Menu EN

S360MAG

27 January

%99’luk Kesimin Ekonomisi

Sahip olduğumuz kaynakların gelmiş geçmiş en kötü şeklide dağıtıldığı günümüzde dünyanın en zengin sekiz milyarderi dünya popülasyonunun yarısı ile aynı miktarda zenginliğe sahip! Kaynakların büyük şirketler ve süper zenginlerde olması, şirketlerin agresif ücret kısıtlamaları, vergi kaçakçılığı gibi konular dünya nüfusunun yarısına denk gelen ve aynı zamanda en yoksul kesimi oluşturan 3,6 milyar insanın yaşamını etkiliyor ve zengin-yoksul arasındaki gelir dengesizliğindeki uçurumu giderek daha da artırıyor. Giderek artan bu eşitsizliğin ve sosyal kutuplaşmanın 2017’de küresel ekonomiye ciddi etkileri olacağı hatta küreselleşmeyi zayıflatacağı düşünülüyor.



2015 yılında dünya nüfusunun yarısı kadar zengin olanların sayısının 62 kişiden sekize kadar düşmesi, gelir dengesizliğindeki derinliğin artmasına işaret ediyor. Bu artışın sebebi olaraksa Çin ve Hindistan’daki yoksulluğun öngörülemeyecek derecede, bu zamana kadar görülmemiş seviyelerde olması gösteriliyor. Oxfam’a göre, Çin ve Hindistan’daki yoksulluk seviyesi geçen sene de böyle olsaydı, 2015 yılındaki sayı 62 kişi yerine dokuza kadar düşebilirdi. Peki ya bu sekiz isim kimlerden oluşuyor ve elinde bulundurdukları mal varlığı tam olarak ne kadar?

Bill Gates: Microsoft’un kurucusu (net 75 milyar dolar)
Amancio Ortega: Zara moda zincirini elinde bulunduran Inditex’in kurucusu (net 67 milyar dolar)
Warren Buffett: Amerikalı CEO ve Berkshire Hathaway’in en büyük paydaşı (net 60.8 milyar dolar)
Carlos Slim Helu: Grupo Carso’nun sahibi (net 50 milyar dolar)
Jeff Bezos: Amerikalı girişimci ve Amazon genel müdürü (net 45.2 milyar dolar)
Mark Zuckerberg: Facebook kurucu ortağı, yönetim kuruulu üyesi ve genel başkanı (net 44.6 milyar dolar)
Larry Ellison: Oracle kurucu ortağı ve CEO’su (net 43.6 milyar dolar)
Michael Bloomberg: Bloomberg LP kurucusu, sahibi ve CEO’su (net 40 milyar dolar)
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) kapsayıcı büyüme ve kalkınmayı ele alan rapora göre ortalama gelirin 2008-2013 yıllarını kapsayan dönemde 26 ülkede %2,4 oranında azaldığı ortaya kondu. WEF’in kapsayıcı kalkınma endeksinde İsveç, Lüksemburg, İsviçre, İzlanda ve Danimarka başı çeken ülkeler olurken, Britanya 21. ve ABD 23. sırada yer aldı. Forbes tarafından yayımlanan en zenginler listesini ve yatırım bankası Credit Suisse’yi baz alan çalışma, dünya popülasyonunun yarısını oluşturan insanların büyük çoğunluğunun her gün yaşam mücadelesi verdiğini ve %70’inin de düşük gelirli ülkelerde yaşadığını ortaya koyuyor. 1988 ve 2011 yılları arasında en yoksul kesimi oluşturan %10’luk dilimin geliri sadece 65 dolar artarken, %1’i oluşturan en zenginlerin geliri ise tam 182 kat daha fazla büyüyerek 11.800 dolar artmış bulunuyor. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde ise 1,3 milyar nüfuslu Hindistan’ın gayri safi yurtiçi hasılasından da fazla olan 2,1 trilyon dolarlık mal varlığını, 500 kişiden oluşan küçük bir topluluğun elinde bulunduracağı tahmin ediliyor.  

Hükümetlerin gelir vergisini artırarak sağlık, eğitim ve yeni istihdam alanları yaratılmasında kaynak yaratabileceği savunuluyor. Aynı zamanda hükümetlerin birbirleriyle yarışmak yerine işbirliğine giderek iş piyasasını düzenleyerek çalışanlara adil ödeme yapıldığından emin olma, çalışanlarına hak ettikleri koşulları sağlayan şirketleri destekleme ve vergi kaçakçılığını önleme gibi alanlarda aktif rol üstlenmeleri konusunda öneriler sunuluyor.

PAYLAŞ: