Menu EN

S360MAG

16 October

İklim değişikliğinin azaltılmasında mali ve parasal politikalar

Temmuz 2019, dünyada rekor kıran sıcaklıkların yaşandığı tarihin en sıcak aylarından biriydi. Doğu Afrika'daki milyonlarca insanı etkileyen uzun bir kuraklık yaşanması ve Ağustos 2019'da Grönland’in bir günde 12,5 milyar ton buz kaybetmesi yaşanan sıcağın sonuçları arasında kaydedildi.

IMF tarafında gerçekleştirilen literatür taraması çalışması iklim değişikliğine ilişkin uygulanabilecek veya uygulanması gereken politikalara ilişkin tartışmaları teşvik etmeyi amaçlıyor. Çalışmada, mali araçların ön sırada olduğu söylenmekle beraber finansal alt yapı ve piyasaları geliştirmek için finansal düzenleme, finansal yönetim ve politikalar ve de parasal politikalar ile tamamlanması önerilmektedir.

Bu literatür çalışmasının yönetici özeti bölümünde aktarılan ana noktaları sizin için derledik;

- Üzerinde bilimsel mutabakatın olduğu bir durum olarak iklim değişikliğinin azaltılması ancak düşük karbonlu ekonomiye geniş çaplı bir geçişin olmasıyla mümkün olabilir.
- Piyasalar, kendi başlarına iklim değişikliğinin azaltılması için yeterli değil.
- İklim değişikliğini etkilemek ve azaltmak yönünde çok çeşitli makroekonomik ve finansal politika araçları bu önlemler paketinin bir parçası olabilir.
- İklim değişikliğinin azaltılması için etkili olacak farklı politika karışımları ve genel politikalar içerisinde iklim değişikliğinin rolü hakkında daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Literatür çalışmasının ötesine baktığımızda birtakım eksikliklerin olduğu tespit ediliyor.

İlk olarak, birçok yatırımcının kısa vadeli perspektifleri göz önüne alındığında, finansal riskler iklim risklerini azaltmanın uzun vadeli faydalarını yansıtmayabilir. Ayrıca, iklim risklerinin genellikle karmaşık, opak ve örnek teşkil etmeyen yapısından ötürü finansal riskler, iklim risklerini yakalamayan şekillerde değerlendirilir.

İkincisi, düşük karbonlu yatırımların sosyal değeri ile karlılık arasında geniş bir uçurum var. Kısa vadede, düşük karbonlu yatırımların, emisyon azaltmadaki belirsizliği ve bununla birlikte gelecekte kaçınılacak emisyonların değeri bakımından bu yatırımlar yatırımcılara cazip gelmemektedir.

Üçüncü olarak, kısa vadeli finansal performansı destekleyen kurumsal yönetim, finansal kısa vadeciliği teşvik ederken, sermaye piyasalarındaki kısıtlamalar düşük karbonlu projeler için kredi sınırlandırmasına yol açabilir.

Bahsi geçen tüm konular, finansal kurumların ve finansal sistemin doğrudan etkilendiği finansal ve mali politikaların bu sorunların ele alınmasında kilit bir rol oynayabileceğini göstermektedir.

PAYLAŞ: