Menu

20 May

Birleşmiş Milletler: Gıda Güvensizliği Rekor Seviyeye Ulaşıyor

Bu yazıyı 2 dakikada okuyabilirsiniz

Birleşmiş Milletler (BM), son 5 yılda gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalan insanların sayısı iki katından fazla arttığını belirterek, Rusya-Ukrayna savaşının ve sürekli artan küresel sıcaklıkların gıda sorununu önümüzdeki yıllarda daha da kötüleştirebileceğine karşı uyarıyor.
 
4 Mayıs’ta yayınlanan 2022 Küresel Gıda Krizleri Raporu, "kriz" düzeyinde veya daha kötü bir gıda güvensizliği yaşan insan sayısının 2020'de 154 milyon iken, 2021’de 193 milyona yükseldiğini gösteriyor.
 
Bu alan, geçim kaynaklarını kaybetme, açlık ve ölümle karşı karşıya kalma riski içeren grupları tanımlıyor. Ayrıca, Orta Doğu ve Afrika’yı içeren büyük bir bölgeyi ve 53 ülkeyi kapsıyor. “Büyük gıda krizleri yaşayan" 35 ülke ve bölge arasında Etiyopya, Madagaskar, Yemen, Afganistan, Kamerun, Çad, Haiti, Kenya, Madagaskar, Malavi, Namibya, Pakistan, Filistin ve Zimbabve yer alıyor.
 
Rapor, gıda güvensizliğinin ana sebebinin çatışma olduğu sonucuna varıyor. 2020'de çatışmalar nedeniyle 99 milyon insan 'kriz' düzeyinde veya daha kötü gıda güvensizliği yaşıyor olarak sınıflandırıldı ve bu sayı 2021'in sonunda 139 milyona yükseldi. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın bitmemesi durumunda, bu sayının 2022'de yeniden önemli ölçüde artması bekleniyor. Ukrayna ve Rusya birlikte dünya buğday ihracatının dörtte birinden fazlasını ve küresel ayçiçek yağı ihracatının %80'inden fazlasını oluşturmakta. Savaş, Ukrayna'nın limanlarına ve tarımsal altyapısına zarar verdi ve bu durumun, ülkenin tarımsal üretimini yıllarca sınırlaması muhtemel görünüyor. Dolayısıyla, iki ülke arasında yaşanan savaşın etkileri katlanarak dünyanın birçok yerindeki gıda krizini tetikliyor.
 
Rapor, gıda güvensizliğinin ikinci en büyük sebebinin ekonomik şoklar olduğu sonucuna varıyor. Ekonomik şoklar, 2020'de 40 milyon insanın gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu ve 2021'de 30 milyona düşse de hala küresel ölçekte büyük bir problem olarak kalmaya devam ediyor.
 
İklim krizinin yol açtığı aşırı hava koşulları, raporda gıda güvensizliğinin üçüncü en büyük sebebi olarak tanımlanıyor. Aşırı hava koşullarına bağlı gıda güvensizliği vakaları, 2020'de 15,7 milyon kişiden 2021'de 23 milyona yükseldi. 2021 yazı, küresel olarak benzeri görülmemiş aşırı hava olaylarının yaşandığı bir yıldı. Kuzey Yarımküre'deki her bölge, sezon boyunca rekor sıcaklıklar yaşadı.
 
Rapor, üç ana faktörün “birbirini beslediğini” ve “altta yatan nedenlerin yoksulluk ve sosyal eşitsizlik” olduğunu vurguluyor. Rapor, BM’in, Avrupa Birliği’nin (AB) ve dünya çapındaki bir dizi devlet kurumu ve STK'dan oluşan Gıda Krizlerine Karşı Küresel Ağ'nın imzasını taşıyor.
 
Raporu işaret eden ortak bir bildiride şunlar yazıyor: “Marjinalleşme, nüfus artışı, kırılgan gıda sistemleri ve yapısal kırsal yoksulluk da dahil olmak üzere gıda krizlerinin temel nedenlerini çözüm odaklı bir şekilde ele almak için önleme, öngörme ve daha iyi hedeflemeye yönelik entegre yaklaşımlar gerekli.”
 
Geçen ay BM, gıda güvenliği konusunda bazı sert uyarılar da içeren ikinci Küresel Arazi Bakış’ını yayınladı. Belge, insanların küresel olarak tüm arazilerin %70'ini değiştirdiğini ve dünya genelindeki arazilerin %40'ının artık bozulmuş olarak sınıflandırıldığını ortaya koydu. Hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, belgeye göre Latin Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya, Avrupa ve Kuzey Amerika’ya göre bu durumdan daha şiddetli etkileniyor.
 
Rapor, araziyi geniş ölçekte korumak ve eski haline getirmek için önlem alınmadığı takdirde, 2050 yılına kadar küresel GSYİH'nın yarısının - 44 trilyon dolar - risk altında olacağı konusunda uyarıyor.
 

SHARE: