Menu EN

S360MAG

11 August

Yeşil tahvilleri tutabilene aşk olsun!

İklim değişikliğiyle mücadelenin küresel gündemde sürekli artarak önem kazanması, yeşil tahvilerin önlenemez yükselişini de beraberinde getiriyor. Sürdürülebilir yatırıma gösterilen ilgi, hisse senedi ihraçcıları, sigortacılar arasında git gide artarken, iş dünyasında da geniş çapta ilgi görmeye başladı. Peki ya yeşil tahvil piyasası nedir?

Yeşil tahvillerin en belirgin özelliği, finansal getiri sağlarken toplum üzerinde pozitif etki yaratması. Bu tahvillerin öne çıkan diğer iki özelliği ise şeffaflık ve raporlama. Aslında bu çevresel tahviller, gelirleri çoğunlukla yenilenebilir enerji, çevresel kirliliği önleme ve koruma gibi finansman projelerine tahsis edilen sabit gelir araçlarıdır. Yeşil tahviller, yatırımcı portföylerinin çevresel ayak izlerini takip etmeyi de mümkün kılmakta.

Yeşil tahviller aynı zamanda hesap sorulabilir finansal araçlardır. 100'den fazla ihraçcı, yatırımcı ve sigortacı, bu sabit gelir araçları için tanım ve standartlar içeren Yeşil Tahvil İlkelerini imzaladı. Buna ek olarak, yeşil tahvillerin pozitif etkisi çoğu zaman STK'lar ve ikinci elden teyit edebilecekler tarafından belgelenmektedir.

Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) gibi çok uluslu kuruluşlar tarafından başlatılan yeşil tahvil piyasası başlangıçta “niş” bir pazar olarak nitelendirildi. Ancak aradan 10 yıldan az zaman geçmesine rağmen yeşil tahviller beklenmeyen bir hızla çoğalmaya başladı. 2016'nın ilk yarısında yaklaşık olarak 40 milyar $ değerinde yeşil tahvil ihraç edilirken, bu yılın ilk yarısında bu rakam %38lik bir artışla 55 milyar $ olarak kaydedildi.

İklim Tahvil Girişimi, 2017 yılında küresel düzeyde ihraç edilen yeşil tahvillerin 150 milyar $‘a ulaşacağını tahmin ediyor. 2016 verilerine baktığımızda bu rakamın 82 milyar $ olduğunu görüyoruz. Bu da demek oluyor ki, yeşil tahviller sonunda ana akım haline geliyor!



Yeşil tahvil pazarı da ihraç edilen tahvil sayısı gibi hızla büyümeye devam ediyor. 2017'de Bank of America Merrill Lynch, Credit Agricole ve HSBC gibi farkılı ve sayısız kamu ve özel kuruluş pazara giriş yaptı ya da ilk defa yeşil tahvil ihraç etti.

Yeşil tahvil piyasası, dahil olan finansal kurumların sayısı ve isimleri sebebiyle gitgide küresel, dinamik ve tanınır hale geliyor. Polonya ve Fransa gibi devletler yenilenebilir enerji ve sürüdürülebilir altyapı projelerinin finansmanını sağlamak için ihraç ettikleri ilk kamusal yeşil tahvillerle 2017'de pazara giriş yaptılar. ABD'de ise şehirlerin ve yerel toplulukların iklim değişikliğiyle mücadelesini desteklemek ve uluslararası standartlar dahilinde yenilenebilir enerjiye geçişi kolaylaştırmak için yeşil belediye tahvilleri ihraç edildi. Çin ve Hindistan'da da ulusal yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve sürdürülebilir projeleri finanse etmek için çok sayıda tahvil ihraç edildi. Bu hareket, gelişmekte olan ülkelerin düşük karbonlu bir gelecek inşa etmek konusunda kararlı olduklarını işaret ediyor.

Devletler dışında, son 12 ayda Apple, Iberdrola, Intesa SanPaolo, QBE Insurance Group ve TenneT gibi büyük şirketler de yeşil tahvil ihraç ederek pazara dahil oldu.

Yeşil tahvile yatırım yapanlar yalnızca kurumsal yatırımcılar değil. Bank of America Merrill Lynch, Morgan Stanley, Barclays ve UBS gibi büyük yatırım bankalarının yürüttüğü çeşitli araştırmalara göre, yatırımcıların tamamının yaklaşık %89'u sürdürülebilir yatırımın ne olduğunu bildiğini ve bu yatırımlara ilgi gösterdiklerini belirttiler. Araştırmaya katılan yatırımcıların %65'i ise sürdürülebilir yatırım yaptıklarını belirtti. Araştırmaya jenerasyonları da dahil eden başka bir çalışma, y-neslinin ve genç profesyonellerin %92'sinin sürdürülebilir yatırımın ne olduğunun farkında olduğunu açığa çıkardı. Bu oranın yüksekliği gelecek yatırımcıların sermayelerini geçmiş nesillere göre daha sürdürülebilir bir şekilde geliştireceği anlamına geliyor.

PAYLAŞ: