Menu EN

S360MAG

28 June

Günün menüsü… Gıda sistemlerinin dönüştürülmesi!

İyi beslenme ve sağlıklı yaşam herkesin temel hakkı. Ancak yaşadığımız dünyada bu temel haklara erişebilmenin ekonomik bir karşılığı var. Gelişmekte olan ülkelerde pek çok insanın ekonomik imkanları kısıtlı olduğundan sağlıklı beslenme imkânı neredeyse yok. Ancak bu değişiyor. Çin gibi Doğu Asya ülkeleri başta olmak üzere pek çok yerde ekonomik büyüme ile paralel olarak insanların beslenme biçimlerinin ve taleplerinin değiştiğini görüyoruz.

Küresel olarak özellikle gelişmekte olan ülkelerde orta sınıfın hızlı bir büyüme trendi gösterdiğine tanıklık ediyoruz. OECD’ye göre 2009’da 1.8 milyar kişinin dahil olduğu küresel orta sınıfın 2020’de 3.2 milyara, 2030’da ise 4.9 milyara ulaşması bekleniyor. Bu yeni orta sınıf daha fazla besin ve yüksek proteinli gıdalar talep edecekler.

Bu talebi karşılamak dünya çapında arazi ve su kullanımını ciddi anlamda arttıracak. Günümüzde var olan ve kötüye gitmesi beklenen iklim koşulları toprakları verimsizleştirmeye devam ediyor. Yüksek verim odaklı modern tarım teknikleri ise tükenen su ve doğal kaynaklar, ormansızlaşan araziler, şiddetli hava olayları ve atık krizleri karşısında sürdürülebilir görünmüyor.

Peki bu talebi nasıl sürdürülebilir biçimde karşılarız?
Bu sorunun cevabı çok katmanlı. Öncelikle besin üretimimizin pek çok doğal faktöre bağlı olduğunu ve aynı zamanda pek çok doğal faktörü de etkilediğinin farkına varmamız gerekiyor. Ayrıca, beslenme alışkanlıklarımızı dahi değiştirerek dünya üzerinde olumlu ya da olumsuz etki yaratma olasılığımız var.

İşte göz önüne almamız gereken çevresel ve sosyal faktörlerin kısa bir listesi:

İklim değişikliği: İklim değişikliğinin önünü kesmek için daha düşük karbon salımlı ve sera gazlarını toprakta depolamaya yönelik tarımsal yöntemler geliştirmeliyiz.
Biyoçeşitlilik: Arılar gibi polen taşıyarak bitki türlerinin devamlılığını sağlayan canlıları korumalıyız. Tarımda monokültür üretimin önüne geçerek çeşitli ürünleri bir arada yetiştirmeli ve bu sayede hasadın zararlılara, hastalıklara ve şiddetli hava olaylarına dayanıklılığını arttırmalıyız.
Su: Tarımda su kullanımını azaltmak üzere verim arttırıcı teknolojik araştırmalar yapmalıyız. Tarımsal atıkların suya karışmasının önüne geçmeliyiz.
Ağaçlandırma: Soya, palm yağı, kırmızı et, kâğıt, odun endüstrilerinde net ağaç kaybını sıfıra indirmeliyiz.
İsraf: Yıllık gıda üretimimizin üçte biri çöpe atılıyor. Üretim, dağıtım, saklama ve tüketim süreçlerinde gerçekleşen bu büyük kaybı ortadan kaldırmalıyız.
Gıda adaleti: Gıda üretiminin dünyaya erişilebilir, temiz ve adil olarak bölüşümünü sağlamalıyız.
Protein çeşitliliği: Kaynakları daha verimli kullanmak için bitkisel protein tüketimine öncelik vermeli ve hayvancılıktan dolayı meydana gelen kaynak kullanımı ve karbon salımını azaltmalıyız.
İyi beslenme: Obezite, kalp ve şeker hastalığı ile kötü beslenmeden kaynaklanan “gizli açlığa” son vermeliyiz.

PAYLAŞ: