Menu EN

S360MAG

3 November

Daha kapsayıcı bir küresel ekonomiye doğru

“Amaç odaklı” kuruluşların olumlu toplumsal etki yaratma yollarıyla ilgili makro trendlere odaklanan bir dizi araştırmadan oluşan “Inclusive Global Economies” (Kapsayıcı Küresel Ekonomiler) raporu, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bağlı olduğumuz ekonomik kurallara odaklanıyor. Amaç odaklı kuruluşlar bu kuralları yeniden tanımlarken, daha bütüncül ve kapsayıcı bir ekonomik sisteme doğru geçişin yollarını arıyorlar.

Raporda, tüm dünyada yaşanan toplumsal huzursuzluğun ve popülizmin giderek yaygınlaşmasının sebebinin, kapitalizmin – en azından geleneksel haliyle – yeterli çözüm üretememesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Bununla beraber, herkesi, özellikle günümüzde dışarıda bırakılmış bireyleri göz önünde bulunduran ve güçlendiren, çok daha kapsayıcı yeni bir kapitalizmin mümkün olduğu vurgulanıyor.

Kapsamlı bir ekonomik modele geçişin, Küresel Kalkınma Gündemi kapsamında SKH’ne ulaşmak adına bir ön şart olduğu belirtiliyor. Son on yılda yoksullukla mücadelede önemli bir ilerleme kaydedilmesine rağmen, mevcut jeopolitik karışıklıklar, iklim değişikliğinin etkileri, nüfus artışı ve kentleşme gibi diğer küresel trendler nedeniyle daha fazla inovasyona ve yaratıcı çözümlere ihtiyaç duyulacağına işaret ediliyor.

“Kapsayıcı Küresel Ekonomiler” rapor serisinin son parçası “Innovation Trends Report” (İnovasyon Trendleri Raporu) ile sınırlar, disiplinler ve sektörler arasında iş birlikleri sayesinde yenilikçi ekonomik çözümler üretilmesi hedefleniyor. Buna göre, yoksulluk, eşitsizlik, hastalık ve iklim değişikliği ile mücadelede süregelen ilerlemenin, politika yapıcılar, iş dünyası liderleri, sosyal sektör kuruluşları ve vatandaşlar arasındaki iş birliğinden doğacağı ifade ediliyor. Kapsayıcı ekonominin tanımı, ekonomik hayatı tüm boyutlarıyla ele alan, özellikle iyi hallerinin devamlılığı için büyük engellerle karşılaşan bireyler tarafından paylaşılan toplumsal refah için imkanlar yaratan bir yapı olarak tanımlanıyor.

Raporda, küresel nüfusun en yoksul yarısının küresel varlığın sadece %1’ine sahip olduğu dile getiriliyor. Dünyada her 100 kişiden 11’i günde sadece 1,9 ABD Doları harcayarak yaşıyor. SKH, 800 milyon insanı yoksulluktan kurtararak, küresel yoksulluk oranını 2030’a kadar %10,7’den %3’e düşürmeyi hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için, sosyal etki konusunda entegre ve inovatif yaklaşımlara ihtiyaç var.

Raporda amaç odaklı kuruluşların karar alma ve iletişim yapma konularında yönlendirilmesi amacıyla oluşturulan yol haritası dikkat çekiyor. Buna göre, daha katılımcı ekonomilere ulaşmak, altı temel noktadan geçiyor: “Değerlendir”, “Belirle”, “Yeni bir çerçeve oluştur”, “Yarat”, “Uygula” ve “Raporla”.


Rapor hakkında daha detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilirsiniz.    

PAYLAŞ: