Menu EN

S360MAG

2 June

ABD Paris Anlaşması'ndan çekiliyor

Donald Trump, ABD'nin Paris Anlaşması'ndan çekileceğini açıkladı. Trump açıklamasında, Anlaşmanın ABD’de özel sektörü ve işçileri olumsuz etkilediğini öne sürerek emisyon azaltım hedefleri konusunun tekrar müzakere etmek istediğini ve Amerikan halkı için “en iyisini” yapmayı hedefleyeceğini belirtti.

Tarihsel olarak sera gazı salımları kapsamında en büyük kirletici olan ABD, güncel yıllık salım verilerine göre de Çin'den sonra en büyük kirletici konumunda. ABD günümüzde toplam sera gazı emisyonlarının %18'inden sorumlu. G7'de yer alan diğer altı gelişmiş ülkenin toplamı emisyonu, ABD'ninkinden ise daha az. Obama yönetimi altında 2025 yılına dek, 2005'e kıyasla %26-28 oranında azaltım hedefleniyordu. Yapılan araştırmalara göre, ABD'nin Paris Anlaşması'ndan çekilmesiyle yıllık atmosfere fazladan üç milyar ton karbondioksit salımı yapılacak. Buna göre, ABD tek başına yüzyılın sonuna dek küresel ortalama sıcaklığı 0,1-0,3°C arasında arttıracak kadar sera gazı salımı yapabilir.



Trump, Paris Anlaşması'nın ABD kömür endüstrisini çok kötü etkilediğini sürekli savunmuş ve “Önce Amerikan Enerjisi” sloganını başkanlık seçimi süresince tekrarlamıştı. Bu anlamda, Trump’ın destekçilerini mutlu ettiği düşünülebilir. Bununla beraber, Trump’ın fosil yakıt endüstrisine desteğine rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarının son yıllarda kazandığı ivmenin geri çevrilmesi zor gözüküyor. Öyle ki, yenilenebilir enerjiye yatırım 2015 yılında 350 milyar dolara ulaşarak fosil yakıt yatırımlarının önüne geçmişti.

Trump yönetiminin, Anlaşma'dan çıkış kapsamında sunduğu iş kaybı rakamlarına göre 2025 yılına dek 2,7 milyon kişinin işini kaybedeceği belirtiliyordu. Paylaşılan verilerin normal iş kaybı oranları, yeşil enerji yatırımlarının yarattığı istihdam ve temiz hava, su, daha az riskli doğal afetlerin getireceği yararlarının tamamen göz ardı ederek hazırlandığını hatırlatmakta fayda var.

Bunlara ek olarak beton, demir ve çeliğin arasında bulunduğu birkaç enerjiyle yakından ilişkili sektörde düşüş görülmesini de Anlaşma’dan çekilme sebepleri arasında olduğunu belirten Trump’ın yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin giderek ucuzlamasını ve 2015 yılında yeni kurulan enerji gücünün %64'ünün yenilenebilir enerjiden geldiğini görmezden geliyor.

Geçtiğimiz yıl başkanlık yarışı sırasında Anlaşma'dan çekilmeyi taahhütlerinin merkezinde yer veren Trump, Anlaşmadan geri çekilme kararını açıkladığı basın toplantısında ayrıca “Hedefleri tekrar müzakere edip anlaşma sağlarsak çok iyi ama olmazsa olmaz değil” dedi. Trump’ın ‘’Paris’i değil Pittsburgh’u temsil etmek üzere seçildim’’ sözü üzerine, Pittsburgh Belediye Başkanı Bill Peduto, Twitter üzerinden Pittsburgh’un ezici bir şekilde Clinton’dan yana oy kullandığını, Paris Anlaşması’nın ilkelerine bağlı kalacaklarını ve sera gazı hedefleri doğrultusunda aksiyon almaya devam edeceklerini duyurdu.

Açıklamayı takiben dünya liderlerinden kararı onaylamayan yazılı ve görüntülü açıklamalar yapıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha az kapsamlı bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini, Amerikan halkına güvendiğini ve iklim değişikliğiyle ilgili çalışan bilim insanlarını problem yaşamaları durumunda Fransa'ya gelip çalışmaları için davet etti. İtalya ve Almanya, Fransa'nın açıklamasına katıldığını ve tekrar müzakereye izin verilmeyeceğini söyledi. Şansölye Merkel Trump'ın kararından dolayı hayal kırıklığına uğradığını ancak “Dünya'yı kurtarmak” için sıkı çalışmaya devam edeceğini ekledi.

Trump'ın Anlaşma'yı kötü müzakereyle çaresizlikten imzalamak ile suçladığı Obama yönetiminden cevap gecikmedi. Obama, “Trump hükümetinin geleceği reddeden birkaç ülke (Nikaragua ve Suriye) arasına katılmasını görmek çok üzücü ancak eyalet, şehir ve özel sektörün iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarını hızlandırıp liderliği federal hükümetten almasını ve dünyayı korumaya yardım edecek gelecek jenerasyonlara adalet getireceğini umuyorum” dedi.

Bir diğer önemli gelişmeyse özel sektörde görüldü. Trump’ın yönetimine aynı zamanda danışmanlık veren Tesla CEO'su Elon Musk, Paris'ten ayrılma kararı üzerine başkanlık danışma meclisinden ayrılacağını duyurdu. General Electric baş yöneticisi Jeff Immelts ise İklim değişikliğinin bir gerçek olduğunu ve endüstrinin hükümetten bağımsız hareket etmesinin gerekliliğinin altını çizdi.

ABD’nin Anlaşma'dan normal yollarla çıkılması durumunda sürecin dört yıl sürmesi bekleniyor ancak ABD yönetimi Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC)‘den çekilerek bu süreci daha hızlandırabilir.

PAYLAŞ: