Menu EN

S360MAG

6 October

Güneş ve rüzgâra rakip: Buhar enerjisi!

Çok önemli bir yenilenebilir enerji kaynağını gözden kaçırmış olabilir miyiz? Buharlaşan suyu kullanarak temiz elektrik üretmek mümkün. Buharlaşma, sıvıların genellikle ısındığında gaz formuna dönüşmesi anlamına geliyor. Her gün güneşten gelen ısı enerjisi ile göl ve nehirlerden büyük miktarda buharlaşan suyun enerji potansiyeli oldukça büyük. Öyle ki, Columbia Üniversitesi’nden Özgür Şahin ve arkadaşları, ABD’deki göl ve nehirlerden buharlaşan suyun yılda 2,85 milyar MWh elektrik üretilebilme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Bu da ABD’nin 2015 yılında ürettiği elektrik enerjisinin üçte ikisine denk geliyor.

Buharlaşmadan enerji elde edilebilmesi için öncelikle, bir buharlaşma cihazına ihtiyaç duyuluyor. Şahin ve ekibinin bu doğrultuda birçok küçük ölçekli prototip geliştirmiş. Prototiplerin tamamında, kuru olduklarında küçülebilen malzemeden oluşan, bakteri sporları ile kaplı bantlar bulunuyor. Şahin, sporların kururken kıvrılarak, bandı kısalttığını ve sistemin bu özelliğiyle adeta kas gibi çalışan bir mekanizmaya benzediğini söylüyor. Cihaz bu nedenle çok kuvvetli bir itme ve çekme gücüne sahip. Bu cihazlar sulama alanları ve seralara da kurulabiliyor.



Stanford, California'daki Carnegie Bilim Enstitüsü'nden Ken Caldeira ise, bu yöntemin enerjiyi yakalamak için pratik bir yol olup olmadığını sorguladığını ve buharlaşma enerjisini verimli bir şekilde elektrik enerjisine dönüştürmenin mümkün olduğundan şüphe duyduğunu dile getiriyor.

Güneş panellerinin göller ve depolan su havuzları yüzeylerinde kullanımının artması sebebiyle bu yeni teknolojinin güneş panelleri ile rekabete gireceği düşünülebilir. Şahin, buharlaşma cihazlarının güneş panellerine kıyasla daha kolay kullanılıp atılabilen bir materyalden yapılabileceğini söylüyor. Bu teknolojinin yaygınlaşması halinde atmosfere ulaşan buharlaşan su miktarının azalması sebebiyle iklimin etkilenebileceği endişeler arasında. Şahin ve ekibi, iklimsel bir etkinin ancak sistemin toplamda 250.000 km2’lik bir alanda kurulması ile ortaya çıkabileceğini söylüyor. Endişelere rağmen Özgür Şahin ve ekibinin yenilenebilir enerji alanında heyecan verici bir yeniliğe imza attıkları kolaylıkla söylenilebilir.

PAYLAŞ: