürlüğünü de kapsamalı.

·      Politik olarak yapılacak çok sayıda uygulama ve düzenlenecek alan bulunuyor. Toplumların ve devletlerin kaynakları ve seferberliğiyle herkes için insani gelişmişliği sağlamak hiç zor değil. Ancak raporla birlikte iki problem öne çıkıyor. Birincisi insani gelişmişliğe ulaşmış olmak insani gelişmişliğin devamlılığının da sağlandığı anlamına gelmiyor. İkincisi ise, politik ve sosyal sistem dışında bırakılan herkesin sesini duyurabilmesi ve haklarını savunabilmesi için özel çaba harcanması gerekiyor.

·      Reform yapılan, adil ve kapsayıcı bir global yönetişim, insani gelişmişlik hedeflerine erişilmesine çabalayan herkese yardımcı olacak. Ulaşılan yeni reformlar ile küresel piyasaların regülasyonlarının ötesine geçilmeli, çok uluslu kurumlar yönetişimi tekrar ele almalı ve küresel sivil toplumlar daha da güçlendirilmeli.

Yayınlanan raporda günümüzde karşılaştığımız problemlerin yanı sıra ülkelerin performansları sıralanıyor. Listenin ilk üç sırasında Norveç, Avustralya ve İsviçre, insani gelişmişlik bakımından en iyi durumdaki ülkeler olarak dikkat çekiyor. 



Listenin ilerleyen sıralarında, İran İslam Cumhuriyeti’nin ve küresel ısınmadan dolayı sular altında kalacak olan Seyşeller’in altında yer alan Türkiye, %700 değerlerinde enflasyon gören ve diktatörlük ile yönetilen Venezuela ile 71. sırayı paylaşıyor.



Raporda üzerinde durulan beş noktaya ve konu hakkında daha detaylı bilgiye BM sitesinden erişebilirsiniz.

PAYLAŞ: