Menu EN

S360MAG

24 February

Böcek yemeye hazır mıyız?

Böcek yemek, daha sürdürülebilir, etik açıdan daha rahat ve aynı zamanda besleyici olabileceği gibi çoğumuzun farkında olmadan bulunduğu bir eylem. Böcek yeme fikri daha az “mide bulandırıcı” hale getirilebilirse gıda sektöründe hızlı bir dönüşüm gerçekleşebilir.

Böcek üretimi ve tüketiminin, kırmızı ete kıyasla çevreye etkisi daha düşük olmasına rağmen, aynı zamanda besleyici de olduğu belirtiliyor. Örneğin, bir kg cırcır böceği yetiştirmek amacıyla iki kg besin gerekirken, bir kg kırmızı et üretmek için sekiz kg yeme ihtiyaç duyuluyor. Buna rağmen içerdikleri protein seviyesinde çok da büyük bir fark yok; cırcır böceklerinde kg başına 205 gr protein bulunurken, kırmızı ette bu oran 256 gram seviyesinde.

Böcekler soğuk kanlı canlılar olmaları nedeniyle aldıkları besinleri daha yüksek oranda vücut kütlesine dönüştürebiliyor. Daha az üretim alanın gerektiği ve daha yüksek verim alınabilen üretim yollarıyla böcekler, ilk aşamada insan besini olmaktan çok hayvancılıkta protein amacıyla kullanılan balıkların yerini alabilir. Böylece balık popülasyonlarının korunmasına katkıda bulunulurken, balıkların insanlar tarafından daha fazla tüketilmesi de sağlanabilir. Bir sonraki aşamada üretim sırasında daha az besin kullanılması sayesinde dolaylı olarak pestisit ve su kullanımında azaltım sağlanabilir. Tüm bunlara ek olarak, böcekler hayvan atıklarını tüketebilmeleri sebebiyle atık yönetimi üzerinde de pozitif bir etki yaratabilir.




Tüm bu avantajlara rağmen dünya nüfusunun önemli bir kısmının böcek tüketimi konusuna çok sıcak yaklaşmadığı rahatlıkla söylenebilir. Böcek yemeye karşı hissedilen “tiksinti”nin sadece o yemeğin tadından veya kokusundan hoşlanmamak kadar basit değil. İnsanlar böcekleri iğrenç diye tanımladıkları diğer şeyler gibi duygusal olarak rahatsız edici de bulabiliyor; bir araştırmada hamamböceklerinin ve Adolf Hitler'in fotoğraflarının insanlar üzerinde benzer olumsuz tepkilere sebep olduğu sonucuna ulaşılmış.

Brüksel lahanasını veya brokoliyi sevmemekten farklı olsa da önyargı ve algılar değiştirilirse böcek tüketiminin yaygınlaşması imkansız gözükmüyor. Böcekler, günümüzde geniş kitleler tarafından tüketilen ancak eskiden çok da sevilmeyen diğer iki yiyeceğin yolunu takip edebilir. Yerli Amerikalılar, “kayen” ve “habanero” gibi acı biberleri uzun bir süredir tüketirken Avrupalı koloniler bu biberleri umutsuzluk ve açlık sonucunda daha fazla tüketmeye başladı. Benzer şekilde suşi, ilk olarak yaygınlaşmaya başladığında çiğ balık yemek çoğunluk tarafından “iğrenç” bulunuyordu. 2014’te ABD’de yapılan bir araştırmaya göreyse suşi, pancake, dondurma ve donut’lardan artık daha popüler.

Böceklerin tatları açısından “iğrenç” gıdalar olmadıkları söylenebilir. Yaklaşık 3.000 farklı etnik grup ve dünya uluslarının yüzde 80'i böcekleri bir veya birden fazla formda tüketmesi bu önermeyi destekliyor. Kırmızı gıda boyası içeren yoğurt, reçel, pasta, çörek, dondurma veya sos gibi ürünler tükettiyseniz, karmin böceği tüketmiş olma ihtimaliniz bulunuyor veya kırmızı ruj kullandıysanız karmin böceğini dudaklarınıza sürmüş olma ihtimaliniz de var. Dünya mutfaklarında böceklerden yapılan yaklaşık 2.000 tür yiyecek ve tarif bulunuyor ve bunlar yaklaşık iki milyar insanın günlük diyetlerinin bir parçası. Bu, her yedi insandan ikisinin geleneksel diyetlerinin böcek yemeyi içeriyor olduğu anlamına geliyor.  

Yine de böceklerin suşi ve acı biber ile benzer bir popülerlik seviyesine erişebilmeleri için maliyetlerinin azaltılması gerekiyor. Günümüzde, böcek üretim çiftlikleri henüz kurulma aşamasında ve gerçekleştirebildikleri üretim seviyesi oldukça düşük. Sık sık karşılaşılan araştırma eksikliği ve devlet tarafından gerçekleştirilen sıkı düzenlemeler sebebiyle hızlı ilerleme kaydedilemiyor ve bu da tüketiciye yansıyan fiyatlarda artışa sebep oluyor. Bununla beraber, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların desteğini artırması, hükümetlerin, büyük şirketlerin ve genç, yenilikçi girişimlerin sürece daha fazla dahil olması ile yatırımın artması ve üretimin hızlanarak böcek tüketiminin yakın bir gelecekte “normalleşerek” yaygınlaşması bekleniyor.

PAYLAŞ: