Menu

WE TALK

13 September

İklim değişikliği mali kriz yaratabilir

Lehman Brothers'ın çöküşünün küresel mali krizi başlatmasının üzerinden on yıl geçmiş olmasına rağmen, Uluslararası Para Fonu (IMF) başkanı Christine Lagarde, finansal sistemin hala yeterince güvenli olmadığını, on yıl önce yatırım bankasının başında kadınların olması durumunda, krizin önlenmiş olabileceğini söyledi. Lagarde’a göre, finans sektöründe daha fazla kadın lidere sahip olmak daha fazla sağduyuya olanak sağlarken krizi tetikleyebilecek ani ve yanlış kararları azaltıyor. Küresel mali krizi işaret eden uyarıların o dönemde bulunduğunu, ancak çoğu iktisatçı tarafından gözden kaçırıldığını söyledi. Ekonomistler grup düşüncesi (groupthink) nedeniyle yaklaşan krizi tahmin etmede başarısız olmuşlardı.

Sıradan insanlar kriz sonucu ağır bedeller ödemişti . Bu nedenle küreselleşmeye karşı artan tepkilerin yanı sıra hükümete ve ilgili kuruluşlara duyulan güven azaldı.. Lagarde’a göre, böyle bir krizin tekrar yaşanmasını önlenmek adına finans sektöründe daha fazla kadın liderin yer alması gerekiyor. Çeşitliliğin düşünmeyi her zaman geliştirdiğini ve grup düşüncesi etkisini azalttığını söyleyen Lagarde, bunun beraberinde, daha fazla sağduyu getireceğini ekledi. Lagarde, küresel finansal sistemi iyileştirmek için birçok değişikliğin uygulandığını, ancak kültür, değerler ve etik kilit alanlarında halen pek birşeyin değişmediğini belirtti. Finans sektörünün halen kısa vadeli karları uzun dönemli sağduyuya tercih ettiğini söyleyen Lagarde, sektör kurumlarının iyi bir düzenleme ve denetlemeye tabi olması gerektiğini ekledi. Lagarde’a göre buradaki büyük tehdit ise endüstrinin politikacılara kriz sonrası finansal düzenlemeleri azaltmaları için büyük baskı yapmaları. Siyasi ekonomi ortamında, uluslararası iş birliğine karşı azalan ilgiye değinen Lagarde, günümüzde, mali düzenlemelerinin azaltılması, aşırı eşitsizlik ile içe dönük politikalar ve artan küresel dengesizliklerle karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Bir sonraki ekonomik krizin 2008 krizi gibi denetlenmeyen finansal spekülatif unsurlardan değil, çevresel nedenlerden dolayı gerçekleşeceği öngörülüyor. Bu nedenle kriz sonrası ilkesi, gezegenin sürdürülebilirliğinin tehlikeye düştüğü bir yüzyılda, “pazarlar ahlak olmadan hayatta kalamazlar”, olmalı. Sosyal amacın pazarda önemli bir yeri var: Pazarı koruyan bir şey olarak değil, karar verme sürecinde onu etkileyen bir etmen olarak. Finans onsuz ayakta kalamaz.

Bu gidişatla, gezegen, doğanın finansal karla karşı karşıya geldiği sonsuz bir maliyet-fayda analizinden kurtulamaz. Değişim olmazsa, doğa her zaman kaybedecek, sonuç olarak insanlık kaybedecek. Paris İklim Anlaşması şartlarında bile, iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için, bilinen kömür rezervlerinin %80'i, petrolün üçte biri ve gazın yarısının kullanılmaması gerekiyor.

İklim değişikliği, politik sistemden sosyal uyumsuzluğa, finansal sistemin etkileyebileceği birçok alanı etkiliyor. Bu etkinin yarattığı problemlerin çözümü de sadece tüm finansal çabaların, insanlığın geleceği ile ilişkilendirilerek yeniden yapılandırılmasıdır. Finansal kar, bir başka yüzyılın sorunlarının cevabıydı; bunu 2008'den öğrenemezsek, 2028 dersleri çok daha zor olacak.

SHARE: