Menu EN

S360MAG

14 July

Beklenen İstanbul depremi afet riskini azaltmayı gündeme taşıyor

Afet riskini azaltmak sürdürülebilir kalkınma için temel bir unsur. Risklerin öngörülebildiği, 2030 Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için grupların, toplulukların ve özel sektörün iş birliği yapması gerekiyor. Bu konu Afet Riski Azaltma (ARA) Sendai Çerçevesi kapsamında 14-18 Mart 2015 tarihlerinde Japonya’daki Sendai şehrinde gerçekleştirilen Üçüncü Afet Riski Azaltımı Birleşmiş Milletler Konferansı’nda da onaylandı.

Afetlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların etkisi ülkeden ülkeye değişiklik gösterirken, ABD, Japonya ve Çin oransal olarak afetlerin en çok görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. Ancak, Moğolistan, Haiti, Yemen ve Honduras gibi düşük gayri safi yurt içi hasılaya sahip ülkelerde ekonomik kayıplar oldukça şiddetli bir şekilde hissediliyor. Kısa bir süre önce Japonya’da meydana gelen tayfun nedeniyle ölen insanların sayısı 22’ye ulaştı. En az 20’ye yakın insana ise hala ulaşılamıyor. 1000’e yakın evde kurtarma çalışması yapıldı fakat onlarca ev için henüz ne yapılacağı bilinmiyor. Operasyonlar zemin kayması ve sel suları nedeniyle yavaşlamış durumda.




Beklenen İstanbul depremi de afet riskini azaltmayı Türkiye için gündeme taşıyor. 349 milyar dolar ile ülkedeki ekonomik aktivitenin %40’ını oluşturan İstanbul ve endüstriyel olarak aktif Marmara Bölgesi’nde meydana gelecek depremin neden olacağı can kaybı ve ekonomik kaybın oldukça ciddi boyutlarda olacağı öngörülüyor. Bu nedenle, afet riskini azaltmayı sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda tartışmak Türkiye için büyük önem taşıyor. 2015-2030 Afet Riski Azaltma Sendai Çerçevesi, afetlerden etkilenen insanların sayısını, ölümleri, ekonomik kayıpları ve altyapı hasarını önemli oranda azaltmayı hedefliyor. Bu hedefler aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri altındaki 11. Hedef’te de ele alınıyor.

Son yıllarda ARA ve sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişki gittikçe güçleniyor. 2000 yılındaki Binyıl Kalkınma Zirvesi’nde afet riskinin azaltılması ve doğal tehlikelere karşı direncin artırılmasının bu hedeflerin gerçekleşmesini hızlandırdığı konuşuldu. 2015 yılında afetlerden kaynaklanan 260 milyar dolar değerindeki ekonomik kaybın 2030 yılında 414 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Son 20 yıldır ise fırtına ve sel gibi iklimle ilişkili afetlerin sayısında düzenli bir artış görülüyor.
 

PAYLAŞ: