Menu EN

S360MAG

26 April

Yatırımlarda sürdürülebilirliğin rolü

Bloomberg, 2017’de sürdürülebilirlik yaklaşımı ile yapılan yatırımlarda önceki yıla göre %37 artış olduğunu belirtiyor. Sürdürülebilir projelere ilginin artması ile yatırımların değerlendirilmesi için de yeni verilere ve analiz yöntemlerine ihtiyaç doğuyor.

Toplamda 5.2 trilyon dolarlık varlığı idare eden 30 yatırım uzmanı ile yapılan bir araştırmada uzmanlar, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) faktörlerine bakarak değerlendirme yaptıklarını ifade ediyorlar. Sosyal ve yönetişim alanlarında; iş gücünde çeşitlilik, cinsiyet eşitliği, insan hakları, yolsuzluk ve adaletli iş gücü uygulamaları gibi veriler değerlendiriliyor. Çevresel değerlendirmede ise karbon salımı, su kaynaklarının kullanımı gibi faktörler göz önünde bulunduruluyor.

İklim değişikliği Faktörü
Sürdürülebilir yatırım yaparken en önemli ölçüt iklim değişikliği oluyor. Sayısı artan sert hava olayları, kuraklık, deniz seviyesinin ve asitliğinin yükselmesi ekonomik kalkınma önünde büyük bir tehdit oluşturuyor. 2.5 trilyon dolarlık varlığın küresel ısınmadan etkileneceği öngörülüyor. İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (Task Force on Climate-related Financial Disclosures -TCFD) yatırımcılara fiziksel riskleri değerlendirmeleri için iyi bir çerçeve sunuyor ancak bu risklerin oluşturabileceği ekonomik hasarı saptamak için daha kapsamlı analizlere ihtiyaç var. Şirketler, varlıklarının konumunu, hassasiyetini ve bunların oluşturduğu finansal riski belirlemek durumunda. Yatırımcılar için nüfus hareketleri, göç, altyapı harcamaları, bölgesel karbon vergileri, gelişen düşük karbon teknolojileri, kanun düzenlemeleri gibi gelişmeleri takip etmek son derece önemli. Bunun yanında şirketlerin karbon ve metan salımı, enerji ve su tüketimi, doğal kaynakları bilinçli kullanması da dikkate alınan veriler.

Veri paylaşımı
Kurumların faaliyetleri konusunda şeffaf olmaması yatırımcıların somut verilere ulaşmasına bir engel. Yatırım uzmanları, projelerin sürdürülebilirliğinden emin olmak istiyorlar. Ancak şirketlerin enerji, su kullanımı gibi somut verileri açıklamaktan yana olmamaları yatırımın gerçekte ne kadar sürdürülebilir olacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Yatırımcıların ihtiyaç duyduğu veriler çoğunlukla şirketlerin kendi raporlarından ediniliyor. Ancak veri sağlayan ve özellikle ÇSY verilerine odaklanan üçüncü parti kuruluşlar da var. Ancak veri sağlayıcılar arasında ortak kararlaştırılmış ölçütler bulunmaması yatırımlar arasında karşılaştırma yapılmasını zorlaştırıyor. En yaygın kullanılan ölçütün ise Global Reporting Initiative (GRI) olduğu görülüyor.

PAYLAŞ: