Menu EN

S360MAG

14 July

Gıda sektöründe iklim kaynaklı riskler yatırımcı kararlarını etkiliyor

Geçtiğimiz birkaç ayda, tarihe geçecek bazı hissedar kararları doğrultusunda iklimle ilişkili risklerini açıklaması için Exxon’un da aralarında bulunduğu petrol devleri üzerinde önemli derecede baskı kuruldu. Uzmanların ve yatırımcıların görüşüne bakılırsa, sırada gıda şirketleri var. Bu şirketlerin palm yağı, soya veya sığır eti kullanmaları veya üretmeleri iklim değişikliği üzerine etkiyi de beraberinde getiriyor.

Bu doğrultuda, 192 milyar dolar değerindeki ABD’nin en büyük üçüncü emeklilik fonunu denetleyen New York Eyalet Kontrolörü Thomas DiNapoli, Exxon’un katran kumu (tar sands) kullanmasından ve Dominos’un pizzalarında kullandığı başta palm yağı olmak üzere bazı malzemelerden duyduğu endişeyi dile getirdi.

DiNapoli, tedarikçilerin yağmur ormanlarını tahrip ederek ve iklim değişikliğini tetikleyerek ürettikleri ürünlerin, tüketicilerin günlük hayatta kullandıkları ürünler olduğunu belirtiyor. Ayrıca, sayısı giderek artan şirketler ormansızlaştırmaya sebep olmayan tedarikçilerden palm yağı ve soya satın almayı tercih ederek, daha iyi çevresel uygulamaları desteklediklerini ve hissedar nezdinde değer ve itibarlarını koruduklarını ekliyor.

Gıda ve içecek sektöründeki şirketleri ilgilendiren, iklimle ilişkili kararların sayısı 2011 yılında 12 iken, bu yıl 131’e ulaştı. Kararların önemli çoğunluğu palm yağı, tedarik zincirinde sığır eti ve soya üretimi kaynaklı ormansızlaştırma ve iklim değişikliği ile hayvan sağlığı üzerine yoğunlaşıyor.

Gıda sektöründe atılan adımlar

Savunucu gruplar (advocacy groups) ve yatırımcılar, palm yağının ormansızlaştırmadaki rolüne odaklanıyor. Bu doğrultuda kurulan Roundtable on Sustainable Palm Oil (RSPO) aracılığıyla da sürdürülebilirlik standartlarını oluşturmayı başardılar. Domino’s, “kütle denkliği”ne bağlı olarak ABD’deki tüm şubelerinde %100 sertifikalı sürdürülebilir palm yağı kullanmak amacıyla 2015 yılından beri RSPO ile çalışıyor. RSPO’nun “kütle denkliği” seçeneği, RSPO sertifikalı palm yağının, sertifikalı olmayanlar ile karıştırılabilmesine olanak sağlıyor.



Geçtiğimiz sene, Unilever, Kellogg ve Nestle sürdürülebilir palm yağı standartlarını karşılayamaması sebebiyle palm yağı devi IOI Grup’tan palm yağı alımını durdurdu. Trillium Asset Management hissedar avukatı Allan Pearce, yatırımcıların gıda şirketleri ve tarımın etkisi ile yakından ilgili olduklarını ve bu ilginin kapsamının giderek genişleyeceğini söyledi.

Hissedarların iklime bağlı kararları yükselişte

İklim değişikliğine ilişkin hissedar kararlarının yoğunlukla petrol ve gaz endüstrisindeki kuruluşlar arasında ilgi çektiği görülüyor. Petrol devi Exxon’un hissedarları arasında %62’lik dilim, iklim riski ile ilişkili açıklamaların yapılması yönünde oy kullanmasının ardından, Occidental hissedarlarının üçte ikisi şirketin iklim etkisi değerlendirmesi yapması yönünde oy kullandı. Benzer şekilde, Pennsylvania merkezli PPL’nin hissedarlarının %57’si bu doğrultuda oy kullandı.

BlackRock ve Vanguar gibi şirketlerin aralarında bulunduğu büyük finans şirketleri yatırımlarında iklim açıklamalarını öncelikli hale getirdiler ve iklim açıklamalarına yer veren şirketlerin tekliflerini destekleyeceklerini belirttiler. Eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg’ün liderliğindeki “Task Force on Climate Related Financial Disclosures” (İklimle İlişkili Finansal Beyanlar Görev Grubu) geçtiğimiz hafta şirketlerin yatırımcılara, kredi verenler ve sigorta şirketlerine açıklamalarında kullanmaları için bir çerçeve yayımladı. Bu çerçeve, iklim ile ilişkili açıklamaların daha istikrarlı olması ve daha fazla şirketin iklim risklerini dikkate almaları ve açıklamaları amacıyla tasarlandı. Bunun ardından, iş dünyasında 100 lider, bu liderlerin toplam piyasa değeri 3.5 trilyon dolar değerindeki şirketleri ve 25 trilyon dolarlık varlıkları yöneten finansal kuruluşları İklimle İlişkili Finansal Beyanlar Görev Grubu’nun önerilerini desteklediklerini kamuoyuna açıkladılar.

PAYLAŞ: