Menu EN

S360MAG

2 November

“Blok Zinciri” kuruluşları nasıl değiştirebilir?

Geçtiğimiz yüzyıl boyunca akademisyenler ve iş dünyasının liderleri modern işletme pratiklerini şekillendirdiler. Temel teori, kaide ve davranışlar, yöneticilerin büyük ölçüde dikey örgütlenmiş, hiyerarşik kurumlar oluşturmasının önünü açtı. Bununla beraber, “Bitcoin” gibi dijital para birimlerinin altında yatan bazı teknolojilerin, yaygın kullanılan adıyla “blockchain” (blok zinciri), şirketleri derinden etkileyebileceği söyleniyor.

Bu etkiler, firmaların nasıl fonlanıp yönetildiğinden nasıl değer yarattığına, pazarlama ve muhasebe gibi temel işletme fonksiyonlarının nasıl işlediğine kadar değişkenlik gösterebilir. Bazı durumlarda yazılımlar kimi işletme fonksiyonlarının tamamen ortadan kalkmasına yol açabilir.

Kuruluş içi ve kuruluşlar arasındaki veri transferini muazzam ölçüde geliştirse de internetin iş yapış biçimi üzerindeki etkisinin daha kısıtlı olduğu söylenilebilir. Bunun başlıca sebebi, internetin tasarlanma sebebinin kişiler arasında “değer” değil bilgi transferi olması. Örneğin, bir e-posta’nın ekinde dosya gönderirken, belgenin aslını değil, bir kopyasını göndeririz. Herkes belgenin bir kopyasını edinip değiştirebilir. Birçok durumda belgenin bir kopyasını paylaşmak hem yasaldır hem de avantajlıdır.

Buna karşın, bir işlemi hızlandırmak istediğimizde parayı direkt olarak e-posta yoluyla göndermek gibi bir seçeneğimiz bulunmuyor. Bunun gerekçesi sadece parayı kopyalamanın yasadışı olması değil; aynı zamanda gönderen tarafın kendisini tanıttığı kişi olduğundan %100 emin olma şansımızın olmamasıdır. Bu nedenle, güvenliliği korumak ve dürüstlüğün devamlılığı için aracı kurumlara başvuruyoruz. Bankalar, hükümetler ve bazı durumlarda büyük teknoloji firmaları kimlik teyidi yapıp kayıt tutuyorlar, böylece para transferini güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. 

Aracıların bu konuda sağladığı hizmetlerde, bazı dikkate değer istisnalar da bulunuyor. Hacklenmeye veya dolandırıcılığa açık olabilecek sağlayıcılar kullanmaları bunların arasında yer alıyor. Bir başkasıysa aracıların işlem gerçekleştirirken çoğu zaman ücret talep etmeleri. Aynı zamanda, tüketici davranışını izleyerek veri biriktirebiliyor ya da bir banka hesabı için uygun olmayan yüz milyonlarca kişiyi dışarıda bırakabiliyorlar. Bazen de 2008’de gerçekleşen küresel krizde tanık olduğumuz gibi korkunç hatalar yapabiliyorlar.

Bu noktada devreye giren blok zinciri teknolojisi, bir işleme taraf olanların, geleneksel aracılara gereksinim duymadan bir değeri saklayıp değiş tokuş edebilmesini sağlıyor. Örneğin Bitcoin, tamamen elektronik olarak oluşturuluyor ve tutuluyor. Bitcoin, diğer para birimleri gibi basılmıyor.




Peki “kripto para”nın en bilinen örneği olan Bitcoin, yedi maddede nasıl açıklanabilir?

1.    Belli bir merkezden yönetilmez

Bitcoin ağı tek bir merkezi otorite tarafından yönetilmiyor; Bitcoin madenciliği yapan ve hareketleri işleyen her bir makine ağın bir bölümünü oluşturuyor ve bu makineler birlikte çalışıyor. Ağın bir kısmı çevrimdışı olsa dahi Bitcoin akışı devam ediyor.

2.    Hesap açmaya gerek yok

Bankalar müşterilerini hesap açma işlemi için bir dizi bürokrasiye tabi tutarken Bitcoin adresi almak oldukça kısa süren bir işlem.

3.    Anonim olarak kullanılır

Kullanıcılar birden fazla Bitcoin adresine sahip olabilir ve adlara, adreslere veya kişisel olarak tanımlayıcı diğer bilgilere bağlı değildir.

4.    Tamamen transparan bir sistem

Kamuoyuna açık bir Bitcoin adresinde ne kadar para tutulduğunu herkes görebilir, sadece o paranın kime ait olduğunu bilmek mümkün değildir.

5.    Düşük transfer ücretleri
Bitcoin transfer ücretleri banka transfer ücretlerine kıyasla düşüktür.
6.    Hızlı para transferi
Bitcoin ağı ödemeyi işlemeye başladığı an dünyanın her yerine dakikalar içinde para gönderilebilir.
7.    İşlem geri alınamaz

Bir adrese Bitcoin gönderimi yapıldığında, alıcı iade etmediği sürece Bitcoin’lerin geri alınması mümkün değildir.

PAYLAŞ: