Menu EN

S360MAG

28 July

İklim risklerine karşı neredeyiz?

Schroders, küresel ekonomiyi iklim değişikliği ile mücadele konusunda uyaran yatırım şirketleri arasına katıldı. Günümüzde 520 milyar USD varlığı yöneten yatırım devi, yayımladığı “İklim İlerleme Paneli” isimli “dashboard” (sayısal gösterge paneli) aracılığıyla yatırımcıların karmaşık iklim risklerini daha iyi anlamasına yardımcı olmayı hedefliyor. Böylece, iklim değişikliğiyle mücadelede acil önlemlerin alınmasına destek olunacak.

Panelle birlikte, konu üzerine yayımlanan raporda, iklim değişikliğinin yatırım getirisi üzerinde giderek büyüyen etkisine değinilirken küresel ekonomik istikrara karşı da büyük bir tehdit oluşturduğu ve önümüzdeki yüzyıl içerisinde bu tehdidin artabileceğini belirtiliyor. Raporun yazarı Andrew Howard, küresel GSYİH'nın %2 ila %50 oranında etkilenmesinin mümkün olduğunu ve bunun, ortalama sıcaklık artışının 2 santigrat derece altında kalması veya 6 derecenin üstüne çıkmaya bağlı olduğunu söylüyor. Günümüzdeki sıcaklık artışı trendinin devam etmesi halinde, küresel ortalama sıcaklık artışının 4,1°C civarında olacağı tahmin edilirken buna bağlı olarak GSYİH kaybı %10 oranında olacağı tahmin ediliyor.

Schroders’ın raporunda ayrıca, iklim değişikliğinin getirdiği yıkıcı etkilerinin önümüzdeki on yıllar boyunca şirket değerlemeleri üzerinde büyük bir etkisi olacağı ve küresel sıcaklık artışının kaç derece olursa olsun, şirket karlılıklarını etkileyeceği belirtiliyor. Sera gazı salımlarına aynı hızla devam edilirse, 2 derecelik sıcaklık artışının altında kalmak için aşılmaması gerekilen “karbon bütçesinin” otuz yıl içinde aşılacağı tahmin ediliyor.

İklim İlerleme Paneli, yatırımcıların, farklı sektörlerin düşük karbonlu iş modellerine geçiş hızını takip etmesine olanak sağlıyor. Buna ek olarak, siyasal eylem, kamuoyu kaygı, iklim değişikliği finansmanı, kurumsal planlama, yenilenebilir enerji ve fosil yakıt üretimi de dahil olmak üzere 12 ana ölçüt üzerinden karbonsuzlaştırmayı değerlendiriyor.

“Kömür endüstrisinin karşılaştığı zorluklar” ve “yenilenebilir enerjinin başarısı"nı kapsayan ölçütler, sırasıyla 2,2°C ve 3,1°C sıcaklık artışı öngörüyor. Buna göre, güvenli sınır olarak kabul edilen 2 derecelik artış, bu senaryolarda bile aşılmış olacak. Yine de günümüzdeki petrol ve gaz üretim eğilimlerinin devam etmesi halinde 7,8°C'lik sıcaklık artışı veua karbon yakalama ve depolama teknolojisindeki yavaş ilerleme sonucunda öngörülen 5°C'lik sıcaklık artışına kıyasla çok daha iyi senaryolar oldukları aşikar.





Son zamanlarda önde gelen yatırımcılar tarafından hazırlanan raporlar ve bu tip bilgilendirici hizmetlerin, yatırım yapılacak şirketler üzerinde baskı kurması ve bu şirketlerin karşılaştıkları iklim risklerini yönetmek konusunda güvenilir ve pratik planlar oluşturmaları adına adım atmalarına önayak olması umuluyor.
 

PAYLAŞ: