Menu EN

S360MAG

24 February

AB'de Yenilenebilir Enerjiye Yatırım Artıyor

2016 yılında AB bölgesi genelinde yeni kurulan enerji üretim tesislerinin yaklaşık %90'ını yenilebilir enerji kaynaklı tesisler oluşturdu. Yenilenebilir enerjiye büyük yatırım yapmaya devam eden Almanya yeni kurulan rüzgar enerjisi santrallerinin %44'ünü tek başına inşa etti. Rüzgar enerjisi kömür enerjisi kapasitesini geçerek AB'de ikinci en büyük enerji kaynağı haline geldi ancak politik söylem ve çerçevelerin yenilebilir enerji konusundaki vizyon eksikliği kaygı yaratmaya devam ediyor.

Avrupa'nın elektrik şebekelerine yeni eklenen enerjinin yaklaşık %90’ının yenilebilir enerjiden gelmesi, Birlik ülkelerinin fosil yakıtlardan yeşil enerjiye kaymasının en belirgin örneği. 2016 yılında AB genelinde inşa edilen 24.5GW'lık kapasitenin 21.1GW'ına denk gelen %86'sının rüzgar, güneş, biyokütle ve hidroelektrikten oluştuğu ve 2014 yılında erişilen %79'luk oranı gölgede bıraktığı görülüyor. 2016 yılındaki eklenen kapasitenin %51'isini rüzgar enerjisi oluştururken, güneş enerjisi %27, doğal gaz %13 ve biyokütle %4.3 oranlarıyla sıralanıyor. WindEurope'tan alınan bilgiler doğrultusunda ilk kez rüzgar santralleri yeni kurulan kapasitenin yarısından fazlasını oluşturdu. 2007 yılında Avrupa'nın altıncı en büyük enerji kaynağı olarak petrolü geçen rüzgar enerjisi, 2013 yılında nükleer ve 2015'te hidroelektrik enerji gücünü geçti. Rüzgar enerjisi, 2016 yılındaysa kömürü geçerek AB'nin doğal gazdan sonra ikinci en büyük güç kapasitesi haline geldi. Ancak yenilebilir enerji teknolojisinin üretim aşamasına da yansıyan süreklilik sorunu sebebiyle, kömür AB bölgesindeki elektrik talebini yüksek oranda karşılamaya devam etti. Yeni rüzgar enerjisi kapasitesinin %44lük kısmı (5.4GW) Almanya tarafından kurulurken, Almanya'yı Fransa (1.6GW), Hollanda (0.9GW) ve İngiltere (0.7GW) izledi. Bu yükselişe rağmen rüzgar, bölgenin enerji ihtiyacının küçük bir kısmını karşılayabiliyor. 2016'da eklenen kapasite ile rüzgar 153GW kapasiteye ulaşırken, toplam enerji kapasitesi 918GW olarak ölçüldü.

WindEurope CEO'su Giles Dickson, yenilenebilir enerji sektörünün sıkıntılı dönemlerle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. “Düşük karbona geçişle ilgili tüm görüşmelerle birlikte, Avrupa'daki rüzgar endüstrisi için uzun vadeli ve iyi bir gelecek varmış gibi görünüyor ama aslında yok” dedi. Buna ek olarak Dickson, AB üyesi 28 Devletin sadece yedisinde 2020 yılı sonrası için yenilenebilir enerji hedefleri ve politikaların var olduğunu belirtti. Güneş enerjisi kapasitesiyse, 2007'de neredeyse sıfır seviyesinden 2016 yılında yaklaşık 100 GW kurulu güce ulaşarak önemli bir biçimde yükseldi. Almanya, yenilenebilir enerji kapasitesini hızlı bir şekilde artırdıktan sonra, 2016 yılı Mayıs ayında sembolik ama önemli bir başarı elde etti; rüzgar ve güneş enerjisi bir gün boyunca ülkenin enerji talebinin neredeyse tamamını karşıladı.

Ancak tüm gelişmelere rağmen yine de sektör liderleri, AB'nin 2020 hedefleri sonrasında politik desteğin devam edeceğinden endişeliler zira yenilebilir enerji kapasite artırım hedefleri 2020 yılında sona eriyor. Bunun için Devletlerin sağladıkları ilerlemeleri güvence altına almaları için geleceğe yönelik taahhütleri üzerinde çalışmaları gerekiyor.

PAYLAŞ: