Menu EN

S360MAG

28 July

Küresel Değer Zinciri Gelişim Raporu yayımlandı

Dünya Bankası, Küresel Değer Zinciri’nin ekonomik kalkınmaya etkisini değerlendirdiği Küresel Değer Zinciri (KDZ) Kalkınma Gelişim Raporu 2017’yi yayımladı. Rapor küresel ticareti ve üretimi ilgilendiren konuların dönüşümüne, bazı ülkelerin ticaretten aldığı payın daha fazla olmasına ve  daha kapsayıcı bir değer zincirinin nasıl mümkün olabileceğine dair değerlendirmeler paylaşıyor.

Bugün Küresel Değer Zincirleri (KDZ), üretim sürecini parçalara ayırarak, farklı aşamalarının farklı ülkelerde gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor ve dönüşmekte olan küresel ticareti ifade ediyor. Özellikle üretimin farklı aşamalarının farklı coğrafyalara bölünmesi, gelişmekte olan ülkelerin yararına olabiliyor ve bazı ülkeler bu küreselleşmeden diğerlerine kıyasla daha çok faydalanabiliyor. Ticaret maaliyetinin düşmesi ise, gelişmekte olan ülkelere ve küçük şirketlere büyük fayda sağlayan daha kapsamlı bir zincir yaratabilmek için ön plana çıkıyor.

Günümüzde birçok akıllı telefon ve televizyon ABD’de veya Japonya’da tasarlanırken, bu ürünlerin işlemcileri ve yarı iletkenleri Kore Cumhuriyeti’nde veya Tayvan’da üretiliyor ve montajı Çin’de yapılıyor. Sonrasında ise, Avrupa ve ABD’de pazarlanıyorlar ve satış sonrası hizmet de bu ülkelerde sunuluyor. Bu gibi kompleks küresel üretim düzenlemeleri ticaretin yapısını değiştirirken, ticareti anlamak ve şirketlerin ve hükümetlerin KDZ’lere sermaye sağlamasını sağlayan politikalar oluşturmak haliyle zorlaşıyor. Ancak yine de küresel zincirin bir parçası olmanın olası faydaları değerlendirildiğinde gelişmekte olan ülkelerde paydaşlar kendi ülkelerini bu değer zincirinin ve daha katma değeri yüksek faaliyetlere dahil olmaya önem veriyor.

Bugüne kıyasla kompleks olmayan ekonomik aktiviteleri ölçmek için tasarlanmış olan günümüzdeki istatiksel bilgi sistemi, küreselleşen ticaretin etkilerini ölçmekte ve bu değişiklikleri takip etmekte zorlandı. Geleneksel ölçümler her ne kadar önemli olsa da, ticareti yapanlar arasındaki işlemlerin sadece gayri safi değerini ölçüyor ve değer zincirinin sonunda yabancı üreticilerin son tüketicilerle arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmada yetersiz kalıyor. Bu noktada ilk KDZ raporu uluslararası ticaretin değişen yapısını katma değer ve değer zincirleri üzerinden inceleyerek ortaya koyuyor. Birbirine bağlı bu ticaret ağı, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Almanya’nın başı çektiği, tüm ülkelerin birbiriyle etkileşim içerisinde olduğu bir sistemi ifade ediyor.



Küreselleşen değer zincirini incelemek iki açıdan önem taşıyor. Öncelikle, KDZ’ler gelişmekte olan ülkelere küresel ticaretteki paylarını artırmaları ve ihracatlarını çeşitlendirmeleri açısından yeni olanaklar sağlıyor. Gelişmekte olan ülkeler geçmişte daha çok işlenmemiş ham madde ihraç ediyordu, KDZ’ler ile birlikte bu ülkeler işlenmiş ürünler ihraç etmeye başladı. İkinci önemi ise, ticaret ve KDZ  katma değerini analiz etmek için kullanılan gayri safi değeri ortaya koyan veri yanıltıcı olabilecek olması.

Ülkelerin birbirleriyle ilişkisine değinen ve karmaşıklaşan küresel değer zincirini anlatan Raporun tamamına Dünya Bankası sitesinden erişebilirsiniz.

PAYLAŞ: